uçakta ile cümle

uçakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.Das hier habe ich auf dem Hinflug gesehen, für brandneue Produkte.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.이건 여기로 오는 비행기 안에서 본 신제품입니다.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.Questo è quello che ho visto dall'aereo, arrivando, in cerca di nuovi prodotty trendy.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.Tôi thấy thứ này trên máy bay, để quảng cáo sản phẩm mới.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.To widziałem w samolocie, jako przykład najnowszego produktu.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.Vi esto mientras volaba en un avión, para nuevos productos.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.Вот это я видел в самолете, когда летел за горячими новинками.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.Това видях на самолета, докато летях, за горещи нови продукти.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.את זה ראיתי על מטוס, שטס עבור, מוצרים לוהטים חדשים.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.هذا رأيته على متن الطائرة م المنتجات الجديدة والمثيرة.
Bunu uçakta gördüm, yeni ürünler için uçarak gidip geliyorum.どこがいいのかわかりません
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Aquí estoy yo durmiendo en el avión, camino a Alaska.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Đây là tôi đang ngủ trên chuyến bay tới Alaska.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Hier sieht man mich, wie ich im Flugzeug auf dem Weg nach Alaska schlafe.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Hier slaap ik op het vliegtuig op weg naar Alaska.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Iată-mă dormind în avionul spre Alaska.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Ici je suis en train de dormir dans l'avion en direction de l'Alaska.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Itt alszom a repülőn Alaszka felé.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.여기 보시면 저는 알래스카로 가는 비행기에서 자고 있습니다.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Qui per esempio sto dormendo sull'aereo che mi porta in Alaska.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Tady spím v letadle na cestě na Aljašku.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Tutaj śpię w samolocie na Alaskę.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Εδώ κοιμάμαι στο αεροπλάνο πηγαίνοντας προς την Αλάσκα.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Ето ме тук, спейки в самолета, на път към Аляска.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.Это я сплю в самолёте на Аляску.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.אז הנה אני ישן במטוס בדרכי אל אלסקה.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.أنا هنا نائم فى الطائرة متجها الى ألاسكا.
Burada Alaska'ya giden uçakta uyuyorum.これは『白鯨』の本です
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Acesta e jocul meu preferat în avioane: când ești într-un avion și te uiți pe fereastră, vezi orizontul.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.이건 제가 비행기를 탈 때 좋아하는 것인데요. 비행기를 탁 창문 밖을 볼때 지평선을 보게 되지요.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Moja obľúbená hra v lietadlách je takáto: Keď ste v lietadle a pozeráte sa cez okno, vidíte horizont.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.W samolocie lubię taką zabawę: patrzę przez okno na horyzont patrzę przez okno na horyzont i przechylam głowę.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Това е любимата ми игра на самолети: когато пътуваш със самолет и гледаш през прозореца, виждаш хоризонта.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Это моя любимая игра в самолёте: когда вы в самолёте и смотрите в окно, вы видите горизонт.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.זה המשחק החביב עלי בזמן טיסה: כשאתה במטוס, ואתה מסתכל מבעד לחלון אתה רואה את האופק
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.وهذه لعبتي المفضلة في الطائرات: عندما تكونون في طائرة وتنظرون إلى الخارج عبر النافذة ، ترون الأفق.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.機内から窓の外を眺めると 地平線が見えますね そして頭を横に倒すと
Bu uçakta 18-25 gram ağırlındaki servoları 1 gramın 3'te 1 ağırlığına indirerek kullandılar.아주 괄목할만한 일을 했죠. 18~25그램까지 무게를 낮추는 서보 기구(자동 제어 장치)가 있다면,
Bu uçakta 18-25 gram ağırlındaki servoları 1 gramın 3'te 1 ağırlığına indirerek kullandılar.Certains ont des servomécanismes qui arrivent à 18 ou 25 grammes, son poids est le tiers d'un gramme.
Bu uçakta 18-25 gram ağırlındaki servoları 1 gramın 3'te 1 ağırlığına indirerek kullandılar.サーボ(制御装置)は軽量化しても 18ないし25グラム程度が普通ですが 彼が開発したものは わずか3分の1グラムです これからマットがわずか56グラムの 偵察ドローンを持って登壇します
Capetown'a giden bir uçaktaydım.케이프타운으로 가는 비행기에 올랐어요
Capetown'a giden bir uçaktaydım.Tôi đã lên máy bay đến Capetown với một đội ngũ các chuyên gia về chim cánh cụt.
Capetown'a giden bir uçaktaydım.Я была на борту самолета, направляющегося в Кэйп Таун, с командой специалистов по пингвинам.
Capetown'a giden bir uçaktaydım.עם צוות של מומחי פינגווינים.
Capetown'a giden bir uçaktaydım.مع فريق رعاية البطاريق
Capetown'a giden bir uçaktaydım.写真の建物の中の光景は
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.Ile trwała podróż przez kontynent krytym wozem, ile samochodem, a ile samolotem?
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.제 말은, 대륙을 가로질렀던 이주용 마차에서부터 철도, 그리고 비행기에 이르기까지를 보면
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.וזה כמו חוק מוּר. אני מתכוון, תסתכלו על הזמן שלקח לנו לחצות את היבשת בעגלה עם סוסים,
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.利用した場合を比べてみてください ほとんど全ての 交通手段は改善されましたが
"Eğer uçakta olmak uçmaksa, o zaman teknede olmak yüzmektir.""Dacă a fi în avion înseamnă să zbori, atunci a fi într-o barcă înseamnă să înoți."
"Eğer uçakta olmak uçmaksa, o zaman teknede olmak yüzmektir.""Jeżeli lot samolotem to latanie, to spływ łodzią jest pływaniem wpław".
"Eğer uçakta olmak uçmaksa, o zaman teknede olmak yüzmektir.""비행기 타는 것을 비행이라 한다면 배를 타는 건 수영이다."
"Eğer uçakta olmak uçmaksa, o zaman teknede olmak yüzmektir.""Si estar en un avión es volar, luego estar en un barco es nadar".
"Eğer uçakta olmak uçmaksa, o zaman teknede olmak yüzmektir.""Если быть в самолете — значит "летать", то быть в лодке — "уметь плавать".
"Eğer uçakta olmak uçmaksa, o zaman teknede olmak yüzmektir.""אם להיות במטוס זה לעוף, אז להיות באונייה זה לשחות."
Evime geri döndüm ve uçakta küçük kara kitabıma bununla ilgili sayfalarca yazdım ve yazdım.Hazarepültem és a gépen a kicsi fekete jegyzetfüzetemet nézegettem, sok-sok oldalnyi jegyzet minderről.
Evime geri döndüm ve uçakta küçük kara kitabıma bununla ilgili sayfalarca yazdım ve yazdım.Ik vloog terug naar huis met mijn zwarte boekje en ik had pagina's en pagina's aan aantekeningen.
Evime geri döndüm ve uçakta küçük kara kitabıma bununla ilgili sayfalarca yazdım ve yazdım.Jag flög hem, jag är på planet med min lilla anteckningsbok och jag tog flera sidor anteckningar om stället.
Evime geri döndüm ve uçakta küçük kara kitabıma bununla ilgili sayfalarca yazdım ve yazdım.수 장의 메모를 채운 작은 검정 노트와 함께 집으로 오는 비행기에 몸을 실었습니다.
İlgili Sayfalar