uçtu ile cümle
uçtu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Og han fór på kjeruber og fløi, og han lot sig se på vindens vinger.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Und er fuhr auf dem Cherub und flog daher, und er schwebte auf den Fittichen des Windes.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.vysadol na cheruba a letel a ukázal sa na krýdlach vetra.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Και επεβη επι χερουβειμ και επεταξε, και εφανη επι πτερυγων ανεμων.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Възседна на херувими и летя, И яви се на ветрени крила.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.и воссел на Херувимов, и полетел, и понесся на крыльях ветра;
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.וירכב על כרוב ויעף וירא על כנפי רוח׃
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.ركب على كروب وطار ورئي على اجنحة الريح.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.他 坐 著 惹 韁 皎 飛 行 、 在 風 的 翅 膀 上 顯 現
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.他 坐著 惹韁皎飛行 、 在風 的 翅膀 上 顯現
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.(17:11) И воссел на Херувимов и полетел, и понесся на крыльях ветра.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.(18:11) Il était monté sur un chérubin, et il volait, Il planait sur les ailes du vent.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Abbassò i cieli e discese, fosca caligine sotto i suoi piedi
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.båret af Keruber fløj han, svæved på Vindens Vinger;
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Cabalgó sobre un querubín y voló; se remontó sobre las alas del viento
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Călărea pe un heruvim, şi sbura, venea plutind pe aripile vîntului.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Hän notkisti taivaat ja astui alas, synkkä pilvi jalkojensa alla.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Hij daalde neer uit de hemel met onder Zijn voeten de duisternis.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Ia terbang dengan mengendarai kerub; Ia melayang di atas sayap angin
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.In sedeč na kerubu, je letel in plaval na vetra perutih.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.그룹을 타고 날으심이여 바람날개로 높이 뜨셨도다
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Lehajtotta az eget és leszállt, és homály volt lábai alatt.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Montou num querubim, e voou; sim, voou sobre as asas do vento.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Naklonil nebesia a sostúpil, a mrákava bola pod jeho nohami;
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Nakłonił niebios, i zstąpił, a ciemność była pod nogami jego.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Nakloniv nebes, sstoupil, a mrákota byla pod nohami jeho.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Ngài cỡi chê - ru-bin và bay , Ngài liệng trên cánh của gió .
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Ngài cỡi chê-ru-bin và bay, Ngài liệng trên cánh của gió.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Och han sänkte himmelen och for ned, och töcken var under hans fötter.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Og han bøide himmelen og steg ned, og det var mørke under hans føtter.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Und er fuhr auf dem Cherub und flog daher; er schwebte auf den Fittichen des Windes.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Και επεβη επι χερουβειμ και επετασθη και επεταξεν επι πτερυγων ανεμων.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Възседна на херувим и летя; Летя не ветрени крила.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.וירכב על כרוב ויעף וידא על כנפי רוח׃
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.ركب على كروب وطار وهف على اجنحة الرياح.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.他 坐 著 惹 韁 皎 飛 行 . 他 藉 著 風 的 翅 膀 快 飛
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.他 坐著 惹韁皎飛行 . 他 藉著風 的 翅膀 快飛
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Après avoir vu voler un lampadaire , ma famille et moi nous sommes précipités à la cave.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Cuando vimos una farola volando, nos escondimos en el sótano.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Dopo che un lampione è volato via, la mia famiglia e io siamo corsi in cantina.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.După ce-a zburat un stâlp pe lângă noi, eu și familia am fugit în pivniță.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Jak latarnia przeleciała koło nas, pobiegliśmy do piwnicy.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.가로등이 여기저기 날아다니자, 우리 가족과 저는 지하실로 뛰어 들어갔어요.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Miután egy lámpaoszlop repült el mellettünk, a családom és én a pincébe rohantunk.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Nachdem eine Straßenlaterne an uns vorbeiflog, rannten meine Familie und ich in den Keller.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Nadat een lantarenpaal voorbij vloog, sprintten mijn familie en ik naar de kelder.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Quando um poste de iluminação voou, corremos todos para o porão.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Sau khi một cây cột đèn bay qua, tôi và gia đình chạy xuống hầm
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.После того, как мимо пролетел фонарный столб, моя семья и я побежали в подвал.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.אחרי שפנס-רחוב עף לתוך הבית, משפחתי ואני ברחנו למרתף,
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.بعد ان طار عمود انارة الطريق، انطلقت انا و عائلتي متجهين نحو الدور السفلي.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.倒木が家にあたり 窓が破壊されました
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Am zburat deasupra zonei, am făcut poze, am trimis oameni, am pozat interioare, zone distruse.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Berepültük a területet. Rögzítettük a képeket. Embereket küldtünk oda.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Chúng tôi bay trên khu vực, chụp ảnh nó, gửi người tới đó, chụp ảnh vùng bên trong, vùng bị thảm họa.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.그 지역을 날아다니면서, 이미지를 만들어, 사람들에게 보내고, 재난 지역의 내부
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Πετάξαμε στην περιοχή. Την απεικονίσαμε. Στείλαμε κόσμο.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Летяхме из района, заснемахме го, изпращахме хора там, снимахме интериори, бедстващи райони.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Ми відзняли всю територію з повітря, відіслали людей зробити зйомки внутрішніх зруйнованих районів.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Мы отсняли всю территорию с воздуха, послали людей сделать съёмки внутренних, поврежденных районов.
İlgili Sayfalar