uçtu ile cümle

uçtu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dehşet çöktü üzerime, Onurum rüzgara kapılmış gibi uçtu, Mutluluğum bulut gibi geçip gitti.انقلبت عليّ اهوال. طردت كالريح نعمتي فعبرت كالسحاب سعادتي
Dehşet çöktü üzerime, Onurum rüzgara kapılmış gibi uçtu, Mutluluğum bulut gibi geçip gitti.驚 恐 臨 到 我 、 驅 逐 我 的 尊 榮 如 風 . 我 的 福 祿 如 雲 過 去
Dehşet çöktü üzerime, Onurum rüzgara kapılmış gibi uçtu, Mutluluğum bulut gibi geçip gitti.驚恐臨 到 我 、 驅逐 我 的 尊榮 如風 . 我 的 福祿如雲 過去
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Det halve hovedkvarter ... ... er sprængt i luften.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Kenraali, puolet Centralin komentokeskuksesta on räjäytetty.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Metade do Centro de Comando de Central... foi rebentada.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Połowa gmachu dowództwa Central wyleciała w powietrze.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Señora, la mitad del cuartel general de Central... ...ha sido destruido.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Signore, metà del Quartier Generale di Central City... ...è saltato in aria.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Sir... Halva högkvarteret... ...har sprängts i luften.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Κύριε, το μισό Αρχηγείο του Σέντραλ έχει ανατιναχτεί.
Efendim, Central Komuta Merkezi'nin yarısı... havaya uçtu.Половина командного центра Централа... была снесена.
Eğer devam ettirirsem, Voyager-1'in böyle uçtuğunu görebilirsiniz.Dacă îl las să ruleze îl vedeți pe Voyager 1 zburând pe traiectorie.
Eğer devam ettirirsem, Voyager-1'in böyle uçtuğunu görebilirsiniz.Dus als ik dit gewoon loslaat, kunnen jullie Voyager 1 zo omhoog zien vliegen.
Eğer devam ettirirsem, Voyager-1'in böyle uçtuğunu görebilirsiniz.Jeśli to puszczę, widać tor lotu Voyagera.
Eğer devam ettirirsem, Voyager-1'in böyle uçtuğunu görebilirsiniz.Так что если я позволю ему продолжить полёт, вы увидите, как Вояджер 1 летит вверх.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.A my s tím létáme nebo to aspoň zkoušíme.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.De repülünk, vagy legalábbis megpróbáljuk.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.E fazemo-lo voar ou tentamos que ele voe.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.E lo stiamo facendo, ci stiamo provando.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.Et on le fait voler, ou on essaie.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.우리는 이미 그런 비행기를 날리고 있거나, 또는 날릴려고 하죠.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.Latamy nim a w każdym razie próbujemy.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.Maar we doen het of proberen het toch.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.Şi zburăm, sau încercăm.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.Und wir fliegen es, oder versuchen es.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.Y lo hacemos, o intentamos.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.И ние летим със самолет, или се опитваме да го правим.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.Но мы всё же летим, или пытаемся.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.ואנחנו מטיסים את זה, או מנסים.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.ونحن بصدد التحليق خلاله، أو بالأحرى نحاول القيام بذلك.
Evet onunla uçtuk ya da en azından denedik.やろうとしているのです DARPAの極超音速試作機は これまでに作られた
Fakat ellerim titriyordu, uçakların nasıl uçtuğunu öğrenmek istiyordum.Mais j'étais poussé par l'angoisse, je voulais savoir comment les avions volent.
Fakat ellerim titriyordu, uçakların nasıl uçtuğunu öğrenmek istiyordum.Имах голям интерес да разбера как летят самолетите.
Fakat ellerim titriyordu, uçakların nasıl uçtuğunu öğrenmek istiyordum.本を読みだすと、「五月の晴れた日に、
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Chúng đã được sử dụng trong quá khứ nhưng không có khả năng dự trữ như là pin.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.De har flygit i det förflutna, men utan möjlighet att lagra energi, utan batterier.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Hanno volato nel passato, ma senza capacità di risparmio, senza batterie.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Han volado en el pasado, pero sin capacidad de ahorro, sin baterías.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Ils ont volé dans le passé mais sans ressources de stockage, sans batteries.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Já voaram no passado, mas sem capacidade de armazenamento, sem baterias.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.과거에도 용량을 줄이지 않은 채 배터리 없이 비행한 사실이 있습니다.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Latały w przeszłości, ale bez niezbędnej oszczędności, bez akumulacji energii.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Létala v minulosti, ale nedisponovala úložným zařízením, neměla baterie.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Lietali už v minulosti, ale bez schopnosti udržať energiu, bez batérií.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Már repültek ilyenek régebben is, de energiatároló képesség nélkül, akkumulátorok nélkül.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.S-au mai ridicat în aer în trecut, dar fără capacitate de stocare, fără baterii.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Sie sind schon in der Vergangenheit geflogen, aber ohne Speicherkapazität, ohne Batterien.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Ze hebben in het verleden al gevlogen, maar zonder opslagmogelijkheid, zonder accu's.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Летели са в миналото, но без възможности за спестяване, без батерии.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.Они уже летали, но без возможности сохранения энергии, без батарей.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.הם טסו בעבר, אבל ללא יכולת שימור אנרגיה, ללא סוללות.
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.فقد طارت عدة منها في الماضي ولكن بدون قدرة على تخزين الطاقة - بدون بطاريات -
Geçmişte uçtular ama, bataryalar, muhafaza kapasiteleri olmadan.蓄電装置 バッテリがありませんでした つまりそれは 再生可能エネルギーの
Geriye çekildik, ve ateşledik. ve oraya uçtular -- kontraplağı kağıtmış gibi delip geçtiler.Felálltunk, meggyújtottuk a cuccot, és kilövelltek -- úgy átszelték a furnért, mintha csak papír lenne.
Geriye çekildik, ve ateşledik. ve oraya uçtular -- kontraplağı kağıtmış gibi delip geçtiler. Garajın içinden.Chúng tôi lùi lại, châm lửa rồi chúng bay ra khỏi đó, xuyên qua mấy ván gỗ như thể nó là giấy xuyên cả gara
Geriye çekildik, ve ateşledik. ve oraya uçtular -- kontraplağı kağıtmış gibi delip geçtiler.우린 물러서서, 파이프에 불을 붙였어요. 그러자 볼 베어링은 마치 합판이 종이인양 뚫고 날라갔죠.
Geriye çekildik, ve ateşledik. ve oraya uçtular -- kontraplağı kağıtmış gibi delip geçtiler.Ne-am dat înapoi, am dat foc, şi au zburat de pe ţeavă - au trecut prin placaj ca prin hârtie.
Geriye çekildik, ve ateşledik. ve oraya uçtular -- kontraplağı kağıtmış gibi delip geçtiler.Nos apartamos, encendimos aquello, Y salieron volando y atravesaron el panel como si fuera de papel.
Geriye çekildik, ve ateşledik. ve oraya uçtular -- kontraplağı kağıtmış gibi delip geçtiler.Odsunęliśmy się, podpaliliśmy lont, i łożyska wystrzeliły - przeleciały przez sklejkę, jakby to był papier.
İlgili Sayfalar