Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.I always end up in the gents' toilets.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.And I realized he doesn't know where the women's room is in his office.
Hani şu tuvaletimizi yaptığımız yerimizden mi?"Like, where you go to the bathroom?"
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik.No, we were in a gas station restroom.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.She saved my life by letting me go to the bathroom in the teachers' lounge.
İlk soru "neden"? İkinci soru... ...eksi 40 derecede tuvaletimi nasıl yaptım?The second one is, how do you go to the loo at minus 40?
Diğer soru da eksi 40 derece nasıl tuvaletinizi yaptınız.The next question is, how do you answer the call of nature at minus 40?
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.He simply slipped outside, pulled down his sealskin trousers and defecated into his hand.
Ben Tamam, ben sadece tuvaleti kullanmak edeceğim.I'm OK, I'm gonna just use the restroom.
Diğer tuvaleti kullanın.Use the other restroom.
Burasý kýzlar tuvaleti.Gwen: This is the little girls' room.
Çözümün çok basit olduğunu düşünüyor olabilirsiniz: herkesin bir tuvaleti olsun.So you'd be thinking by now, okay, the solution's simple, we give everyone a toilet.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.So this woman, this boy's mother installed this latrine in a few hours.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.The toilet seat is warm.
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.That's true. When the princess eats meat, she has to eat near the washroom, right?
O gün tuvaletim tıkandı.That day at my house, the toilet was all clogged up.
GÖKYÜZÜ TUVALETİConstellation name (optional)TOILET OF SKY
Aynı gün, Saraybosna'nın merkezindeki popüler bir kafeteryanın tuvaletinde de bomba bulundu.On the same day, an explosive device was found in the toilet of a popular cafe in central Sarajevo.
Bicanin, "Okulun tuvaletinde birbirine vurarak oyun oynuyorlarmış."They were allegedly playing in the school restroom by hitting each other.
Bunun yerine insanlar, akan suyu, elektriği veya tuvaleti olmayan kaba kışlalara yerleştirildi.The people were instead placed in crude barracks without running water, electricity or latrines.
Lütfen tuvaleti temiz tut!Halte bitte die Toilette sauber.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.An der Südostseite befindet sich eine kleine Badeanstalt.
Tuvalet ihtiyacı köy camisinin tuvaletinden karşılanabilmektedir.Die Toilette ist vom Fahrgastraum aus erreichbar.
Basit bir köy tuvaleti çeşitli yollarla iyileştirilebilir.Un jardin potager peut être agencé de différentes manières.
Sade bir tuvaleti vardır.Il y a un salon de massage.
Ben tuvaleti kullanabilir miyim?¿Podría usar el baño?
Ben tuvaletinizi kullanabilir miyim, lütfen?¿Puedo usar su servicio, por favor?
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.El temazcalero pregunta si algunos de los bañistas tiene dolor.
Bart, tuvalete koyduğu sakızı, Müdür Skinner'ın annesinin kızlar tuvaletinde olduğu sırada patlatır.Bart organiza una broma contra el Director Skinner, colocando planchas de metal en los zapatos del director.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.Vicino al fondaco c'è un lavatoio.
Sanisette, bir para at-gir tuvaletidir.Nelle sagrestie esiste anche un lavabo.
Ben tuvaleti kullanabilir miyim?Могу я воспользоваться туалетом?
Gelişmekte olan ülkelerde basit bir köy tuvaletinin maliyeti tipik olarak 25 ila 60 Amerikan Dolarıdır.В развивающихся странах стоимость простого ямного туалета обычно составляет от 25 до 60 долларов США.
Sade bir tuvaleti vardır.Есть общественный туалет.
Bart, tuvalete koyduğu sakızı, Müdür Skinner'ın annesinin kızlar tuvaletinde olduğu sırada patlatır.Бомбочка взрывается в тот момент, когда в женском туалете находится мать директора Скиннера Агнес.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.Некоторые жители говорили, что заражённой была вода в местном колодце.
Sanisette, bir para at-gir tuvaletidir.К северному торцу здания примыкает объём для туалетов.
Basit bir köy tuvaleti çeşitli yollarla iyileştirilebilir.Стандартную ямную уборную можно усовершенствовать несколькими способами.
Stewie Cindi'yi kaçırır ve ardından onu erkekler tuvaletinde saklar.Stewie sequestra Cindi e esconde-a no banheiro masculino.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.Ao lado desse aposento fica um pequeno bar.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.Alguns dos sobreviventes afirmaram que o barco foi atingido por uma tromba de água.
Bu odanın tuvaleti kirli.O banheiro deste quarto está sujo.
Gelişmekte olan ülkelerde basit bir köy tuvaletinin maliyeti tipik olarak 25 ila 60 Amerikan Dolarıdır.W krajach rozwijających się koszt prostej latryny waha się od 25 do 60 USD.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.W Pobliżu parku znajduje się miejskie kąpielisko.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.Symbolen visar att det finns en badplats.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.У деяких джерелах говориться, що Дурваса був втіленням Шиви.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.Jiná nahlásila, že voda tekoucí ze sprchy je tmavá.
Sade bir tuvaleti vardır.Dále zde byla toaleta.
Tuvalet ihtiyacı köy camisinin tuvaletinden karşılanabilmektedir.Toaletní kartáč může být používán pro čištění horní oblasti toalety kolem mísy.
Köy camisi 2007-2008 yıllarında hizmete girmiştir fakat şadırvan ve tuvaleti yoktur.Sezonul 2007–2008 nu a fost ușor pentru Villa și echipa lui.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.Sunt totodată un semn că cineva folosește toaleta.
Sade bir tuvaleti vardır.Este o stațiune balneară.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.Rakennuksen pihapiirissä on pieni sauna.
Basit bir köy tuvaleti çeşitli yollarla iyileştirilebilir.Kahvipapujen kofeiini voidaan poistaa useilla eri menetelmillä.
Sanisette, bir para at-gir tuvaletidir.Lisäksi IDO tarjoaa varusteita kylpyhuoneeseen.
Köy camisi 2007-2008 yıllarında hizmete girmiştir fakat şadırvan ve tuvaleti yoktur.Τη σεζόν 2007-2008 έχει έναν σοβαρό τραυματισμό και δεν θα παίξει.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.Μπροστά από το χωριό υπάρχει άλλη μία μικρή παραλία.
Tuvaleti bulamadım.Δεν μπόρεσα να βρω την τουαλέτα.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.Det finnes også en liten badeplass og en liten restaurant rett ved vannet.
Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.Cạnh bể bơi nhỏ có 1 khu.