uçarken ile cümle
uçarken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kuşlar hızla uçarken yüksek sesle cıvıltı yaparlar.The birds chirp loudly while flying rapidly.
Helikopteri göletin üzerinde uçarken görebiliriz.We could see the helicopter hovering above the pond.
Uçarken bacaklar ve ayaklar geriye doğru uzanmış durumdadır.In flight, the legs and feet are held backward.
Geçiş irtifası altında uçarken bulut dışında ve yeryüzünü görür durumda olunmalıdır.Although not reaching space, the curvature of the Earth and the blackness of space can be seen.
Akşamları sürü halinde uçarken insanların gözüne girerler.They can be heard howling in the night in groups.
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.One where my foot doesn't plow through your ass.
Uçarken geniş kanatları ve kısa kuyrukları ile ayırt edilebilirler.Flying birds can be distinguished by their broad wings and short tail.
Dolayısıyla bu şekilde uçarken önemli ölçüde enerji tasarruf edilir.Hence, substantial energy is saved while flying.
27 Eylül'de Jagdgruppe 9 ile uçarken kendisinin son 25. hava zaferini kazandı.On 27 September, he scored kill number 25 while flying with Jagdgruppe 9.
Uçarken, alttan bakıldığında siyah uçuş tüyleri çok belirgin olarak görülür.When flying overhead, a dark belly stripe is visible.
Fotonun tespiti fotonun havada uçarken görülememesinden dolayı fazlasıyla yıkıcı bir süreçtir.Detection of a photon is a destructive process because a photon can never be seen in flight.
Gövde tüyleri genel olarak tüm türlerde beyazdır ve uçarken kanatlarda siyah tüyler görünür.The body plumage is mainly white in all the species, with black in the flight feathers of the wings.
Uçarken diğer Nazi pilotlarıyla da savaşırlar.Pilots from other nations would eventually also fly.
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?So just as a curiosity, where did you land when you flew over the Grand Canyon?
ARES Mars üzerinde uçarken böyle gözüküyor.This is what ARES looks like as it flies over Mars.
Buraya uçarken veya araba ile gelirken ne kadar CO2 ürettiğinizi biliyor musunuz?Do you know how much CO2 you generated to drive here or fly here?
Bu, deniz kıyısı üzerinden uçarken çektiğim bir resim.This is a picture I took when I was flying along the coast.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.So you could tune into poetry as you were flying.
İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.We were worried about you. That was awesome. All right, thank you all so much.
Elimizde uçak uçarken bize İnternet üzerinden gönderilen gerçek zamanlı IR (ÇN:PM: We have real-time IR scans going out through the Internet while the plane is flying.
Goa kıyılarında uçarken, 21 yıl önce, 1988'de, Ekim 1988.He was flying off the coast of Goa, 21 years ago, 1988. October, 1988.
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken.Flying at night over the Indian Ocean 2,424 meters.
Uygulayabileceğin ikinci yol ise; haşereleri etrafta uçarken öldürmeyi denemektir.The second way you can do it is actually trying to kill the insects as they fly around.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.When we were flying over the Sahara and India it was nice holidays.
Burası Maui'deki test alanımız, gökyüzünde uçarken.This is our test site on Maui, flying across the sky.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.We are essentially burning the airfoil as we fly it.
Bu uçarken manevra yapabilen küçük bir nesne için çok pahalı bir çözüm değil mi?Isn't that a very expensive solution for a small maneuverable flying object?
Kea uçarkenKea in flight
Genellikle vadiler boyunca uçarken veya ortaya çıkan ağaçların tepesinden çıkarak görülür.Often seen flying across valleys or calling from the top of emergent trees.
Uçarken bir film şeridi gibi parıldıyor.It shimmers much like a film strip as it flies by.
Ayrıca, uçağın adanın üzerinden uçarken yaptığı inanılmaz derecede yüksek gürültüyü de belirttiler.They also noted the incredibly loud noise that the flight made when it flew over the island.
DJI Mavic Air 2 drone uçarkenDJI Mavic Air 2 drone in flight
Ak pelikanlar uçarken.Wenn Pinguine fliegen.
Uçarken çok dikkatsizdir.Im Flug ist sie sehr geschickt.
Kontrast yapan bu beyaz renkli tüyler özellikle uçarken ve yerde yapılan gösterilerde belirgin olarak görülür.Ces plumes blanches contrastantes sont particulièrement mises en valeur en vol ou au sol, lors de la parade.
Erişkinlerin kanatlarının ucunda bulunan siyah kısımlar yalnızca uçarken görünür.Les rémiges noires des ailes ne sont pas visibles lorsque les ailes sont repliées.
Tachyeres patachonicus uçabilir ama çok nadiren uçarken görülür. ^ "Tachyeres brachypterus".Le Pokédex décrit ce Pokémon comme incapable de voler mais courant très vite, comme les autruches.
Uçarken havada koşan at gibi görünür.Elle représente un cheval au galop volant dans les airs.
Kopmuş eli havada uçarken film biter. ^ "Final Destination 5".«Adiós a 'Con el culo al aire', final definitivo en Antena 3».
Ak pelikanlar uçarken.Quando volano i fenicotteri.
Doktor'un ve Clara'nın TARDIS'leri uzayda birbirlerine zıt ve çapraz şekilde uçarken bölüm sona erer.Обе ТАРДИС Доктора и Клары разминаются в космосе.
Ak pelikanlar uçarken.Пингвины улетают.
Besinlerini uçarken böcekleri yutarak alırlar.Они удерживают насекомых лапами в то время, как их расклёвывают.
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.При полёте крылья не доходят до конца хвоста.
Uçarken kanatlarını geriye doğru kıvırır.При взлете громко хлопает крыльями.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)Presente do Indicativo (ouvir — eu ouço — ouça).
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)جزء (لتجدن)/ (وإذا سمعوا)- المائدة.
Uçarkende böcekleri yakalayabilirler.يتم التلقيح بواسطة الحشرات الطائرة.
Sabah ve akşam alacakaranlıkta uçarken çıkardıkları ses sayesinde fark edilebilirler.Voa, lentamente, ao amanhecer e ao entardecer.
Uçarken uzun boyunlarını öne, uzun bacaklarını geriye doğru uzatırlar.Duw de hielen naar voren, zodat de benen verlengd worden.
Kuşlar uçarken aya göre yön bulurlar.Zie: vogel Als de maan vol is schijnt ze overal.
Leylek uçarken.Marzy o lataniu.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)Np. at høre → hørte (słyszeć) lub at kigge → kiggede (patrzeć).
Uçarken uzun boyunlarını öne, uzun bacaklarını geriye doğru uzatırlar.De rör sig med hjälp av sina långa armar framåt.
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.I flykten sticker inte benen ut bakom stjärten.
Diğer uzun boyunlu kuşların aksine balıkçılların boynu uçarken geriye doğru çekilmiş durumdadır.I motsats till andra plattfiskar simmar de med ryggen uppåt.
Kuşlar uçarken aya göre yön bulurlar.Пташенята набувають здатність до польоту в місячному віці.
Uçarken kanatlarını geriye doğru kıvırır.Разом вперед, розправивши крила.
Uçarkende böcekleri yakalayabilirler.Полює на літаючих комах.
Böcekleri saymazsak, uçarken en yüksek metabolizmaya sahip hayvanlar sinek kuşlarıdır.S výjimkou hmyzu mají kolibříci nejrychlejší metabolismus ze všech živočišných druhů.
İlgili Sayfalar