Bir hayli tropik görünüyor.تبدو الإستوائية أكيدةً هناك.
Buda doğu tropikal pasifik deniz manzarasının neden korunması gerektiğini daha da ön plana çıkarıyor.보호에 관심을 기울여야 하는 이유가 되는 이 지역을 통과하여 지나게 됩니다.
Buda doğu tropikal pasifik deniz manzarasının neden korunması gerektiğini daha da ön plana çıkarıyor.От того и такое количество разговоров о защите морских пейзажей в восточных тропиках Тихого океана.
Buda doğu tropikal pasifik deniz manzarasının neden korunması gerektiğini daha da ön plana çıkarıyor.מינים רבים עוברים באזור הזה, וזו הסיבה שניתנה תשומת לב רבה לשימור
Buda doğu tropikal pasifik deniz manzarasının neden korunması gerektiğini daha da ön plana çıkarıyor.ولهذا السبب هناك الكثير من الإهتمام للمحافظة على البيئة البحرية الاستوائية الشرقية
Buda doğu tropikal pasifik deniz manzarasının neden korunması gerektiğini daha da ön plana çıkarıyor.東太平洋熱帯海域は 保護の関心が高まっています コンサベーション・インターナショナルが
Bu, mercan halkası adaların kızgın tropik güneşi altında yaşayan birçok albinonun genetik kaderi olabilir.Тропическое солнце в зоне, где в основном живут куна, особенно вредоносно для альбиносов сообщества:
Bunun gibi tropikal ormanlarda yetişirler.여기같은 열대밀림에도 존재하고
Bunun gibi tropikal ormanlarda yetişirler.הם גדלים ביערות טרופיים כמו זה
Bunun gibi tropikal ormanlarda yetişirler.تنمو في الغابات المدارية مثل هذه
Bunun gibi tropikal ormanlarda yetişirler.ワシントン州の温暖な温帯雨林でも見つかっています
Bu sıcaklık farkı genişler polis ve tropik hala arasında daha fazlalas capas de hielo y los glaciares comienzan a construir el enfriamiento de las regiones polares aún más
Bu sıcaklık farkı genişler polis ve tropik hala arasında daha fazla이 온도 차이를 widens 경찰과 열대 여전히 사이 추가
Bu sıcaklık farkı genişler polis ve tropik hala arasında daha fazlaקירור אזורי הקוטב עוד יותר זה מרחיב את ההבדל בטמפרטורת בין המשטרה לבין הטרופיים עדיין
Bu sıcaklık farkı genişler polis ve tropik hala arasında daha fazlaهذا يوسع الفرق في درجة الحرارة بين الشرطة والمناطق الاستوائية التي لا تزال مزيد
Bu sıcaklık farkı genişler polis ve tropik hala arasında daha fazlaさらに 構築プロセスで浮き浮きした もうパラシュートコンピュータ
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Aceasta e o întâlnire incredibilă cu o pisică de mare.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."C'est une rencontre incroyable avec une raie manta.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Das ist eine unglaubliche Begegnung mit einem Manta.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma. Dilim tutuldu."가오리와의 믿을 수 없는 조우였어. 압권이야.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma. Dilim tutuldu."זהו מפגש מדהים עם תריסנית. אני חסר מילים.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma. Dilim tutuldu." هذا لقاء رائع مع مانتا. أنا لا أستطيع التحدّث.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma. Dilim tutuldu.「目と鼻の先だったよ もう一回潜ってこよう」
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Dit is een ongelooflijke ontmoeting met een manta.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma.Encendamos las luces por favor (Aplausos)
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."E' un incredibile incontro con una manta.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Mội cuộc hội ngộ phi thường với nàng cá đuối.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Pertemuan dengan manta yang luar biasa.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."To jest niesamowite spotkanie z mantą.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Това е невероятен сблъсък с Манта.
"Bu tropik balıkla inanılmaz bir karşılaşma."Это потрясающий опыт с морским дьяволом.
Cam tabanlı teknelerle tura çıkan turistler, tropik denizin 45 metre altında150フィートの熱帯の海を通して 見ることでしょう
Cam tabanlı teknelerle tura çıkan turistler, tropik denizin 45 metre altında여행자들은 유리 바닥으로 된 보트를 타고 침수된 마이애미의 고층건물을 구경하게 되겠지요.
Cam tabanlı teknelerle tura çıkan turistler, tropik denizin 45 metre altında Miami kulelerini görebilecekler.Turisté v loďkách s proskleným dnem si budou prohlížet zatopené věže Miami přes 150 stop (50 m) tropické vody.
Cam tabanlı teknelerle tura çıkan turistler, tropik denizin 45 metre altında Miami kulelerini görebilecekler.Turiştii în bărci cu fundul de sticlă ar vedea turnurile înecate din Miami sub 150 de metri de ape tropicale.
Cam tabanlı teknelerle tura çıkan turistler, tropik denizin 45 metre altındaתיירים בסירות עם רצפת זכוכית יצפו במגדלים הטבועים של מיאמי
Cam tabanlı teknelerle tura çıkan turistler, tropik denizin 45 metre altındaالسياح الموجودين فى قوارب ذات قاعده زجاجية يمكنهم رؤية ابراج ولاية ميامى الغارقة
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.Aloittelin Chesapeakenlahdella talvisukelluksella, ja minusta tuli heti trooppinen ekologi.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.저는 체사피크 만(Chesapeake bay)에서 일을 시작했고 겨울에 잠수를 하러 다니다가 하룻밤만에 열대지방 생태학자가 되었죠.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.Tôi đã bắt đầu ở vịnh Chesapeake và lặn vào mùa đông và trở thành nhà sinh thái học nhiệt đới
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.Zaczynałem w Zatoce Chesapeake, gdzie nurkowałem zimą, aż postanowiłem zająć się ekologią tropikalną.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.Започнах в залива Чесапийк, ходех да се гмуркам през зимата и станах тропически еколог за една нощ.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.Начал в Чесапикском Заливе, продолжал нырять зимой и скоро стал экологом в тропиках
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.התחלתי במפרץ צ'ספיק: יצאתי לצלול בחורף, והפכתי בין-לילה לאקולוג טרופי.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.كانت بداياتي في خليج تشسبيك وذهبت للغوص في الشتاء وأصبحت خبيرا بالبيئة الإستوائية بين عشية وضحاها.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.冬の海に潜り そして一夜にして熱帯生態学者に鞍替えしました それはほんとうに楽しく
Çünkü son 12 yılda hiçbir tropik sert kereste ağacı fidanı büyümedi, çünkü iklimsel tetikleyiciler kayboldu.지난 12년 동안 열대수 묘목 중 단 한그루도 자라질 못했습니다 성장촉진제 역할을 하는 기후가 사라졌기 때문이죠
Çünkü son 12 yılda hiçbir tropik sert kereste ağacı fidanı büyümedi, çünkü iklimsel tetikleyiciler kayboldu.たった一本として熱帯に生息する堅木が育たなかったのです。 これも気候変動によるものでした。 種はすべて食べられてしまいますし。
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.C'est le pays le plus tropical au monde. Un marais sur l'équateur. Et c'est parti.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Đây là một đất nước nhiệt đới của thế giới. Một vùng đầm lầy của xích đạo.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Det är världens mest tropiska land, ett träsk på ekvatorn.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.E' il paese più tropicale del mondo. Una palude sull'equatore.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.É o país mais tropical do mundo.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Es el país más tropical en el mundo. Es una marisma en el ecuador.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Es ist das tropischste Land der Welt. Ein Sumpfland am Äquator.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Este cea mai tropicală țară a lumii. O mlaştină pe ecuator.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Ez a legtrópusibb ország a Földön. Egyenlítői lápvidék.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Het is het meest tropische land ter wereld. Een moeras op de evenaar.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Jest to najbardziej tropikalny kraj na świecie. Moczary na równiku.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.Je to najtropickejšia krajina na svete, Močiar na rovníku.