Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.Zeptal se mě, zda bych chtěla udělat rozhovor s Rudými Brigádami.
Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.Με ρώτησε αν ήθελα να πάρω συνέντευξη από τις Ερυθρές Ταξιαρχίες.
Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.Він запитав, чи не хотіла б я провести інтерв'ю з Червоними бригадами.
Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.Он спросил, не хочу ли я провести интервью с Красными бригадами.
Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.Той ме попита дали искам да интервюирам Червените бригади.
Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.הוא שאל אותי אם אני מעוניינת לראיין את הבריגדות האדומות.
Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.سألني إذا كنت أود أن أتقابل مع جماعة الألوية الحمراء .
Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu.覚えている人もいるでしょう
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.For den ydelse fik "Den Røde Brigade" faktisk en betaling hvilket gik til at støtte organisationen.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Per quel servizio le Brigate Rosse venivano pagate e i soldi andavano a finanziare l'organizzazione.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Pour ce service, les Brigades Rouges touchaient une commission qui finançait leur organisation.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za tę usługę Czerwone Brygday pobierały opłatę, z której finansowano organizację.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za túto službu Červené brigády dostávali poplatok, ktorý financoval ich organizáciu.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za tuto služby si nechávaly Rudé Brigády zaplatit, a ten poplatek sloužil k financování jejich organizace.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Οι Ερυθρές Ταξιαρχίες χρέωναν τέλη γι' αυτή την υπηρεσία, που χρηματοδοτούσαν κατόπιν την οργάνωσή τους.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.За ці послуги Червоні бригади отримували винагороду, яка йшла на забезпечення потреб організації.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.За эти услуги Красные бригады получали вознаграждение, которое шло на обеспечение нужд организации.
Bu kişi benim çocukluk arkadaşımdı. Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Ze was bij de Rode Brigades gegaan en werd een leider van de organisatie.
Fikir vermek için anlatıyorum: 1970'lerde, Kızıl Tugaylar'ın yıllık ciroları yedi milyon dolardı.Pre predstavu uvediem, źe v 70-tych rokoch bol ročný obrat Červených brigád sedem miliónov dolárov.
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadar1960年代から1980年半ばまで
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadar붉은 여단은 테러조직으로서,
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadarהבריגדות האדומות היו ארגון טרור מרקסיסטי
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadarجماعة الألوية الحمراء كانت إرهابية , منظمة ماركسية
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Ea intrase în Brigăzile Roşii şi devenise un lider al organizaţiei.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Ella se había unido a las Brigada Rojas y llegó a ser líder de la organización.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Elle avait rejoint les Brigades Rouges et était devenue une dirigeante de l'organisation.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Hun havde tilsluttet sig "Den Røde Brigade" og blevet en leder i organisationen.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.그녀는 붉은 여단에 가입했고 그 조직의 지도자가 되었습니다.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Přidala se k rudým Brigádám a stala se jedním z vůdců organizace.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Si era unita alle Brigate Rosse ed era diventata una leader dell'organizzazione.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Sie war den Roten Brigaden beigetreten und eine führende Persönlichkeit innerhalb der Organisation geworden.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Vstúpila do Červených brigád a stala sa šéfkou organizácie.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Wstąpiła do Czerwonych Brygad i została liderką ugrupowania.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Είχε γίνει μέλος των Ερυθρών Ταξιαρχιών και εξελίχθηκε σε ηγετικό στέλεχος της οργάνωσης.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Вона приєдналася до Червоних бригад і стала лідером організації.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Она вступила в Красные бригады и стала лидером этой организации.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Тя беше член на Червените бригади и беше станала лидер на организацията.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.היא הצטרפה לבריגדות והפכה למנהיגה בארגון.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.وقد إنضمت إلي جماعة الألوية الحمراء وأصبحت قائدة في المجموعة .
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.組織のリーダーになったのです 当然ながら 私はそのことを
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.그가 붉은 여단의 요원으로서
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.היתה כאשר היה חבר בבריגדות האדומות
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.كانت عندما كان عضو مع جماعة الألوية الحمراء
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.毎年 夏にはレバノンから船で
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Brigăzile Roşii nu vorbeau cu nimeni, nici măcar cu avocaţii lor.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.붉은 여단은 그 누구와도 이야기하지 않았습니다. 심지어 변호사들도 마찬가지였죠.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.le Brigate Rosse non parlavano mai con nessuno, nemmeno con i loro avvocati.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.les Brigades Rouges ne parlaient jamais à personne, pas même à leurs avocats.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Красные бригады никогда ни с кем не заговаривали, даже со своими адвокатами.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Червените бригади никога не говореха с никого, дори с техните адвокати.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Червоні бригади ніколи ні з ким не розмовляли, навіть із своїми адвокатами.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.הבריגדות האדומות לעולם לא דיברו עם איש, אפילו לא עם עורכי דינם.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.جماعة الألوية الحمراء لم تتحدث مع أي شخص , ولا حتي مع محاموهم .
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.彼らは公判中黙って座り
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.조직의 운영 자금으로 유입된 것입니다.
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.שהופנה למימון הארגון שלהם.
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.الذي بدوره يذهب لتمويل منظمتهم .
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.私は訓練された経済学者なので
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Een keer interviewde ik bijvoorbeeld een part-timer van de Rode Brigades. Hij was een psychiater.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Einmal führte ich zum Beispiel ein Interview mit diesem Teilzeitbeschäftigten der Roten Brigaden.