uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Hvor ofte blir de vel som strå for vinden, som agner stormen fører bort?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Kedy bývajú ako slama pred vetrom a jako plevy, ktoré ukradne víchor?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?"그들이 바람 앞에 검불 같이, 폭풍에 불려가는 겨같이 되는 일이 몇번이나 있었느냐"
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Olyanok lesznek, mint a pozdorja a szél elõtt, és mint a polyva, a melyet forgószél ragad el.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Ovatko he niinkuin tuulen vietävät oljet, niinkuin akanat, jotka tuulispää tempaa mukaansa?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Pernahkah mereka seperti jerami dan debu yang ditiup oleh badai dan oleh angin lalu
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?que eles sejam como a palha diante do vento, e como a pragana, que o redemoinho arrebata?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Qu`ils soient comme la paille emportée par le vent, Comme la balle enlevée par le tourbillon?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?så de bliver som Strå for Vinden, som Avner, Storm fører bort?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?să fie ca paiul luat de vînt, ca pleava luată de vîrtej?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Son como la paja ante el viento, o como el tamo que arrebata el huracán
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Stawają się jako plewa przed wiatrem, i jako perz, który wicher porywa.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Ειναι ως αχυρον εμπροσθεν του ανεμου και ως κονιορτος, τον οποιον αρπαζει ο ανεμοστροβιλος.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Они должны быть, как соломинка пред ветром и как плева, уносимая вихрем.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Те са като плява пред вятъра, И като прах от плява, който вихрушката отвява.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?יהיו כתבן לפני רוח וכמץ גנבתו סופה׃
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?او يكونون كالتبن قدام الريح وكالعاصفة التي تسرقها الزوبعة.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?他 們 何 嘗 像 風 前 的 碎 秸 、 如 暴 風 颳 去 的 糠 秕 呢
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?他 們何嘗像風 前 的 碎秸 、 如 暴 風颳 去 的 糠秕 呢
(Kahkaha) 1827'de, George Pocock adında bir adam fayton çekmek için uçurtma kullanılmasına öncülük etti(웃음) 1827년에 조지 포콕이라는 사람은 영국 시골길을 마차로 달리는 경주에서
(Kahkaha) 1827'de, George Pocock adında bir adam fayton çekmek için uçurtma kullanılmasına öncülük etti1827年に、ジョージ・ポコックという男が イギリスの田舎で、凧に二輪馬車を引かせて 馬の引く四輪馬車と競争しました
(Kahkaha) 1827'de, George Pocock adında bir adam fayton çekmek için uçurtma kullanılmasına öncülük etti(Lachen) Im Jahre 1827 verwendete ein Mann namens George Pocock
(Kahkaha) 1827'de, George Pocock adında bir adam fayton çekmek için uçurtma kullanılmasına öncülük etti(сміх) У 1827 році такий собі Джордж Покок вперше запряг ними карету у перегонах кінних екіпажів в Англії.
(Kahkaha) 1827'de, George Pocock adında bir adam fayton çekmek için uçurtma kullanılmasına öncülük etti[צחוק] בשנת 1827, אדם בשם ג'ורג' פוקוק היה חלוץ השימוש בעפיפונים למשיכת כרכרות
(Kahkaha) 1827'de, George Pocock adında bir adam fayton çekmek için uçurtma kullanılmasına öncülük etti(ضحك) في 1827 ، زميل يدعى جورج بوكوك قام بدور رائد في استخدام الطائرات الورقية لسحب العربات
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.A rák szétrobbantotta a kapcsolódástól elválasztó falamat!
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Bệnh ung thư đã nổ tung bưc tường của sự mất kết nối.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Cancern sprängde frånkopplingens mur.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Cancerul a aruncat în aer peretele separării mele.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Der Krebs sprengte die Mauer meiner Abkopplung.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.El cáncer explotó la pared de mi desconexión.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Il cancro ha disinitegrato il muro della mia dissociazione.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Kanker blies de muur op die tussen mij en mijn lichaam stond.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Kanker meledakkan dinding dari putusnya hubunganku.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.암은 제 단절의 벽을 폭파시켰습니다.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Le cancer a fait explosé le mur de ma déconnexion.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.O cancro atirou ao ar a parede da minha falta de ligação.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Rakovina prorazila zeď mé oddělenosti.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Rakovina rozvalila múr môjho odpútania.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Rak rozsadził ścianę mojego odłączenia.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Ο καρκίνος ανατίναξε τον τοίχο του διαχωρισμού μου.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Рак зруйнував стіну мого відключення.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Рак разрушил стену моего отчуждения.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.Ракът експлодира стената на моето изключване.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.הסרטן פוצץ את קיר הניתוק שלי.
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.انفجر السرطان جدار عزلتي
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.癌癥, 打通佐我封閉好耐嘅"心牆"。
Kanser benim bağlantısızlık duvarımı havaya uçurdu.破壊しました 突然 私は自分の 身体に起きている危機が
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)AQUILONE DI KAWELOConstellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)ASA DE KAWELOConstellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Cerf-volant de KaweloConstellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)COMETA DE KAWELOConstellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KAWELO' NUN UÇURTMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
İlgili Sayfalar