uçan ile cümle
uçan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tabi ki, bunlardan biri dünyanın etrafında uçan, Voyager.Of course, one of them is around the world Voyager.
Yakalama ipinin durumunda ise uçan avın etkisini soğurması için çok elastik olması gerekir.In the case of the capture spiral, it needs to be so stretchy to absorb the impact of flying prey.
Bunu iki elimle yaparsam, bu komik Uçan Adamı görebilirsiniz.If I do it with both hands, you can see this fun Mr. Flying Man.
Tıpkı tarlanın üzerinde uçan, aşağıda bulunan çitleri umursamayan kuş gibi, değil mi?Like the bird who flies over the field and doesn't care about the fences underneath, all right?
Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.I don't know, it's something about -
Uçan bir çeşit bir şeyin üzerinde döndüler.I think it was actually a flying thing of some kind.
Uçan savaş arabası.The flying chariot.
Yani, bu uçan bir tür hayvana ya da yaratığa benziyor sanıyorum.I mean, I think that looks like some sort of flying animal or beast.
Eğer uçan bir fincan tabağı görseydiniz bir önemi olmazdı.It wouldn't matter if you saw a flying saucer.
Bilimde- eğer elinizde uçan fincan tabağından daha az tartışmalı bir şeyiniz varsaIn science, even if you have something less controversial than a flying saucer,
"Bak bende ne var!" Tamam mı? Ben uçan fincan altlığından bir kül tablası çalardım!I like stole the ashtray off the shelf of the flying saucer!
Uçan motorsiklet.A flying motorcycle.
Ve ayrıca bu bilgisayar ekranımız etrafta uçan sivrisinekleri aslında gerçekten görebiliyor.And we have ... this computer screen can actually see the mosquitoes as they fly around.
Yani etrafta uçan bazı sivrisinekleri duyabilirsiniz de.So you may be able to hear some mosquitoes flying around.
"Ne arıyorsun, uçan daireler mi?""What are you looking for, flying saucers?"
Ve uçan kaz sürüsü üzerimize doğru geldi.And this squadron of geese come over.
Ve bunun gibi havaya uçan bir pelerin kullanmak,Pippa: And the fact that they put the cape flowing up like that
Daha sonra ise uçan araçların üstünde bir şehir yarattılar.And then what they did was they created a city above the flyovers.
Fotoğraftaki yineleme, ağacın gövdesinden çıkan bir tür dev uçan payanda.This reiteration is a huge flying buttress that comes out the tree itself.
Bu bir uçan payanda.This is a flying buttress.
- Peki ya Korkunç Uçan Eldiven ?- Clowns? - No.
Kuşlar gibi uçan makineler inşa edebilmek.Being able to build a flying machines that fly like birds
Uçan memeliye ne denir?What do you call a cow that fell in the honey pot?
Uçan memeli, meme, Hadise...Honey-Boo Bool, Michael Bubble, Honey-Buble
Ama Lu Junyi'nin Uçan Tekmeci yardımcısı var.But Lu Junyi has a sidekick
Uçan tekmeci ve Güreşçidir.Swift and the best wrestler there is
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Lord Kelvin declared that heavier-than-air flying machines were impossible.
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."It's actually, "Look at that cute hummingbird flying into my headquarters."
Uçan mikroplar değil, keni eliniz bulaştırdı.It wasn't flying microbes.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.The flying car which never got off the ground -- it was a post-war dream.
Babam bana , bir uçan araba alacağımızı anlatırdı.My old man used to tell me we were going to get a flying car.
Sineklerin uçan böcekler için harika modeller olduklarını düşünüyorum.Sineklerin uçan böcekler için harika modeller olduklarını düşünüyorum.
‹‹Ama şimdi sor hayvanlara, sana öğretsinler, Gökte uçan kuşlara sor, sana anlatsınlar,"But ask the animals, now, and they shall teach you; the birds of the sky, and they shall tell you.
O bütün canlıların gözünden uzaktır, Gökte uçan kuşlardan bile saklıdır.Seeing it is hidden from the eyes of all living, and kept close from the birds of the sky.
Yabanıl ve evcil hayvanlar, Sürüngenler, uçan kuşlar,wild animals and all livestock; small creatures and flying birds;
Baktım, insan yoktu, Gökte uçan bütün kuşlar kaçmıştı.I saw, and behold, there was no man, and all the birds of the sky had fled.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Then again I lifted up my eyes, and saw, and behold, a flying scroll.
Üstlerinde (kanatlarını) açıp yumarak uçan kuşları görmüyorlar mı?Do they not see the birds above them flying wings spread out or folded?
Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı?Do they not see the birds above them flying wings spread out or folded?
Göğün boşluğunda Allah'ın buyruğuna boyun eğerek uçan kuşlara bakmıyorlar mı?Do you not see the birds held high between the heavens and the earth?
Görmezler mi üstlerinde uçan kuşları?Do they not see the birds above them flying wings spread out or folded?
Üstlerinde, kanatlarını açıp kapayarak uçan kuşları hiç görmediler mi?Do they not see the birds above them flying wings spread out or folded?
Üstlerinde kanatlarını aça-kapata uçan kuşları (hiç) görmediler mi?Do they not see the birds above them flying wings spread out or folded?
Üstlerinde kanatlarını açıp yumarak uçan kuşları görmüyorlar mı?Do they not see the birds above them flying wings spread out or folded?
Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar.There is no animal on land, nor a bird flying with its wings, but are communities like you.
Kanatlarıyla uçan kuşlar dahil yeryüzündeki tüm yaratıklar sizin gibi birer toplum.There is no animal on land, nor a bird flying with its wings, but are communities like you.
Uçan Tost MakineleriNameFlying Toasters
Uçan Tost MakineleriFlyingToasters
Uçan NesnelerScreen saver categoryFlying Things
UÇANBALIKConstellation name (optional)VOLANS
UÇAN KORİDORConstellation name (optional)FLYING CORRIDOR
Uçan KuleFlying Tower
Jamiroquai’nin yüksekten uçan konseri Salı günü 35 bin fit yükseklikte gerçekleşti.A highflying concert by Jamiroquai took place at 35,000 feet on Tuesday.
Daha önce uçan meslektaşlarımız sağolsun, bunu aktarmayı başardık.Thanks to some colleagues who'd flown in early, we managed to cover it.
Çocuk yaşta evlilik oranları düşmesine rağmen hala yüksek. [Uçan Süpürge]Child marriage rates are still high, but falling. [Flying Broom]
Ahmet Celalettin Paşa'yı Payitaht Abdülhamid dizisinde Cem Uçan canlandırmaktadır.Cem Uçan plays Ahmet Celalettin Pasha in the TV series Payitaht Abdulhamid.
Genellikle güçlü biçimlendirilmiş uçan bir at olarak gösterilir.It is shown as a strongly stylized flying horse with wings.
Uçan böceklerin büyüklük aralıkları yaklaşık olarak 20 mikrogramdan 3 grama kadar.The size of flying insects ranges from about 20 micrograms to about 3 grams.
Uçan kanat, kesin bir gövdeye sahip olmayan kuyruksuz sabit kanatlı bir uçaktır .A flying wing is a tailless fixed-wing aircraft that has no definite fuselage.
Uçan kanat tasarımı ile ilgili bilinen diğer problemler ise yunuslama ve sapma ile ilgilidir.Other known problems with the flying wing design relate to pitch and yaw.
İlgili Sayfalar