uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Uçurumdan düştük ama iyileştik.سقطنا في الهاوية ولكننا عاودنا الصعود.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.実は20世紀の後半というのは
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.( 39 : 31 ) Nó ở trong bàn_thạch , đậu trên chót_vót hòn đá , Tại trên đỉnh núi không ai leo lên được .
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.(39:31) Nó ở trong bàn thạch, đậu trên chót vót hòn đá, Tại trên đỉnh núi không ai leo lên được.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Abita le rocce e passa la notte sui denti di rupe o sui picchi
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.A trombitaszóra nyerítéssel felel; messzirõl megneszeli az ütközetet, a vezérek lármáját és a csatazajt.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Di puncak gunung batu ia membangun rumahnya; ujung batu-batu yang runcing menjadi bentengnya
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.El locuieşte în stînci, acolo îşi are locuinţa, pe vîrful zimţat al stîncilor şi pe vîrful munţilor.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.En las peñas habita y pernocta en la cumbre de la peña, en lugar inaccesible
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.et Stød i Hornet, straks siger den: Huj! Den vejrer Kamp i det fjerne, Kampskrig og Førernes Råb.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.För var basunstöt frustar han: Huj! Ännu i fjärran vädrar han striden, anförarnas rop och larmet av härskrin.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Hver gang luren lyder, sier den: Hui! Og langt borte værer den striden, høvedsmenns tordenrøst og hærskrik.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.In den Felsen wohnt er und bleibt auf den Zacken der Felsen und auf Berghöhen.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.그것이 낭떠러지에 집을 지으며 뾰족한 바위 끝이나 험준한데 거하며
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Mora nas penhas e ali tem a sua pousada, no cume das penhas, no lugar seguro.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Na opoce mieszka, i bawi się na ostrej skale, jako na zamku.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Na skále přebývá, přebývá na špičaté skále jako na hradě,
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Prebýva na skale a hniezdi na výčnelku skaly, a to jako na hrade.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.V skalah prebiva in gnezdi po pečinah in planinskih vrheh.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Κατοικει επι βραχου και διατριβει, επι αποτομου βραχου και επι αβατων τοπων
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Живее по канарите, и там се помещава, По върховете на скалите, и по непроходимите места.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Он живет на скале и ночует на зубце утесов и на местах неприступных;
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.סלע ישכן ויתלנן על שן סלע ומצודה׃
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.يسكن الصخر ويبيت على سن الصخر والمعقل.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.他 住 在 山 巖 、 以 山 峰 和 堅 固 之 所 為 家
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.他 住在 山巖 、 以 山峰 和 堅固 之所為家
Uçurun kellesini.Cắt đầu của hắn.
Uçurun kellesini.Cortadle el pescuezo.
Uçurun kellesini.Coupez-lui la tête.
Uçurun kellesini.Îl decapitaţi.
Uçurun kellesini.Kap zijn hoofd er dan maar af.
Uçurun kellesini.Odrežita mu glavo.
Uçurun kellesini.Penggal kepalanya.
Uçurun kellesini.To zetnijcie mu głowę.
Uçurun kellesini.Uřízněte mu hlavu.
Uçurun kellesini.Отрежете му главата.
Uçurun kellesini..כרתו את ראשו
Ülkem bu kuralları 70'lerde, 80'lerde ve 90'larda ihlal etti ve neredeyse uçurumdan yuvarlandık.Mi país las rompió en las décadas de los años 70, 80 y 90, y casi caemos por el precipicio.
Uzun zamandýr yazmadý, etmedi ama kuţlar uçurdu. Biliyorsun, kulađým deliktir.?So you're going tomorrow .Early in the morning
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.A lét feneketlen sötétjébe nézve fényre leltek.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Au privit în abisul întunecat al existenței și au găsit lumina de la capătul tunelului.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.De har skabt en menneskelig kontakt set ind i den mørkeste eksistens af livet og fundet lys!
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Kikar in den mörka avgrunden av existens och hitta ljus.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Mengintip ke dalam jurang eksistensi yang gelap dan menemukan sebuah cahaya.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Olhando para o abismo escuro da existência e encontrando a luz.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Scrutando nel buio abisso dell'esistenza e incontrando la luce.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Scrutant la sombre abîme de l'existence, ils ont su trouver la lumière.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Tähyilleet pimeään olemassaolon kuiluun ja löytäneet valon.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Wpatrując się w ciemną otchłań egzystencji odnaleźli światło.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Ze hebben de menselijke connectie gemaakt In het duistere bestaan van het leven vinden we het licht
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Вглядываясь в темную бездну существования и ища свет.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.共感、理解、そして友情の光
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.Et nous le ferons voler, j'espère, avec le même succès que nous avons eu la nuit dernière en phase de test.
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.수신기 등도 포함해서요. 비행기를 날릴건데, 어젯밤 연습했던대로 성공했으면 좋겠네요.
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.Mam nadzieję, że uda nam się je uruchomić z takim samym sukcesem jak lataliśmy ostatniej nocy w czasie testów.
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.Şi o să îl pilotăm, sperăm noi, cu acelaşi succes pe care l-am avut şi noaptea trecută când i-am făcut proba.
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.We hopen het te laten vliegen met evenveel succes als gisteren bij de voorbereiding.
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.Y lo volaremos, esperamos, con el mismo éxito que hemos tenido anoche cuando hicimos la práctica.
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.И ще го управляваме, надяваме се, със същия успех, който имахме снощи, когато направихме репетицията.
Ve aynı geçen gece denediğimiz zamankiyle aynı başarıyla uçurabileceğimizi umut ediyorum.Мы запустим его, мы надеемся, с таким же успехом, как вчера вечером, когда мы делали пробный запуск.
İlgili Sayfalar