uçan ile cümle
uçan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bir uçan payanda.Това е летяща подпора.
Bu bir uçan payanda.Это контрфорс.
Bu bir uçan payanda.זהו תמך מעופף.
Bu bir uçan payanda.هذه دعامة طائرة.
Bu bir uçan payanda.セコイアの枝は成長しながら幹に戻る性質があります
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Dziś będę mówić o autonomicznych, latających piłkach plażowych.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Estou hoje aqui para falar de bolas de praia voadoras e autónomas. (Risos)
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Hoy vine a hablarles de las pelotas de playa voladoras.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Ich bin heute hier, um über autonome, fliegende Strandbälle zu sprechen.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Ik kom hier vandaag spreken over autonome, vliegende strandballen.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Je suis ici aujourd'hui pour parler de ballons de plage volants et autonomes.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Jsem dnes zde, abych mluvil o autonomních létajicích plážových míčích.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.저는 오늘 자율적으로 날아다니는 비치볼에 대해서 말하려고 합니다.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Ma önállóan repülő strandlabdákról fogok beszélni önöknek.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Oggi mi trovo qui per parlarvi di palloni da spiaggia che volano da soli.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Som tu dnes, aby som rozprával o samostatných, lietajúcich plážových loptách.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Sunt aici azi să vă vorbesc despre minigi de plajă, zburătoare, autonome.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Είμαι εδώ σήμερα για να μιλήσω για αυτόνομες, ιπτάμενες μπάλες βόλεϊ.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Днес съм тук, за да говоря за автономни, летящи плажни топки.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Сегодня я расскажу вам о самоуправляемых летающих пляжных мячах.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Сьогодні я розповім про автономні, летючі пляжні м'ячики.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.אני כאן כדי לדבר על כדורי-מים הטסים עצמאית.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.أنا هنا اليوم لأتحدث عن كرات الطائرة الشاطئية ذاتية التحكم.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.自律的に飛行するビーチボールについてです 違った こういう自律的で敏捷な飛行ロボットについてです
Bu ilk uçan araç.Aceasta e prima mașină zburătoare.
Bu ilk uçan araç.C'est la première machine volante.
Bu ilk uçan araç.Đây là máy bay đầu tiên.
Bu ilk uçan araç.Dit is de eerste vliegmachine.
Bu ilk uçan araç.Esta es la primera máquina voladora.
Bu ilk uçan araç. Ilk prototip.Das ist die erste Flugmaschine, der erste Prototyp.
Bu ilk uçan araç. Ilk prototip.Inilah mesin terbang pertama, purwarupa mesin terbang pertama.
Bu ilk uçan araç. Ilk prototip.이게 최초의 '비행 기계'입니다. 이게 첫 프로토타입이죠.
Bu ilk uçan araç. Ilk prototip.זוהי מכונת התעופה הראשונה. זהו האבטיפוס הראשון.
Bu ilk uçan araç. Ilk prototip.هذه أول آلة طائرة. هذا كان أول نموذج.
Bu ilk uçan araç. Ilk prototip.これにはフライ・バイ・ワイヤを採用しています 翼もあります
Bu ilk uçan araç.Questa è la prima macchina volante.
Bu ilk uçan araç.To jest pierwsza maszyna latająca.
Bu ilk uçan araç.Това е първата летяща машина.
Bu ilk uçan araç.Это первая летающая машина.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.C'est un laboratoire volant que nous avons pris pour faire des mesures dans la région pour cette molécule.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Det är ett flygande laboratorium där vi gjorde mätningar av denna molekylen i området.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Đó là cả một phòng thí nghiệm di động để giúp chúng tôi thực hiện các phép đo.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Es ist ein fliegendes Labor mit dem wir die Messungen in der Region dieses Moleküls durchführten.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Es un laboratorio volante que tomamos para hacer medidas en la región de esta molécula.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.É um laboratório voador que levámos para medirmos esta molécula no local.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.È un laboratorio volante utilizzato per misurazioni di oggetti come questa molecola.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.E un laborator zburător pe care l-am luat în această regiune pentru a face măsurători despre această moleculă.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Ini adalah laboratorium terbang yang kami dirikan untuk mengukur molekul isoprena di daerah ini.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.이는 아이소프렌을 측정하기 위한 비행 실험실입니다.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.To jest latające laboratorium, które zabraliśmy w miejsce występowania tej cząsteczki.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Είναι ένα ιπτάμενο εργαστήριο που πήραμε για να κάνουμε μετρήσεις για αυτό το μόριο στην περιοχή.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Това е летяща лаборатория, която взехме, за да правим измервания за тази молекула в региона.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Це летюча лабораторія, яку ми перенесли для вимірювань в місце, де знаходиться ця молекула.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Это летящая лаборатория, которую мы перенесли для измерений в регион где эта молекула.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.זוהי מעבדה טסה שלקחנו כדי לבצע מדידות באיזור המולקולה הזו.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.هي عبارة عن مختبر طائر استخدمناه لأخذ القياسات في منطقة هذا الجزيء
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.它是一個飛行中的實驗室,我們用它來對該地區的這一分子進行測量
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.私たちはこの全てを1つの分子の化学的性質理解のために行っています。
Bunlardan 3,000 kadarı uçuyor. Tabi ki, bunlardan biri dünyanın etrafında uçan, Voyager.Ora ne volano circa 3.000 e uno di questi è il circumnavigatore Voyager.
Bunlardan 3,000 kadarı uçuyor. Tabi ki, bunlardan biri dünyanın etrafında uçan, Voyager.Tietysti, yksi niistä on maapallon kiertänyt Voyager.
İlgili Sayfalar