uçakları ile cümle

uçakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Die Parameter einmotoriger Eindecker sind landesabhängig.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Les paramètres des monoplans monomoteurs varient d'un pays à l'autre.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Los parámetros de los monoplanos de un motor dependen de la nación.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Parametry jednomotorových jednoplošníků závisí na národě.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Parametry samolotów jednosilnikowych zależą od kraju produkcji samolotu.
Toplu bir baskında, yüksek hızlı bombardıman uçakları, yerlerini belirlemeyeden üzerimizde olabilirler.In einem Massenangriff könnten Hochleistungsbomber uns angreifen, bevor wir ihre Spur ermitteln können.
Toplu bir baskında, yüksek hızlı bombardıman uçakları, yerlerini belirlemeyeden üzerimizde olabilirler.Podczas ataku szybkie bombowce mogą tu dotrzeć zanim określimy ich trasę lotu.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.A nível nacional, a França, Grécia, Suécia e Reino Unido já alcançaram as suas metas em 2006.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.Föreställ dig att alla lastbilar, bussar, tåg, båtar och flygplan försvinner – om man tittar på utsläppen.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.Lkw, Busse, Pkw, Bahnen, Schiffe und Flugzeuge verschwinden bis dahin — zumindest, was ihre Emissionen angeht.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.Φανταστείτε την εξαφάνιση, από πλευράς εκπομπών, κάθε φορτηγού, λεωφορείου, αυτοκινήτου και αεροπλάνου.
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.저희는 5000피트 상공에 이런 비행기들을 띄웁니다; 앞쪽에 카메라가 보이시죠. 저희는 여러 관점,
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.Chúng tôi cho chúng bay cách mặt đất 5.000 bộ, bạn có thể thấy chiếc máy ảnh ở đằng trước.
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.Πετάμε αυτά τα αεροπλάνα στα 1.500 μέτρα στον αέρα. Συλλέγουμε διάφορες απόψεις, οπτικές γωνίες, υφές.
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.Издигаме тези самолети на 5000 фута (1500 метра) във въздуха, виждате камерата отпред.
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.نطير بهذه الطائرات على إرتفاع 5,000 قدم يمكنكم رؤية الكميرا في المقدمة. نحن نجمع عدة زوايا
Uçakları 1600 metreden uçuruyoruz; ön taraftaki kamerayı görebilirsiniz.先端にカメラが見えるでしょう さまざまな地点 眺望的視点 角度 テクスチャを採取し持ち帰ります
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Abbiamo aeroplani, autostrade, design di interni e l'oroscopo.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Avem avioane, benzi de autostradă, design interior şi semne astrologice.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Chúng ta có máy bay, có đường cao tốc, trang trí nội thất, và cung hoàng đạo.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Kita punya pesawat, jalan tol, desain interior dan bintang horoskop.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.우리는 비행기와 고속도로, 인테리어 디자인과 별자리를 가졌습니다.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Máme letadla a dálnice, vybavení domovů a znamení zvěrokruhu.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Máme lietadlá, diaľnice, interiérový dizajn a znamenia horoskopu.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Nous avons des avions, des voies d'autoroutes, de la décoration d'intérieur et des signes astraux.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Samoloty, autostrady, architekturę wnętrz, horoskopy.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Temos aviões, autoestradas, "design" de interiores e signos do horóscopo.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Tenemos aviones, autopistas, diseño de interiores y signos del horóscopo.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Vannak repülőink és autópályáink, belső építészetünk és csillagjegyeink.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Vi har flygplan, motorvägar, inredningsdesign och horoskop.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.We hebben vliegtuigen, autosnelwegen, interieurdesign en horoscopen.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Wir habe Flugzeuge, Autobahnen, Inneneinrichtung und Sternzeichen.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Έχουμε αεροπλάνα, λεωφόρους, εσωτερική διακόσμηση και ζώδια.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.Имаме самолети, магистрали, вътрешен дизайн и зодии.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.У нас есть самолеты, высокоскоростные трассы, дизайн интерьера и знаки гороскопа.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.יש לנו מטוסים, כבישים מהירים, עיצוב פנים ומזלות בהורוסקופ.
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.الطائرات .. والطرق السريعة .. التصميم الداخلي .. والابراج اليومية ..
Uçaklarımız, karayollarımız var, iç mimarimiz ve burçlarımız var.インテリアデザインや星占いがあり ファッション雑誌やホームパーティをする場所があります
Uçaklarımız olsaydı, şehitlere ihtiyacımız olmazdı, fark bu işte.Als we vliegtuigen hadden, hadden we geen martelaars nodig, dat is het verschil.
Uçaklarımız olsaydı, şehitlere ihtiyacımız olmazdı, fark bu işte.Dacă am avea avioane, nu am avea nevoie de martiri, asta e diferența.
Uçaklarımız olsaydı, şehitlere ihtiyacımız olmazdı, fark bu işte.Kdybychom měli letadla, nepotřebovali bychom mučedníky, to je ten rozdíl.
Uçaklarımız olsaydı, şehitlere ihtiyacımız olmazdı, fark bu işte.Nếu chúng ta có máy bay, chúng ta sẽ không cần tới cảm tử quân, đó là sự khác biệt.
Uçaklarımız olsaydı, şehitlere ihtiyacımız olmazdı, fark bu işte.Si tuviéramos aviones, no necesitaríamos mártires, esa es la diferencia.
Uçaklarımız olsaydı, şehitlere ihtiyacımız olmazdı, fark bu işte.Ако имахме самолети, нямаше да имаме нужда от мъченици, това е разликата.
Uçaklarımız olsaydı, şehitlere ihtiyacımız olmazdı, fark bu işte.Если бы у нас были самолёты, нам не нужны были бы шахиды — вот вся разница.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.A odvolali se na Lorda Blackstona s tvrzením, že ta letadla neoprávněně vstupují na jejich pozemky.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.그래서 이들은 Blackstone 경에게 이 비행기들이 무단침입하고 있다고 호소했습니다.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Così si rifecero a Lord Blackstone, per sostenere che gli aeroplani violavano la proprietà.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Deswegen forderten sie Lord Blackstone auf zu entscheiden, dass diese Flugzeuge Hausfriedensbruch begingen.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.De vädjade därför till Lord Blackstone - att han skulle säga att flygplanen inkräktade.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.En dus argumenteerden ze bij Lord Blackstone dat deze vliegtuigen indringers waren.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Kérték tehát Lord Blackstone-t, hogy állapítsa meg a repülőgépek által megvalósított jogsérelmet.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Odwołali się więc do Lorda Blackstone'a, mówiąc, że samoloty naruszają ich własność.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Por isso eles recorreram a Lord Blackstone dizendo que estes aviões eram invasores.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Por lo que apelaron a Lord Blackstone para decir, que estos aviones estaban invadiendo su propiedad.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Έτσι, απευθύνθηκαν στον Λόρδο Μπλάκστοουν και ισχυρίστηκαν ότι αυτά τα αεροπλάνα καταπατούσαν τη γη τους.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.И они, аппелируя к лорду Блэкстоуну, утверждали, что самолёты вторгались на их территорию.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.И така те се обърнали към Лорд Блекстоун и да отсъди, че самолетите са нарушители.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.הם עתרו ללורד בלקסטון בטענה שמטוסים אלה הם מסיגי-גבול.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.وتقد تقدما بهذه الشكوى تبعاً لمفهوم اللورد " بلاكستون" التي تقول أن هذه الطائرات كانت تخترق قانون عدم التعدي

İlgili Sayfalar