Ana içeriğe geç
Sözlük

trip ile cümle

trip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Ma salta fuori che il triptofano è stato trovato anche nel formaggio e nel cioccolato.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Mutta kävi ilmi, että tryptofaania sattuu olemaan myös juustossa ja suklaassa.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Nhưng hóa ra trytophan cũng có trong phô mai và chocolate.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Okazuje się jednak, że tryptofan znajduje się także w serze i czekoladzie.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Or il se trouve que le tryptophane est également présent dans le fromage et le chocolat.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Pero resulta ser que el triptófano también se encuentra en el queso y el chocolate.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Tryptofaan zit ook in kaas en chocolade. Tryptofaan zit ook in kaas en chocolade.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Βέβαια, απ' ό,τι φαίνεται η θρυπτοφάνη βρίσκεται, επίσης, στο τυρί και τη σοκολάτα.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.Но оказывается, триптофан также содержится в сыре и шоколаде.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.אבל מסתבר שטריפטופן נמצא במקרה גם בגבינה ושוקולד.
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.و لكن اتضح ان التربتوفان ايضا يتواجد في الجبن و الشوكولاتة
Ama ortaya çıkan şu ki, triptofan aynı zamanda peynirde ve çikolatada da bulunmakta.含まれていることが 分かったのです チーズやチョコレートが 意思決定に良い効果をもたらすと
- And she gave us the details about your Ankara trip.- Y ella nos dio detalles sobre su viaje Ankara.
- And she gave us the details about your Ankara trip.- Και μας έδωσε τις λεπτομέρειες σχετικά με το ταξίδι σας άγκυρα.
Baktığımız eser bir triptik, yani üç panonun üzerine yapılmış bir eser, kanatları açtığımızda--poniżej, widzimy tryptyk i kiedy skrzydła są otwarte
Batı Tripuratripura. kgmParafrance. kgm
Batı Tripuratripura. kgmPiuraarmenia. kgm
Batı Tripuratripura. kgmTiranaworld. kgm
Batı Tripuratripura. kgmTripura de l'Ouesttripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmTripuraindia. kgm
Batı Tripuratripura. kgmtripura.kgm
Batı Tripuratripura. kgmtripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmTripura Occidentaletripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmTripura Ocidentaltripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmTripura Oestetripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmVästra Tripuratripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmVesttripuratripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmWest-Tripuratripura.kgm
Batı Tripuratripura. kgmWest-Tripuratripura.kgm
Batı Tripuratripura. kgmZachodnia Tripuratripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmZápadná Tripuratripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmZápadní Tripuratripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmΔυτικό Τριπούραtripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmДжорджтаун
Batı Tripuratripura. kgmЗахідна Тріпураtripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmПараtripura. kgm
Batı Tripuratripura. kgmפארהsouthamerica. kgm
Batı Tripuratripura. kgmتريبورا الغربيةtripura. kgm
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Abbiamo dato ad alcune persone questa bevanda disgustosa che ha influenzato i loro livelli di triptofano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Am dat subiecților această băutură cu gust oribil care le-a controlat nivelul de triptofan.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Annoimme ihmisille hirveältä maistuvaa juomaa, joka vaikutti heidän tryptofaanitasoihinsa.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Chúng tôi cho người ta món đồ uống kinh khủng ảnh hưởng đến mức trytophan của họ.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Dali jsme lidem tento příšerný nápoj, který u nich ovlivnil hladinu tryptofanu.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Ezzel a borzalmas ízű turmixal itattuk az embereket, ami hatással volt a triptofán szintjükre.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.저희는 사람들한테 맛없는 음료를 줬고 그게 트립토판의 양을 조절했을 뿐입니다.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Le dimos a la gente esta bebida con sabor horrible y afectaba sus niveles de triptófano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Nous avons donné cette boisson affreuse aux sujets qui a affecté leurs niveaux de tryptophane.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Podawaliśmy badanym ten ohydny napój, który wpływał na poziom tryptofanu w ich organizmach.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wij gaven mensen een walgelijk drankje dat hun tryptofaanniveau beïnvloedde.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wir gaben Personen dieses grauenhaft schmeckende Getränk, das ihren Tryptophanspiegel beeinflusst hat.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Εμείς απλά δώσαμε ένα αηδιαστικό ποτό που επηρέασε τα επίπεδα θρυπτοφάνης.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Мы давали людям этот ужасный на вкус напиток, что влияло на их уровень триптофана.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.נתנו לאנשים משקה בטעם נורא שהשפיע על רמות הטריפטופן שלהם.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.فقط اعطينا الناس هذا الشراب كريه الطعم و الذي اثر على مستوى التربتوفان لديهم
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.ひどい味のドリンクを 飲ませただけですから しかし トリプトファンは チーズやチョコレートにも
Bu amino asit triptofan.Aminoacidul numit triptofan.
Bu amino asit triptofan.Das ist die Aminosäure Tryptophan.
Bu amino asit triptofan.Đây là amino acid trytophan.
Bu amino asit triptofan.È l'amminoacido triptofano.
Bu amino asit triptofan.Es el aminoácido triptófano.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod