uçuşa ile cümle

uçuşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Uçuşa devam ediyorum..."وسوف تستمر رحلتنا إلى الفضاء".
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana-Lucía compra uma passagem no Voo 815 para voltar para Los Angeles.
Üzerinde, havada uçuşan birkaç tüy görülür.Conseguiu apenas alguns "saltos" no ar.
İkinci prototip Ocak 1989'da uçuşa başlarken, üçüncü prototip 1992 ortalarında onu takip etti.O segundo protótipo teve seu voo inicial em janeiro de 1989, enquanto o terceiro teve em meados de 1992.
Uçuşa devam ediyorum..."Continuo em voo....
Uçuşa devam ediyorum..."Ik ga door met de vlucht ..."
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.Een no-flyzone is een gebied waar een vliegverbod heerst.
Uşak Havalimanı 2011 yılından itibaren sivil uçuşa kapatılmıştır.Aantal passagiers die door de luchthaven zijn gekomen sinds het jaar 1999.
Üzerinde, havada uçuşan birkaç tüy görülür.In de lucht vliegen enkele zwaluwen.
Motorlar uçuşa neredeyse hazır durumdaydılar.De motoren waren nog steeds vooraan.
Dönüş esnasında hücum açısının düz ve yatışsız uçuşa nazaran daha fazla olması gerekir.Gdziekolwiek zwrócę lot, tam czekać będzie Gniew nieskończony, nieskończona rozpacz!
İki N1F uçuşa hazırlanıyordu ancak bu da gerçekleşmedi.Miał wystąpić też w biegu na 200 m T13, jednak nie pojawił się na starcie.
Uçuşa devam ediyorum..."Kontynuuję lot...
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.Flygförbudszon är ett territorium över vilket flygplan inte är tillåtet att flyga.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.De skiljs därefter åt och Ana köper en biljett till Los Angeles, Flight 815.
Daha sonra uçak, 135 milyon $ harcanarak 18 ay sonrasında yeniden uçuşa başladı.Det tog 18 månader att bygga om flygplanet för ändamålet och det kostade ytterligare 15 miljoner dollar.
Motorlar uçuşa neredeyse hazır durumdaydılar.Motorn var längsmonterad.
Üzerinde, havada uçuşan birkaç tüy görülür.Декілька крапель летить прямо на неї.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana Lucia si koupila lístek na Let 815, chtěla se vrátit do Los Angeles.
Uçuşa devam ediyorum..."Uděláš si tam výlet.'
Gözde Uçuşan Cisimler Gözde uçuşan cisimler neye işaret?Na jaké módní značky se můžete těšit?.
Alınan kararla yaratılan uçuşa yasak bölge de bu tarihte kaldırıldı.Expediția neautorizată pe care o face în această regiune se soldează cu dispariția sa.
P-51 Mustang uçuşa hazırlanıyor, Kuzey Carolina, Lumberton, 2005.Avionul său, un P-51 Mustang, s-a prăbușit la Franklin, Kentucky.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Charlie visszaútban Los Angelesbe a 815-ös járatra kapott jegyet.
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.Lentokieltoalue on alue, jonka ilmatilassa lentokoneet eivät saa lentää.
Üzerinde, havada uçuşan birkaç tüy görülür.Vaikutelma on kuin ottaisi muutaman juoksuaskeleen ilmassa.
Bundan sonra Vega 2 uzay aracı 9 Mart'ta uçuşa geçti.Romsonden Vega 2 fulgte like etter med sin passering av kometen 9. mars.
İki N1F uçuşa hazırlanıyordu ancak bu da gerçekleşmedi.Dua N1F disiapkan untuk meluncur, tetapi batal.
Havalimanı ertesi güne kadar uçuşa kapatıldı.Hingga keesokan harinya pesawat belum dievakuasi. ^ ada
Havalimanı ertesi güne kadar uçuşa kapatıldı.Chuyến bay cuối cùng kết thúc vào tuần sau đó.
Aslında motor ve roketi Robert’in roket gücü ile olan uçuşa dayalı derslerinde kullanmak için tasarlamışlardı.彼らは当初そのロケットとエンジンを、Robertにロケット推進による飛行の原理の説明に使用するために、設計した。
İki N1F uçuşa hazırlanıyordu ancak bu da gerçekleşmedi.2機のN-1Fは当時打ち上げ準備段階だったが中止された。
İkinci prototip Ocak 1989'da uçuşa başlarken, üçüncü prototip 1992 ortalarında onu takip etti.1939年7月に原型1号機が初飛行し、1940年には2号機が完成した。
Böylece ilk bölümün bir sonraki uçuşa yeniden kullanımı sağlanmış oluyordu.後期には1段目を部分的に再使用する計画である。
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.安娜-露西亞買了一張海洋航空815航班機票前往洛杉磯。
Havalimanı ertesi güne kadar uçuşa kapatıldı.最終於事發後翌日离开机场。
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.המרחב האווירי סביב האזור כולו הוכרז כאסור לטיסה.
Kasım 2008 gibi onaylanarak uçuşa başlaması beklenmektedir.התוכנית המקורית הוגשה לאישור בנובמבר 1998.
Uçuşa devam ediyorum..."Заедно продължаваме пътуването“.
İkinci prototip Ocak 1989'da uçuşa başlarken, üçüncü prototip 1992 ortalarında onu takip etti.Вторият прототип започва полети през януари 1989, а третият – в средата на 1992.
Uçuşan nanoparçacıkları ve nanofiberleri içine çekmek fibröz gibi birçok akciğer hastalığına sebep olabilir.Вдишването на наночастици и нановлакна може да доведе до редица белодробни заболявания включително фиброза.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana Liusija nusipirko okeaninio skrydžio 815 bilietus, norėdama sugrįžti į Los Andželą.
Motorlar uçuşa neredeyse hazır durumdaydılar.Lennukil oli seiskunud üks mootoritest.
Gözde Uçuşan Cisimler Gözde uçuşan cisimler neye işaret?Millised kasutajaliidese stiilid meeldivad kasutalatele?
200 sene, sonra düşündük ki bu planımızı şekillendirmek ve hayalgücümüzün uçuşa geçmesi için mükemmel bir yer.그래서 우리는 그 200년이 우리가 계획을 세우고 우리 상상의 나래를 펼치기에
200 sene, sonra düşündük ki bu planımızı şekillendirmek ve hayalgücümüzün uçuşa geçmesi için mükemmel bir yer.200 عام لذلك فكرنا هذا هو المكان الأمثل الذي يجب علينا وضع خطتنا به
200 sene, sonra düşündük ki bu planımızı şekillendirmek ve hayalgücümüzün uçuşa geçmesi için mükemmel bir yer.Das war also der perfekte Zeitrahmen für unseren Plan und unsere Vorstellungskraft.
200 sene, sonra düşündük ki bu planımızı şekillendirmek ve hayalgücümüzün uçuşa geçmesi için mükemmel bir yer.ל-200 שנה, אז חשבנו שזה מקום מעולה בו אנחנו צריכים להציב את התוכנית שלנו
200 sene, sonra düşündük ki bu planımızı şekillendirmek ve hayalgücümüzün uçuşa geçmesi için mükemmel bir yer.計画を作る上で創造性を 自由に発揮できる理想的な 状況だと思ったのです
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.우리는 파리 없는 구역 48 이야기를 시작합니다. 그 이유는 카다피가 48시간 동안 토지를 가지지 못하기 때문입니다.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Během 48 hodin jsme vytvořili bezletovou zónu, protože Kaddáfí neměl žádná letadla během 48 hodin.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Creiamo una zona di interdizione di volo in 48 ore perché Gheddafi non poteva avere aerei entro 48 ore.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Egy repülés-tilalmi zónát állítottunk fel 48 óra alatt, mert Gaddafinak nem voltak repülőgépei 48 óra alatt.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.En 48 horas establecimos una zona de exclusión aérea porque Gaddafi no tenía aviones en 48 horas.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Estabelecemos uma zona de exclusão aérea em 48 horas porque Khadafi não tinha aviões em 48 horas.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Kita membuat zona larangan terbang dalam 48 jam karena Gaddafi tidak akan memiliki pesawat dalam 48 jam.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Vi upprättade en flygförbudzon inom 48 timmar eftersom Gaddafi inte hade några plan inom 48 timmar.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.V priebehu 48 hodín sme vytvorili bezletovú zónu, pretože Kaddáfi nemal počas 48 hodín žiadne lietadlá.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.We creëeren een no-flyzone binnen 48 uur want Gaddafi had geen vliegtuigen binnen 48 uur.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Wprowadzić strefę zakazu lotów, bo Kaddafi nie miał samolotów, w ciągu 48 godzin.
İlgili Sayfalar