uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.היבשות החלו להיפרד, ובקעים עצומים נפערו בקרום של כדור הארץ.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.عندما انفصلت القارات عن بعضها فاتحةً تصدعات ضخمة في القشرة الأرضية
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.大陸漸漸分裂 地殼中出現巨大嘅裂縫
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.水が流れ 海になった
Lyn: Müzik yaparken bir uçağı uçuran bir pilot gibi hissediyorum.Když skládám, cítím se jako pilot v kokpitu letícího letadla.
Lyn: Müzik yaparken bir uçağı uçuran bir pilot gibi hissediyorum.Когда я создаю музыку, я чувствую себя как лётчик в кабине, управляющий самолётом.
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirDie Haushaltsklippe ist eine gefährliche Zone
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Die Haushaltsklippe ist eine gefährliche Zone
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirIl precipizio fiscale e' una zona pericolosa
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Il precipizio fiscale e' una zona pericolosa
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Vực thẳm ngân sách là nơi nguy hiểm
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirVực thẳm ngân sách là nơi rất nguy hiểm
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirΟ Οικονομικός Γκρεμός είναι μία επικίνδυνη ζώνη.
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Ο Οικονομικός Γκρεμός είναι μία επικίνδυνη ζώνη.
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirالهاوية المالية منطقة خطر
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.الهاوية المالية منطقة خطر
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.저는 재정절벽에 대해서는 잘 모르지만, 지금 우리가 교육절벽 위를 걷고 있다는 사실은 압니다.
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.Nu ştiu care e pragul fiscal, dar pe cel educaţional l-am atins chiar în secunda asta.
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.אני לא יודע על הצוק הפיסקלי, אבל אני יודע שיש צוק חינוכי שאנחנו עומדים בפניו ממש ברגע זה,
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.لا أعرف عن الأزمة الماليّة، لكني أعلم أنّ هناك أزمة تعليميّة نحاول اجتيازها في الوقت الحالي،
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.我唔知有無財政危機 不過我知道有教育危機 而且哩一刻我哋正面對緊教育危機
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.教育の崖っぷちを歩いているんです もし「そんな余裕はない」なんて戯言を
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Jeder tut ihren Teil.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Je veux remercier tous les chefs des représentants et du sénat.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.우리의 적자가 되어가고있다는 공화당과 민주당의원들의 말에 동의합니다.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.La gente si ricordera' del 2011, l'ultima volta che siamo stati minacciati da questo corso d'azione.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Menurut saya kita semua kenali undang-undang ini sebagai sebuah langkah
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Nếu Quốc Hội từ chối tạo cho chính phủ Mỹ một khả năng trả những khoản này đúng hạn,
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Pero seguimos tratando de resolver este problema, paso a paso.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Spadło zaufanie konsumenta.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.شيء أخير أود الإشارة إليه.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.今夜の議論によって、富裕層からの歳入が6200億ドル増えることにより赤字削減が助長され、
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Je pense que nous devrions le faire voler encore une fois.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, acho que devíamos pô-lo a voar mais uma vez.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, cred că trebuie să îl mai vedem încă o dată zburând.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, credo che dovremmo farlo volare ancora una volta.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, creo que deberíamos hacerlo volar una vez más.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, ich glaube wir können noch eine Runde drehen.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, ik denk dat we hem nog een keer moeten laten vliegen.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markusi, myslím, že bychom to měli proletět ještě jednou.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, jag tror vi skall flyga med den en gång till.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, jeg tror vi skal prøve at flyve den igen.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, myslím, že by sme ho mali nechať letieť ešte raz.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, przelećmy nim jeszcze raz.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, saya rasa kita harus menerbangkannya sekali lagi.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, szerintem reptessük meg még egyszer.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Markus, tôi nghĩ rằng chúng ta nên cho nó bay thêm một lần nữa.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Μάρκους, νομίζω πως θα 'πρεπε να το πετάξουμε άλλη μια φορά.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Маркус, гадаю ми можемо запустити її ще раз.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Маркус, мисля, че трябва да я пуснем да лети още веднъж.
Markus, bence bir kez daha uçurtmalıyız.Маркус, я думаю нам нужно запустить её ещё раз.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi."Chúng ta cần phải đứng lên chống lại hôm nay vì<br/>hôm nay chính là lúc cần phải giải quyết nó..."
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Craigslist se vistió de luto. Las líneas telefónicas de Capitol Hill se derretían a toda marcha.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Craigslist беше затъмнен. телефонните линии на Капитол Хил прегряха.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Furono intasate le linee telefoniche del Congresso.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Les plombs du standard téléphonique du Capitole ont sauté.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Telefonene på Capitol Hill glødede.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Telefonní linky se na Capitol Hill kompletně roztavily.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Οι τηλεφωνικές γραμμές στο Καπιτώλιο κατέρευσαν.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Телефонные линии на Капитолийском холме, утончаются растаял.
İlgili Sayfalar