Ana içeriğe geç
Sözlük

tutunmak ile cümle

tutunmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Her iki unsur diyalektik bir etkileşimde teraziye tutunmaktadır.They both share the trait of stammering when they are emotional.
"Tutunmak" işte buna deniyor.That's called "adherence."
Tutunmak zor mu bu sektörde?Is it difficult to hold on in this industry?
Sadece buna tutunmak istersinizYou just want to cling onto this.
Pelagius ve etkisine objektif bir bakış açısı tutunmak zordur.An objective view of Pelagius and his effect is difficult.
Arka ayakları ile otlara tutunurlar ve öndeki bir çift ayakları ile konağa tutunmak üzere beklerler.Am Boden hüpfen sie mit den Hinterbeinen und strecken die Vorderbeine zur Balance in die Höhe.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Si tu cours, tu iras plus vite.
"Ölümüne Tutunmak".Préserver la vie ».
"Ölümüne Tutunmak".Vivir la Muerte".
"Ölümüne Tutunmak".Resista fino alla morte."
Her iki unsur diyalektik bir etkileşimde teraziye tutunmaktadır.Quindi i due corpi esercitano, l'un l'altro, una regolare influenza gravitazionale.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Als u besluit toch af te reizen, bereid u dan zeer goed voor.
Bütün maymunların arasında tutunmak için kullanılan kuyruk geliştirmiş türler sırf bu grupta bulunur.Ook de enige nachtactieve apen behoren tot deze groep.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Kto z pośpiechem doby życia przebiera może iść dalej.
Kuyruk tutunmak için kullanılamaz, sadece dengeyi sağlar.Svansen används aldrig som gripverktyg utan för att hålla balansen.
"Ölümüne Tutunmak"."Pamatuj na smrt".
Aşağıya inebilmek için birbirlerine tutunmak zorunda kalırlar.Vzájemně si pomáhají zbavit se pout.
Kuyruk tutunmak için kullanılamaz, sadece dengeyi sağlar.Vyrobenou podprsenku nabídne Jen k vyzkoušení.
Aşağıya inebilmek için birbirlerine tutunmak zorunda kalırlar.Ezután már tovább bent kell tartani őket, hogy összeszokjanak.
Her iki unsur diyalektik bir etkileşimde teraziye tutunmaktadır.Kummassakin tapauksessa vaikuttavat voimat johtuvat gravitaatiosta.
"Ölümüne Tutunmak"."La' Dem Hænge" .
"Ölümüne Tutunmak".“Cứ giỡn mặt tử thần”.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Nếu ông ra ngập ngừng thì phải giết ngay.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.早く仕事をしたければ、手際よくやることだ。
Asalak bitki, komşusu olan bitkiye saplarıyla tutunmak zorundadır.אתה שומר על הפרות וגונב את הפר של השכן שלך.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Ako niste zagrijani za filozofiju, najbolje ju preskočite.
"Ölümüne Tutunmak".Gyventi per mirtį.“.
Yüzeylere sıkı tutunmak zorundadırlar.Vajan kõva pinna vastupanu.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur."Kui tahad elus midagi saavutada, alusta kohe."
Her iki unsur diyalektik bir etkileşimde teraziye tutunmaktadır.Mõlemad olid ent sunnitud toimima võõrkeelse keskkonna surve all.
Burada karakterin elleri boşlukta sabit bir noktaya tutunmuş ve karakter orada tutunmakta zorlanıyor.여기서 캐릭터의 손은 공중 어딘가에 고정되어 있고 발버둥 처보라고 명령했더니
Burada karakterin elleri boşlukta sabit bir noktaya tutunmuş ve karakter orada tutunmakta zorlanıyor.В данном случае руки персонажа зафиксированы в какой-то точке пространства, и задача героя — сопротивляться.
Burada karakterin elleri boşlukta sabit bir noktaya tutunmuş ve karakter orada tutunmakta zorlanıyor.במקרה הזה ידיה של הדמות מקובעות לנקודה מסוימת בחלל וכל מה שביקשנו מהדמות לעשות זה להיאבק
Burada karakterin elleri boşlukta sabit bir noktaya tutunmuş ve karakter orada tutunmakta zorlanıyor.في هذه الحالة يدي الشخص تم تثبيتها في نقطة معينة في الفضاء ، و كل ما طلبنا من الشخص القيام به هو المقاومة
Burada karakterin elleri boşlukta sabit bir noktaya tutunmuş ve karakter orada tutunmakta zorlanıyor.空間中のある点に固定されていて キャラクターに命令したのは もがくことだけです 自然かつリアルに見えます
Korkaklığımı kabullenmek hoşuma gitmiyor ama bu haldeyken o güne tutunmak zorundayım.Det är jobbigt att jag är en fjolla- -som måste ge det som hände form- -så att jag kan bära det med mig.
Korkaklığımı kabullenmek hoşuma gitmiyor ama bu haldeyken o güne tutunmak zorundayım.Ikävä myöntää, että olen niin nössö- -että halusin antaa tapahtuneelle muodon, jota voin kantaa mukanani.
Korkaklığımı kabullenmek hoşuma gitmiyor ama bu haldeyken o güne tutunmak zorundayım.Jeg ville ligne en tøsedreng. Men det skete må have form, - - så jeg kan tage det med mig.
Korkaklığımı kabullenmek hoşuma gitmiyor ama bu haldeyken o güne tutunmak zorundayım.Nie chcę przyznać, że jestem mięczak, który ubiera w formę tamto wydarzenie, żeby móc je nosić z sobą.
Korkaklığımı kabullenmek hoşuma gitmiyor ama bu haldeyken o güne tutunmak zorundayım.Odio admitir que soy un cobarde. Tengo que darle forma a lo que pasó ese día para así poder llevarlo conmigo.
Sadece buna tutunmak istersinizChcete, aby takový byl.
Sadece buna tutunmak istersinizChciałoby się, by ta chwila trwała.
Sadece buna tutunmak istersiniz여러분은 그저 이것을 꼭 붙잡길 원합니다
Sadece buna tutunmak istersinizMan will da einhängen und einfach bleiben.
Sadece buna tutunmak istersinizSi vorrebbe fermare il tempo.
Sadece buna tutunmak istersinizTe quieres aferrar a esto.
Sadece buna tutunmak istersinizVous désirez ardemment vous accrocher à ce bonheur.
Sadece buna tutunmak istersinizVrei pur și simplu să te agăți de acea clipă.
Sadece buna tutunmak istersinizВы цепляетесь за эти вещи.
Sadece buna tutunmak istersinizПросто искаш да се вкопчиш в това.
Sadece buna tutunmak istersinizאתה רוצה לתפוס ולא לשחרר את הרגע.
Sadece buna tutunmak istersinizتريدون فقط التشبث بها
Sadece buna tutunmak istersinizそして 当然のごとく ありふれた日常に引き戻され 思い出は色あせていきます
"Tutunmak" işte buna deniyor.Asta se numeşte "aderenţă."
"Tutunmak" işte buna deniyor.C'est ce qu'on appelle l'"adhérence".
"Tutunmak" işte buna deniyor.Chama-se a isto "aderência".
"Tutunmak" işte buna deniyor.Das nennt man "Haftvermögen".
"Tutunmak" işte buna deniyor.Dat heet "adhesie".
"Tutunmak" işte buna deniyor.Det kallas "vidhäftning".
"Tutunmak" işte buna deniyor.Đó được gọi là "sự dính."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod