Niş alanınız ne olursa olsun, size söz veriyorum ki bunu Twitter'da bulabilirsiniz.Quel que soit votre intérêt, vous pourrez le trouver sur notre Twitter, je vous le promets.
Niş alanınız ne olursa olsun, size söz veriyorum ki bunu Twitter'da bulabilirsiniz.Wat jouw interesse ook is, je kunt het vinden op Twitter, dat beloof ik.
Niş alanınız ne olursa olsun, size söz veriyorum ki bunu Twitter'da bulabilirsiniz.Какая бы ниша не вызывала у вас интерес, вы можете найти это в Твиттере, обещаю.
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."Dia berkata pada putri saya, "Dengar, ayahmu ada di Twitter dan dia sedang mencarimu"
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."Je ne sais pas qui c'est elle a dit "écoute, ton père est sur Twitter et il est en train de te chercher."
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."말하기를 "잘들어요, 당신의 아버지가 트위터에서 지금 당신을 찾고 있어요"
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor.""Luister, je vader zit op Twitter en hij zoekt je".
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."Napisała: "Twój ojciec jest na Twitterze, szuka cię."
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."Sie hat ihr gesagt: "Hör zu, dein Vater ist auf Twitter und er sucht nach dir."
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."Vůbec ji neznám, řekla jí "poslouchej, tvůj otec je na Twitteru a hledá tě"
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."Тя пишеше: "Баща ти е в Туитър и те търси".
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."قالت لها "اسمعي, أباكِ في تويتر وهو يبحث عنكِ"
O'na dedi ki "Dinle, baban Twitter'da ve seni arıyor."メッセージを見た当初は 信じられなかった
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Fogalmam sincs mi fog legközelebb történni a Twitter-rel
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Ich habe keine Ahnung was als nächstes mit Twitter geschehen wird.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.I heb geen idee wat er nog met Twitter zal gebeuren.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Je n'ai aucune idée de ce qui se passera pour Twitter.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.다음 번에 트위터에 또 무슨일이 생길 지 모르겠습니다.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Minulla ei ole hajuakaan siitä, mitä Twitterille seuraavaksi tapahtuu.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.N-am nicio idee ce urmează să se întâmple cu Twitter.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Nemám ani poňatia, čo sa bude diať s Twitterom ďalej.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Netuším, co dalšího se na Twitteru stane.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Nie mam pojęcia, co stanie się teraz z Twitterem,
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Non riesco ad immaginare il futuro di Twitter.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.No tengo ni idea de que será lo próximo que suceda con Twitter.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Saya tidak tahu Twitter selanjutnya akan seperti apa.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Tôi không biết tiếp theo đây Twitter sẽ ra sao.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Δεν έχω ιδέα τι θα συμβεί στη συνέχεια με το Twitter.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Нямам идея какво ще се случи по-нататък с Туитър.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Я гадки не маю, що станеться з Твіттером далі.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.Я понятия не имею, что произойдет с Твиттером дальше.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.אין לי מושג מה יקרה עם טוויטר בעתיד.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.ليس لدي أي فكرة عما سيحدث مع تويتر.
Önümüzdeki ay Twitter'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.自分の勘に従うことにはしましたが、
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Cu totii am auzit despre revolutia Twitter care a avut loc acolo.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Kita semua mendengar tentang revolusi Twitter yang terjadi di sana.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.우리 그 곳에서 일어났다는 트위터 혁명 이야기를 들었습니다.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Nous avons tous entendu parlé de la révolution Twitter qui a eu lieu là-bas.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Todos nos enteramos de la "revolución Twitter" que sucedió en Irán.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Todos ouvimos falar da revolução do Twitter que lá ocorreu.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Vi har all hört om Twitter-revolutionen som skedde där.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Všichni jsme slyšeli o Twitter revoluci, která se tam odehrála.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.We hoorden allemaal over de Twitter-revolutie die daar plaatsvond.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Wir alle haben von der Twitter-Revolution gehört, die dort vor sich gegangen ist.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Wszyscy słyszeliśmy o twitterowej rewolucji, która miała tam miejsce.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Ακούσαμε όλοι για την επανάσταση του Twitter που συνέβη εκεί [το 2009].
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Всички сме чували за Twitter революцията, която се случи там.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.Мы все слышал и о произошедшей там Twitter-революции.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.כולנו שמענו על מהפכת ה"טוויטר" שמתרחשת שם.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.لقد سمعنا جميعاً حول ثورة التويتر التي تحدث هناك.
Orada yapılan Twitter reformunu hepimiz duymuşuzdur.ご存知ですよね しかし よく調べてみると
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Astfel, de exemplu, pot să ciripesc chiar acum că susţin o prezentare la TED.
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Donc, par exemple, je pourrais Twitter maintenant que je donne une conférence à TED.
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Entonces, por ejemplo, yo podría "twitear" ahora mismo que estoy dando una charla en TED
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Ik kan bijvoorbeeld nu twitteren dat ik een praatje houd bij TED.
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Jadi, sebagai contoh, saya akan menulis Twitter sekarang bahwa saya sedang presentasi di TED.
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Ora potrei scrivere che sto parlando al TED. Ora potrei scrivere che sto parlando al TED.
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Tak napríklad, práve teraz môžem poslať správu na Twitter, že mám prejav na TEDe.
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.Takže, například, teď mohu tweetnout, že akorát mluvím na TEDu.
Örneğin, şu an TED'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim.예를들어 지금 제가 TED에서 강연을 하고 있다고 Twitter을 할 수도 있습니다. 예를들어 지금 제가 TED에서 강연을 하고 있다고 Twitter을 할 수도 있습니다.