Carly Simon şarkısında adı geçen güneş tutulmasını ve belki de James Taylor'ın,نعم تماما مثل ما في أغنية كارلي سايمون, والتي قد ترتبط أو لا ترتبط
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Bạn phải chiếu tia sáng xanh lên đứa trẻ-- khắp các vùng da của bé càng rộng càng tốt.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Bisogna esporre il bambino ad una luce blu -- una luce blu luminosa che copra più pelle possibile.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Je moet blauw licht op het kind schijnen, fel blauw licht op zoveel mogelijk huid.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.신생아에게 푸른 광선을 쪼여줘야 합니다. -- 가능한 한 넓은 범위의 피부에 푸른색 광선을 쪼여주는거죠.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Man muss das Kind unter blaues Licht legen - helles, blaues Licht auf so viel Haut wie möglich.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Man skal belyse barnet med blåt lys-- klart blåt lys på så meget af huden som muligt.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Musíte dítě ozářit modrým světlem - ostrým modrým světlem na co největší plochu kůže.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Têm que incidir uma luz azul na criança -- uma brilhante luz azul em toda a superfície de pele possível.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Trebuie să expui copilul la lumină albastră -- lumină albastră puternică să acopere cât mai multă piele.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Trzeba oświetlać jak największą powierzchnię skóry dziecka jasnym, niebieskim światłem.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Трябва да осветите детето със синя светлина - ярка синя светлина върху кожата, колкото можете да осветите.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.צריך להאיר על הילד באור כחול -- אור כחול בוהק על כמה שיותר מהעור שאפשר.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.يجب أن تشعل ضوء أزرق على الطفل -- ضوء أزرق ساطع يغطي ما يمكن تغطيته من الجلد.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.明るい青色光を できるだけ 多くの皮膚に当てるのです なぜこれが難問なのでしょう?
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Apa yang Anda akan disimpan di Misselthwaite Manor karena aku tidak tahu, kecuali karena cara termudah.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Čo máš byť na Misselthwaite Manor alebo ja neviem, ak nie je, pretože je to najjednoduchší spôsob.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Co máš být na Misselthwaite Manor nebo já nevím, není-li, protože je to nejjednodušší způsob.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Co masz być przechowywane w Misselthwaite Manor na nie wiem, chyba, że ponieważ jest to najprostszy sposób.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Kaj ste, ki se vodijo v Misselthwaite Manor za ne vem, če zato, ker je najlažji način.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Lo que estás a mantenerse a Misselthwaite porque yo no lo sé, porque es menos la manera más fácil.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.만약이기 때문에하지 않는 한, 난 몰라위한 Misselthwaite 매너 보관에있어
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Mit kell tartani Misselthwaite Manor számára nem tudom, hacsak azért, mert A legegyszerűbb módja.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.O que você está a ser mantida em Misselthwaite Manor porque eu não sei, porque é a menos a maneira mais fácil.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Vad du ska hållas på Misselthwaite Manor för jag vet inte, om inte för att det är det enklaste sättet.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.Was Sie bei Misselthwaite Manor aufbewahrt werden, weiß ich nicht, es sei denn, weil es der einfachste Weg.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.מה שאתה צריך לשמור על Misselthwaite מנור עבור אני לא יודע, אלא כי זה
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.ما كنت لأبقى في مانور Misselthwaite لأني لا أعرف ، إلا لأنه
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.最も簡単な方法。彼は約自身を迷惑するつもりはない
Dışarıda tutulmaları.Chcete-li druh udržet mimo.
Dışarıda tutulmaları.Tipo de mantener.
Dışarıda tutulmaları.Їх уникають.
Dışarıda tutulmaları.彼らはこのようなそのような小さな粒子です。
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeAz egyik ok, amiért akaratom ellenére bevittek a kórházba az volt, hogy
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeEén van de redenen die de dokters gaven voor mijn opname tegen mijn wil, was dat ik
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeEn av anledningarna läkarna gav till att lägga in mig mot min vilja var att jag var
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeJednym z powodów, jakim lekarze uzasadnili moją hospitalizację wbrew mojej woli, było to, że byłam
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçe그 의사들이 제 의사와 관계없이 강제입원을 시키면서 이유로 댄것은 제가 "절망적으로 망가졌다"는 것이었죠.
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeLékaři uváděli jako jeden z důvodů hospitalizace proti mé vůli
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeMột trong số những lý do mà bác sĩ đưa ra cho đợt điều trị không hề tự nguyện này là do tôi đã
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeUma das razões que os médicos deram para me terem hospitalizado contra a minha vontade foi eu estar
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeUna delle ragioni date dai medici per ricoverarmi contro la mia volontà fu che ero
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeUne des raisons que les médecins ont donné pour m'hospitaliser contre ma volonté était que j'étais,
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeЕдна от причините лекарите дадоха за хоспитализацията ми против моята воля е, че аз бях
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeאחת הסיבות שנתנו הרופאים לכך שאישפזו אותי בניגוד לרצוני היתה שאני:
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçeكان أحد الأسباب التي أعطاها الاطباء لإقامتي في المستشفى ضد إرادتي هو كوني
Doktorlardan birinin isteğim dışında hastanede tutulmama gösterdiği gerekçe理由の一つは「深刻な障害を負っている」でした 理由の一つは「深刻な障害を負っている」でした
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Bà được ngưỡng mộ ở cánh hữu giống Eleanor Roosevelt được ngưỡng mộ ở cánh tả.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Ella era adorada de alguna forma por la Derecha, de la manera en que Eleanor Roosevelt lo era en la Izquierda.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.그녀는 보수진영에서 진보세력의 엘리너 루즈벨트처럼 사랑받는 사람이었습니다.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Można powiedzieć, że była uwielbiana przez prawicę tak jak Eleanor Roosevelt przez lewicę.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Nella destra la adoravano nel modo in cui la sinistra adorava Eleanor Roosevelt.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Parce que dans la droite on l'adorait comme Eleanor Roosevelt l'était dans la gauche.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Pravice ji obdivovala podobně, jako levice obdivovala Eleanor Rooseveltovou.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Sie war mehr oder weniger beliebt bei den Rechten, so wie es Eleanor Roosevelt bei den Linken war.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Ze werd aanbeden door rechts net zoals Eleanor Roosevelt werd door links.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Η Δεξιά τη θαύμαζε κατά κάποιο τρόπο με τον τρόπο που η Αριστερά θαύμαζε την Έλεανορ Ρούζβελτ.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.В каком-то смысле правые ее так же боготворили, как левые -- Элеанор Рузвельт.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.Тя е била някак обожавана от десните, както Елинър Рузвелт от левите.
Eleanor Roosevelt'in sol kesimde tutulması gibi, sağ cenahın hayran olduğu biriydi.היא הייתה מוערצת בימין כמו שאלינור רוזוולט הייתה בשמאל.