Ana içeriğe geç
Sözlük

tun ile cümle

tun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Antenin içinde tünemiş güvercinler vardı.היו יונים שקיננו בצלחת.
Antenin içinde tünemiş güvercinler vardı.كانت هناك طيور حمام معششة في الطبق.
Antenin içinde tünemiş güvercinler vardı.で、おそらく鳩のフンを掃除した後、
Arapça (Tunus)Arabă (Tunisia)
Arapça (Tunus)Arabčina (Tunisko)
Arapça (Tunus)Árabe (Túnez)
Arapça (Tunus)Árabe (Tunicia)
Arapça (Tunus)Árabe (Tunísia)
Arapça (Tunus)Arabe (Tunisie)
Arapça (Tunus)Arabisch (Tunesien)
Arapça (Tunus)Arabisch (Tunesië)
Arapça (Tunus)Arabiska (Tunisien)
Arapça (Tunus)Arabisk (Tunesien)
Arapça (Tunus)Arabo (Tunisia)
Arapça (Tunus)Arabski (Tunezja)
Arapça (Tunus)Arabsky (Tunisko)
Arapça (Tunus)arabština (Tunisko)
Arapça (Tunus)아랍어 (튀니지)
Arapça (Tunus)Αραβικά (Τυνησία)
Arapça (Tunus)Арабский (Тунис)
Arapça (Tunus)арабски (Тунис)
Arapça (Tunus)Арабски (Тунис)
Arapça (Tunus)Арабська (Туніс)
Arapça (Tunus)アラビア語 (チュニジア)
Arnavutluk ve Tunus gibi.Albania y Túnez.
Arnavutluk ve Tunus gibi.iPhoneは
Arnavutluk ve Tunus gibi.알바니아와 튜니시아의 격차만큼이나 큽니다
Arnavutluk ve Tunus gibi.lớn ngang khoảng cách giữa Vương quốc Anh và Hoa Kì và Albania và Tunisia.
Arnavutluk ve Tunus gibi.Албании и Туниса.
Arnavutluk ve Tunus gibi.לבין אלבניה וטוניסיה.
Arnavutluk ve Tunus gibi.وبين ألبانيا وتونس.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Alle Forgårdens Piller rundt omkring skal have Bånd af Sølv, Knager af Sølv og Fodstykker af Kobber.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Alle Säulen um den Hof her sollen silberne Querstäbe und silberne Haken und eherne Füße haben.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.A pitvar minden oszlopát ezüst átalkötõk vegyék körûl, horgaik ezüstbõl, talpaik pedig rézbõl legyenek.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Kaikissa pylväissä esipihan ympärillä olkoot koristepienat hopeata ja koukut hopeata, mutta jalustat vaskea.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.뜰 사면 모든 기둥의 가름대와 갈고리는 은이요 그 받침은 놋이며
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Všetky stĺpy dvora dookola budú pospájané striebrom; ich háky budú zo striebra a ich podstavce z medi.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Wszystkie słupy sieni w około otoczone będą srebrem; główki ich srebrne, a podstawki ich miedziane.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Всичките стълбове около двора да бъдат опасани със сребро; куките им да бъдат сребърни, а подложките им медни.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.כל עמודי החצר סביב מחשקים כסף וויהם כסף ואדניהם נחשת׃
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.لكل اعمدة الدار حواليها قضبان من فضة. رززها من فضة وقواعدها من نحاس.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.院 子 四 圍 一 切 的 柱 子 、 都 要 用 銀 杆 連 絡 . 柱 子 上 的 鉤 子 要 用 銀 作 . 帶 卯 的 座 要 用 銅 作
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.院子 四 圍 一切 的 柱子 、 都 要 用 銀杆 連絡 . 柱子 上 的 鉤子 要 用 銀作 . 帶卯 的 座 要 用 銅作
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.Din cea europeană şi nord-africană - bluefinul estic - se pescuiesc cantităţi uriaşe:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.유럽과 북 아프리카에서는 잡히는 참다랑어는 심각한 수준으로
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.La población europea y norafricana, el atún rojo oriental, se pesca a niveles tremendos:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.La population européenne et nord-africaine - le thon rouge oriental -- est pêché en quantités monumentales :
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.האוכלוסייה האירופית והצפון אפריקנית -- היא הטונה המזרחית -- שם הדייג בכמויות עצומות:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.بينما يتم اصطياد التونة زرقاء الزعانف بمستويات هائلة في التجمعات الأوروبية وشمال أفريقيا
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.とんでもないレベルで 約5万トンが この十年 ほぼ毎年 水揚げされてきました
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.a jeho nohy boly podobné mosadzi, jako rozžeravenej v peci, a jeho hlas bol ako hlas mnohých vôd.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.A nogi jego podobne mosiądzowi, jakoby w piecu rozpalone, a głos jego jako głos wielu wód.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.chơn như đồng sáng đã luyện trong lò lửa , và tiếng như tiếng nước_lớn .
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.chơn như đồng sáng đã luyện trong lò lửa, và tiếng như tiếng nước lớn.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.in noge njegove podobne svetlemu bronu, kakor v peči razbeljenemu, in glas njegov kakor glas mnogih voda;
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.kaki-Nya berpijar seperti tembaga yang dibakar. Suara-Nya seperti deru air terjun yang besar
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.그의 발은 풀무에 단련한 빛난 주석 같고 그의 음성은 많은 물소리와 같으며
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.Nohy pak jeho podobné mosazi, jako v peci hořící; a hlas jeho jako hlas vod mnohých.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.og hans Fødder lignede skinnende Malm, når det gløder i Ovnen; og hans Røst var som mange Vandes Lyd;
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.picioarele Lui erau ca arama aprinsă, şi arsă într-un cuptor; şi glasul Lui era ca vuietul unor ape mari.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod