Her ikisi de ertesi gün BM savaş suçları mahkemesinin Lahey'deki tutukevine nakledildi.Both were transferred to the UN war crimes tribunal's detention unit in The Hague the next day.
Komünizm döneminde hastane, siyasi karşıtlar için tutukevi olarak kullanılmış.During communism, the hospital was also used as a detention center for political dissidents.
Bir savaş suçları zanlısı olan Seselj, Lahey mahkemesinin tutukevinde bulunuyor.Seselj, a war crimes indictee, is in The Hague tribunal's detention unit.
Bunlar, tutukevindeki tek zavaş suç zanlıları.They are the only Macedonian war crimes indictees.
Fransız devrimi sırasında iki yıl tutukevinde kaldı.Celui-ci leur fut confisqué pendant deux ans au cours de la Révolution française.
GMDC tutukevi kalanından sorunlu mahkûmları ayırmak için kullanılmıştır.Le CDGM était utilisé afin d’isoler les détenus à problème du reste du centre de détention.
24. Şubat 2010 tarihinde görülen davanın ardından Seki, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ne sevk edildi.وفي 24 فبراير 2010 عقب دعوة سيكى ، فقد تم نقلعا إلى سجن باكيركوى للنساء والاطفال.
Akabinde bir yıl daha Bobovdol kasabasında tutukevinde cezalandırıldı.Po metų sušaudytas Butyrkų kalėjime.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Det är brottslingen som attackerade fängelset.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Det er forbryderen, der angreb fængslet.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.El criminal que atacó el calabozo oeste está dentro.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.O criminoso que atacou a ala Oeste está preso lá dentro.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Ten, kto zaatakował zachodni areszt.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Vankilaan hyökännyt rikollinen on sisällä.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Ο εγκληματίας που επιτέθηκε στα κρατητήρια είναι μέσα.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Здесь преступник, напавший на тюрьму в западном крыле.