uçtu ile cümle
uçtu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eylül 1911'de ABD'yi ziyaret edip Henry Farman type III çift kanatlı uçakla uçtu.בספטמבר 1911 ביקרה דוטריו בארצות הברית עם מטוסה הדו-כנפי בעיצובו של אנרי פרמן, מודל III.
Doğru cevap üçtür.3 הוא מספר משולשי.
Menapoza girdiğini düşünüp strese girdi ama öyle olmadığını ve hamile olduğunu öğrenince havalara uçtu.הם בודקים אם היא נאנסה, אבל מתברר שלא ומתגלה שהיא בהיריון.
Gemini VIII, Apollo 9, and Apollo 15. ile uçtu.היה טייס גיבוי של ג'מיני 10 ואפולו 9.
Albina daha sonraları iki kez yüksek rakımlı test roketlerinde uçtu.אלבינה טסה פעמיים על טיל ניסוי לגובה רב ומושקה שימש לבחינת מכשור התמיכה בחיים.
Bazen sürü hâlinde uçtukları da görülür.אריזות כאלו ניתנות לעיתים גם בארוחת בוקר בטיסות.
Grup, Berlin'den üç günde Fliegerstaffel des Führers uçaklarıyla farklı uçuşlarla uçtular.Групата заминава от Берлин с различни самолетни полети през следващите три дни.
Taktik Savaş Filosu'nda CF-18 Hornets ile uçtu.Лети на изтребител F-18 Хорнет.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.1852 г. – Проведен е първият полет с дирижабъл от французина Анри Жифар.
Yörüngede Canadarm'ı (Kanada yapımı robot kolu) çalıştırmak için ilk Kanadalı olarak uçtu.Той е първият канадец, управлявал механичната „ръка“ Canadarm в орбита.
Alçaktan uçtuğu için doğan avcılar tarafından, tavşan ve keklik avında kullanılır.Koristi se za lov primjerice zečeva i ptica.
Gemini VIII, Apollo 9, and Apollo 15. ile uçtu.Lovell je zapovijedao Geminijem 12 and Apollom 13.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.V roku 1970 pristál na letisku prvýkrát Boeing 747 z New Yorku.
1938 yılında ilk kez uçtu.Prvýkrát vzlietlo v roku 1938.
"Uçtu uçtu, stat uçtu"."Keď krajina sa triasla, že sochy padali".
546 saat uçtu.Let trval 425 hodín.
Gemini VIII, Apollo 9, and Apollo 15. ile uçtu.Bol zaradený do podpornej posádky lodí Apollo 9, Apollo 10 a Apollo 13.
"Sertab 'turuncu' bulutlara uçtu".Poletela je naravnost k sladkemu oblačku.
1938 yılında ilk kez uçtu.Prvič je poletel leta 1968.
Doğru cevap üçtür.Kita galimybė yra 3.
Kimseye bir şey olmasa da Big Smoke'un arabası havaya uçtu.Tokį turėjo Big Smoke iki pirmos misijos, kai automobilį susprogdino Ballas.
Hanna Reitsch ölümüne kadar uçtu.Rama Ratčatiratui buvo leista ramiai gyventi iki mirties.
Anne ve babasının uçtuğu yöne doğru uçmaya başlar.Kai pasiruošė skrydžiui, tėvas ir sūnus išskrido.
1942 yılında Saratov'da ilk kez bir savaş uçağı ile Saratov semalarında uçtu.1941 m., prasidėjus karui kartu su konservatorija pasitraukė į Saratovą.
1938 yılında ilk kez uçtu.1938 m. išleistas pirmą kartą.
Yaklaşık 100 metre uzaklıkta, meşe kaplı bir yamaç, Lituanica'nın uçtuğu tarlalara iniyorrdu.Maždaug už 100 metrų ąžuolais apaugusi skardžio nuokalnė leidžiasi į laukus, kurių link skrido „Lituanica“.
Gemini VIII, Apollo 9, and Apollo 15. ile uçtu.McDivitt lendas missioonidel Gemini 4 ja Apollo 9.
Grup, Berlin'den üç günde Fliegerstaffel des Führers uçaklarıyla farklı uçuşlarla uçtular.Kõigil kolmel juhul peaks Witek erinevatel põhjustel lennukiga Pariisi sõitma.
2008 yılında bu araçla Alplerin üzerinden uçtu.2015. aastal ronis ta Alpides.
2006 senesinde havalimanından 2 milyon yolcu uçtuğu düşünülmektedir.Lennujaama läbis 2016. aastal 2 miljonit reisijat.
1938 yılında ilk kez uçtu.1931. aastal külastas ta esimest korda Euroopat.
1970'lerde, ülkenin doğu kıyısından, batı kıyısına doğru uçtum.V 70. letech jsem letěl nad Spojenými státy od východního nad západní pobřeží.
1970'lerde, ülkenin doğu kıyısından, batı kıyısına doğru uçtum.كنت أطير عبر البلاد من الساحل الشرقي إلى الساحل الغربي عام 1970
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30번 접으면, 두께는 6.5마일이 됩니다. 이 길이는 비행기가 날 때의 평균고도입니다.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30-krát a hrúbka dosiahne viac než 10 km, čo je zhruba výška, v ktorej lietajú lietadlá.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30-mal und wir sind bei 6,5 Meilen, etwa die Flughöhe von Flugzeugen.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30 razy da nam 10 km, czyli mniej więcej wysokość, na której latają samoloty.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30 раз — толщина достигнет 6,5 миль, [10,46 км] что приблизительно равно высоте, на которой летает самолёт.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30 פעמים, עוביו נוסק לכמעט 10.5 קילומטרים, שזה בערך הגובה הממוצע של נתיבי טיסה של מטוסים.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Com 30 vezes, a espessura atinge 10 quilómetros, que é mais ou menos a altura a que voam os aviões.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Con 40 veces, el grosor son unos 11.000 kilómetros, o la órbita media de un satélite GPS.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Sau 30 lần, độ dày đạt đến 6.5 dặm (10.5 km), tức là gần bằng độ cao trung bình của các máy bay khi đang bay.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Четиридесет пъти, дебелината е близо 7000 мили (11 км.), или средната орбита на GPS сателит.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.وبعدد 30 مرة ستصل السماكة الى 6.5 ميل أي تقريباً الارتفاع المتوسط التي تحلق عليه الطائرات
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.飛行機の平均高度と 同じくらいになります 40回で厚さは ほぼ 11,000 km
6 Ağustos 1945'te Enola Gay adındaki bir B-29 Japonya üzerinde uçtu ve bir Norden vizörü kullanarakOp 6 augustus 1945 vloog een B-29 bommenwerper, de Enola Gay, over Japan.
Ama adaların üzerinden uçtuğumuz o gün...Ale v ten den jsem letěl nízko nad ostrovy -- byl to rodinný výlet do Karibiku,
Ama adaların üzerinden uçtuğumuz o gün...Die dag vloog ik laag over de eilanden -- het was een familieuitstap naar het Caraïbisch gebied.
Ama adaların üzerinden uçtuğumuz o gün...하지만 그 날 저는 섬들 위로 낮게 날았습니다.
Ama adaların üzerinden uçtuğumuz o gün...Pewnego dnia leciałem nad wyspami - to była rodzinna wycieczka na Karaiby,
Ama adaların üzerinden uçtuğumuz o gün...אבל ביום ההוא טסתי נמוך מעל האיים --
Ama adaların üzerinden uçtuğumuz o gün...ولكن في يوم ما .. حلقت على ارتفاع منخفض فوق عدة جزر
Ama adaların üzerinden uçtuğumuz o gün...小さな飛行機で島々の上空を飛んだ日−
Ama bunu sadece uçurmadık. Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Nous n'avons pas que volé avec, nous étions à 100 mètres au-dessus de la canopée pour mesurer cette molécule.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Bọn trẻ ghi lại các dữ liệu nơi mà bầy ong bay.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Hier sehen wir einige Schüler bei der Beobachtung. Sie dokumentieren, wohin die Bienen fliegen.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Hier zijn enkele leerlingen ermee bezig. Ze registreren waar de bijen naartoe vliegen.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Inilah beberapa murid yang sedang melakukan pengamatan. Mereka mencatat data ke mana lebah-lebah itu terbang.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Înregistrează informaţiile despre cum zboară albinele.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.다음 단계는 관찰이었어요. 여기 관찰을 하고 있는 학생들이 있죠. 이 학생들은 어디서 꿀벌이 나르는지에 대한 자료를 기록하고 있습니다.
İlgili Sayfalar