uçan ile cümle

uçan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Und ich hob meine Augen abermals auf und sah, und siehe, da war ein fliegender Brief.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Volví a alzar mis ojos y miré. Y he aquí un rollo que volaba
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Και παλιν υψωσα τους οφθαλμους μου και ειδον και ιδου, τομος πετωμενος.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.И опять поднял я глаза мои и увидел: вот летитсвиток.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Тогава пак като подигнах очите си видях, и ето летящ свитък.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.ואשוב ואשא עיני ואראה והנה מגלה עפה׃
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.فعدت ورفعت عينيّ ونظرت واذا بدرج طائر.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.我 又 舉 目 觀 看 、 見 有 一 飛 行 的 書 卷
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.我 又 舉目觀看 、 見有 一 飛 行 的 書卷
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Chúng tôi có thể nghe được trong không trung những viên đạn bay qua.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Hallottuk a levegőben a golyók süvítését.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk. Hepimiz sığınağa doğru koşmaya başladık.Мы услышали свист пролетавших мимо пуль и изо всех сил помчались в сторону укрытия.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.저흰 총알이 공중을 날아가는 소리를 들었습니다.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Mohli jsme ve vzduchu slyšet prolétající kulky.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Oíamos las balas pasar por el aire.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.On pouvait entendre les balles siffler dans l'air.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Ouvíamos as balas a passar no ar.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Puteam auzi șuieratul gloanțelor prin aer.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Sentivamo i proiettili passare in aria.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Vo vzduchu sme počuli svišťať guľky.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.We hoorden de kogels voorbij suizen.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Wir konnten in der Luft die Kugeln vorbeiziehen hören.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.W powietrzu świstały przelatujące kule.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Ακούγαμε στον αέρα σφαίρες να πετάνε.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Чувахме как куршумите прехвърчаха във въздуха.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.יכולנו לשמוע באוויר את שריקות הכדורים.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.نستطيع أن نسمع في الجو مرور الرصاص.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.弾丸の音が聞こえました 私たちは塹壕に向かって
Havada uçan uçak kalmayacak.Er zullen geen vliegtuigen meer vliegen.
Havada uçan uçak kalmayacak.Es wird keine Flugzeuge in der Luft geben.
Havada uçan uçak kalmayacak.Il n'y aura pas d'avion dans le ciel.
Havada uçan uçak kalmayacak.항공기 운항도 전면 중단됩니다.
Havada uçan uçak kalmayacak.Nie będą latały samoloty.
Havada uçan uçak kalmayacak.No habrá aviones volando.
Havada uçan uçak kalmayacak.Non ci saranno più aerei in volo.
Havada uçan uçak kalmayacak.Nu vor mai zbura avioane.
Havada uçan uçak kalmayacak.Os aviões deixarão de voar.
Havada uçan uçak kalmayacak.Не будет самолётов в воздухе.
Havada uçan uçak kalmayacak.Няма да има летящи самолети.
Havada uçan uçak kalmayacak.לא יהיו טיסות.
Havada uçan uçak kalmayacak.لن تكون هناك طائرات تطير.
Havada uçan uçak kalmayacak.咳やくしゃみをする見知らぬ250人と搭乗できますか?
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Bukan, bukan bukan, itu kereta terbang, dewa mengirimkan kereta
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı. -Japon treni!-- Нет-нет, летающая колесница... боги прислали колесницу я помню, это было что-то летающее...
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Không không không, đó là cỗ xe biết bay, Thần linh gửi cỗ xe biết bay.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nein nein nein, das ist ein fliegender Wagen, die Götter haben den Wagen geschickt.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nej nej, det är en flygande vagn som gudarna sände.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nem, hanem repülő szekéren, amit az istenek küldtek.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Nie, to był latający rydwan, zesłany przez bogów.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.No no no, es un carro volador enviado por los dioses...
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.No no no, e' un carro volante, furono gli dei a mandarlo
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.Не, не, не, това е летяща колесница, Боговете пратили колесницата.
Hayır, hayır, hayır. Tanrılar'ın göndermiş olduğu bir uçan savaş arabasıydı.日本の列車だ!
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.Das fliegenden Auto hob niemals ab -- es war ein Traum der Nachkriegszeit.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.De vliegende auto die nooit van de grond kwam -- het was een droom van na WO I.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.El coche volador que nunca despegó --era un sueño de posguerra.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.이륙한 적이 없는 날아오르는 자동차입니다. 전후의 꿈이었죠.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.Latający samochód, który nigdy się nie wzniósł - powojenne marzenie.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.L'auto volante che non si è mai staccata da terra: un sogno del dopoguerra.
Hiçbir zaman yereden havalanamayan uçan arabayı -- bu savaş sonrası hayaldi.La voiture volante, qui n'a jamais décollé -- ce n'était qu'une rêve de l'après guerre.
İlgili Sayfalar