uçakta ile cümle

uçakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Credeți ajung în condiții de siguranță?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Czy dotrą bezpiecznie?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Eles chegam de forma segura?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Haben sie sicher ankommen?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Har de ankommer sikkert?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Hasznosnak érkeznek biztonságosan?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Hej!
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak. İşbirliğiniz için teşekkürler.الهواتف النقّالة ممنوعة في الحجرة شكرا لكم على تعاونك
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.- Je n'ai jamais embarqué à l'heure... - Attends. - Quoi ?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Les portables sont interdits.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Los móviles están prohibidos en la cabina.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Los telefonos están prohibidos en la cabina.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Mobiler är förbjudna i kabinen.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Mobiles zijn verboden in de cabine.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Mobilní telefony jsou na palubě zakázány.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Oliko ne saapuvat turvallisesti?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Ponsel dilarang di kabin.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Ponsel dilarang di kabin.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Μήπως φτάσουν με ασφάλεια;
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Ли те пристигнат безопасно?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Лі вони безпечно дістатися?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Мобильными телефонами пользоваться запрещено.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Телефоните са забранени.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.האם הם מגיעים בשלום?
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.هل وصلوا بسلامة؟
Uçakta çok daha fazla potansiyel enerjim var.Ich habe viel mehr potentielle Energie.
Uçakta çok daha fazla potansiyel enerjim var.Mám totiž o hodně víc potenciální energie.
Uçakta çok daha fazla potansiyel enerjim var.Mam więc o wiele większą energię potencjalną.
Uçakta çok daha fazla potansiyel enerjim var.地球に向かって落下する可能性があります。
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Ada empat dokter gawat darurat dan dua perawat yang ikut dalam pesawat.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Am avut patru doctori de la urgenţe şi douǎ asistente la bordul avionului
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Avevamo quattro dottori e due infermiere a bordo.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Chúng tôi có bốn bác sĩ và hai y tá trên chuyến bay.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Er waren vier eerste hulp artsen en 2 verpleegsters aan boord.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.비행기에는 승선한 네명의 응급실의사들과 두명의 의사들이 있었죠.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Na pokładzie mieliśmy czworo doktorów i dwie pielęgniarki.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Négy sürgősségi orvos és két ápolónő volt a fedélzeten.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.On avait 4 médecins urgentistes et 2 infirmières à bord de l'avion.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Teníamos cuatro doctores de emergencia y dos enfermeras en el avión.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Tínhamos quatro médicos de emergência e duas enfermeiras a bordo.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Vi hade fyra akutläkare och två sköterskor ombord på planet.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.V letadle byli čtyři doktoři a dvě sestřičky.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Wir hatten vier Notfallärzte und zwei Krankenschwestern im Flugzeug.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Είχαμε στο αεροπλάνο τέσσερεις γιατρούς επειγόντων και δύο νοσοκόμες.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.На борту літака у нас було чотири доктори та дві медсестри для цієї кімнати.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.На борту самолета у нас было четыре доктора и две медсестры для этой комнаты.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.Разполагахме с четири доктори за спешни случаи и две сестри на борда на самолета.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.היו לנו 4 רופאי חדר מיון ושתי אחיות על המטוס
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.و كان لدينا أربعة أطباء طوارئ و ممرضتان على الطائرة.
Uçakta dört acil servis doktoru ve iki hemşire bizimleydi.彼の血中酸素濃度、心拍数、血圧をモニターしました
- Uçakta.- I flyet.
- Uçakta.- In het vliegtuig.
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.A legjobb téma, hogy elhallgattassuk az embereket egy repülőn.
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.Đây là cách tốt nhất để mọi người không bắt chuyện để nói trên máy bay.
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.Det bästa sättet att få tyst på folk på planet:
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.Det er den bedste måde at lukke munden på folk i en flyver.
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.É a melhor forma de calar as pessoas num avião.
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.E cea mai bună cale de a-i face pe oameni să tacă în avion.
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.È il modo migliore per mettere a tacere la gente su un aereo.
Uçakta insanları susturmanın en iyi yolu.Es ist die beste Art, Leute im Flugzeug zum Schweigen zu bringen.
İlgili Sayfalar