Ana içeriğe geç
Sözlük

tv ile cümle

tv kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Felicja TV izlemeyi seviyor.Felicja likes to watch TV.
Dün iki saat boyunca TV seyrettim.I watched TV for two hours yesterday.
Büyükannem TV izlemeyi gerçekten çok sever.My grandmother really likes watching TV a lot.
Büyük annem TV izlemeyi sever.My grandmother loves watching TV.
Tom Kara Cuma'da bir plazma TV satın aldı.Tom bought a plasma TV on Black Friday.
Tom TV izliyor.Tom is watching the boob tube.
Bu TV 1080p'yi destekler.This TV supports 1080p.
Evde kalıp TV izlememizi öneriyorum.I suggest we stay home and watch television.
O, TV gösterileri için senaryolar yazar.He writes scripts for TV shows.
TV'de gördüğümü sevmedim.I didn't like what I saw on TV.
Geç oldu, bu yüzden TV'yi kapat.It's late, so turn off the TV.
TV izlerken uyuyakaldım.I fell asleep while watching TV.
Onlar bu akşam TV dizileri izlediler.They have watched TV serials this evening.
Tom TV izlemez.Tom doesn't watch TV.
Canım TV izlemek istemiyor.I don't feel like watching TV.
Onların bir TV'si var.They do have a TV.
Tom bütün gün TV seyrederek yattı.Tom stayed in bed all day watching TV.
Tom bütün gün yatakta TV seyretti.Tom stayed in bed all day watching TV.
Ben tv izlemekten hoşlanmıyorum.I don't like to watch tv.
Kim TV izliyor?Who is watching TV?
TV izler misin?Do you watch TV?
Tom Reality TV'yi sever.Tom likes reality TV.
TV izlemeye çok fazla vakit harcıyorsun.You're spending too much time watching TV.
O, TV izleyerek çok fazla zaman harcıyor.She's spending too much time watching TV.
Ne zaman TV izliyorsun?What time do you watch TV?
Hiç bir TV tamir ettin mi?Have you ever repaired a TV?
TV'nin önünden çekil!Get out of the way of the TV!
O, odasında tv izliyor.He is watching TV in his room.
Tom akşam 10.00'dan sonra çocuklarının TV izlemesine asla izin vermez.Tom never lets his children watch TV after 10:00 p.m.
Bu TV gösterisi genç gebelik ve eşcinsellik konuları ele almaktadır.This TV show tackles issues of teenage pregnancy and homosexuality.
Şimdi canım TV izlemek istemiyor.I don't feel like watching TV now.
Onu TV'de duydum.I heard it on TV.
Şu anda TV'de ne olduğunu izlemek istiyorum.I want to watch what's on TV right now.
Tom'un izlediği aynı TV programlarını izlemek istiyor gibi görünmüyorum.I never seem to want to watch the same TV programs as Tom does.
Ben bu eski TV'yi çalıştıramam.I can't get this old TV to work.
Belki de o kadar sık TV izlemiyorsun.Maybe you don't watch TV that often?
Evde kalalım ve TV izleyelim.Let's stay home and watch TV.
Tom, TV'yi duvara yerleştirmemizi istiyor.Tom wants us to mount the TV on the wall.
TV'yi dublajlı mı yoksa altyazılı mı izlemeyi tercih ediyorsun?Do you prefer to watch subbed or dubbed TV?
Bütün TV haberleri taraflıdır.The news on TV never tells the whole story.
TV şovlarını altyazılı mı yoksa dublajlı mı tercih ediyorsun?Do you prefer subtitled or dubbed TV shows?
TV şovları alt yazılı veya dublajlı olduğu zaman bunu tercih eder misiniz?Do you prefer it when TV shows are subtitled or dubbed?
Yeni bir TV almak seni mutlu yapmaz.Buying a new TV won't make you happy.
Reality TV gerçek değil mi?Reality TV isn't real?
Her zaman TV'nin karşısındasın.You're always in front of the TV.
Yatak odanda bir tv var mı?Is there a TV in your bedroom?
Tom koltuğa uzanmış TV izliyordu.Tom was snuggled up in an armchair watching TV.
TV'yi açık bırak.Leave the TV on.
Sıkılmadan bütün gün TV izleyebilirim.I can watch TV all day without getting bored.
Tom ve Mary eski bir filmi izlerken TV'nin önünde birkaç saat dinlendiler.Tom and Mary relaxed in front of the TV for a couple of hours watching an old movie.
Çok fazla TV izleme.Don't watch too much TV.
Bu TV programı çok eğlenceli görünüyor.This TV program seems to be very entertaining.
Sen böyle bir TV bağımlısısın.You're such a couch potato.
Ben TV izlerken uyuya kalmışım.I fell asleep while I was watching TV.
Kendi TV şovum var.I have my own TV show.
Seni TV'de gördüm.I've seen you on TV.
Ev ödevini bitirdikten sonra Tom'un biraz TV izlemesine izin verdim.I let Tom watch a little TV after he finished his homework.
Tom'u TV'de gördüm.I saw Tom on TV.
Tom ve Mary TV izlerken birlikte kanapede oturdu.Tom and Mary sat on the sofa together watching TV.
Radyo'nun yerini TV aldı.Radio's been replaced by the TV.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod