Şu anki borç limiti 15.2 trilyon dolar seviyesindedir.The current debt limit stands at $15.2 trillion.
Rezonatör yaklaşık 10 trilyon atom içeriyordu.The resonator comprises about 10 trillion atoms.
İzleyicinin alabileceği bir trilyondan fazla olası yol vardır.There are over one trillion possible paths the viewer can take.
Dünyanın toplam gerçek ve nominal değer Ar-Ge harcaması 2010'da yaklaşık bir trilyon dolardı. ^The world's total nominal R&D spending was approximately one trillion dollars in 2010.
2011 yılı itibarıyla, yerel yönetimlere 14 trilyon Yuan kredi sağladığı tahmin edilmektedir.It is estimated that, as of 2011, 14 trillion Yuan in loans were outstanding to local governments.
2013 yılı sonunda Çin'in küresel ticareti 4.16 trilyon Amerikan dolarını aştı.China's global trade exceeded $4.16 trillion at the end of 2013.
Kazakistan'ın kanıtlanmış doğal gaz rezervi 85 trilyon kübik feet olmaktadır (2013).Kazakhstan’s proven reserves of natural gas are 85 trillion cubic feet.
Dünya çapında, yalnızca rüşvetin yıllık 1 trilyon ABD dolarını kapsadığı tahmin edilmektedir.Worldwide, bribery alone is estimated to involve over 1 trillion US dollars annually.
Bir trilyon ise 1000 × 10003 = 1012'dir ve böyle devam eder.Thus, a billion is 1000 × 10002 = 109; a trillion is 1000 × 10003 = 1012; and so forth.
Kümedeki madde, Güneş'in kütlesinin 500 trilyon katıdır.The estimated mass of the cluster is 500 trillion solar masses.
1 trilyon (1012) civarında 1 parçanın doğruluğu için g ölçümü gereklidir.This required measuring g to an accuracy of around 1 part in 1 trillion (1012).
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.This is part of cybercrime which is a $2-trillion-a-year discontinuity in the global economy.
Yılda iki trilyon dolar.Two trillion a year.
Enerji dünya çapında 6 trilyon dolarlık bir pazar.Energy's a six-trillion-dollar business worldwide.
Yüzlerce hata trilyonlarca bize her gün ve bizi olun.Hundreds of trillions of bugs are with us every day and they make us us.
Son iki sene boyunca, servetimizden toplam 13 trilyon dolar uçup gitti.Thirteen trillion dollars in wealth has evaporated over the course of the last two years.
Biz 100 trilyon hücreden oluşuyoruz.We're made up of 100 trillion cells.
Durun 100 trilyonu milyar cinsinden yeniden yazayım.Let me rewrite 100 trillion in billions.
100 trilyon, 100.000 milyar hücre cinsinden yazılabilir.100 trillion can be rewritten as 100,000 billion cells.
Sanayide kurtarılacak diğer bir yarım trilyon dolar daha var.But industry as a whole has another half-trillion dollars of energy still to save.
Her biriniz o 5 trilyon doların bir parçasına sahipsiniz.Each of you owns a piece of that $5 trillion prize.
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.So now my country is 15 trillion dollars in debt.
Dünyanın ortaklaşa projelere harcayacak bir yılda bir trilyon saatten fazla zamanı var.The world has over a trillion hours a year of free time to commit to shared projects.
Bir yılda bu işler için kullanılabilecek bir trilyon saat var.There are a trillion hours a year of participatory value up for grabs.
Bir senede bir trilyon saat var.We've got this trillion hours a year.
Beynimizde bir milyar hücre ve on trilyon bağlantı bulunuyor.We have a billion cells in our brains, with ten trillion connections.
Dünya'nın toplam 1.2 trilyon rezervesi ise ancak 45 yıl dayanabilir.The whole world, at 1.2 trillion estimated reserves, only gives us about 45 years.
1, 2, 3, 4, 5 ve 6 yıl içinde bir trilyon katına çıkmıştır.It had gone up a trillion fold in the span of one, two, three, four, five, or was that six years.
Trilyonlarca var.And you've got trillions of them.
Bu insanlar ekonomiye katılacak olan onlarca trilyon doları temsil ediyorlar.These people represent tens of trillions of dollars injected into the global economy.
Örneğin, sadece Hindistan'da, bir trilyon dolarlık gayrimenkul sermayelendirilmemiş durumda.For example, a trillion dollars of real estate remains uncapitalized in India alone.
Trilyon dolarlık canlandırma paketi deniyor.It's called the trillion-dollar stimulus package.
Bu da 1 trilyon Dolar daha. Toplam 8 Trilyon Dolar.That\'92s another trillion dollars -- that\'92s $8 trillion.\
Eğer Başkan tekrar seçilirse, ulusal borcumuz 20 trilyon Dolar'ı bulacak.If the president were reelected, we\'92d go to almost $20 trillion of national debt.
19 trilyon dolar harcamamız gereken rakam.19 trillion dollars is what we're going to have to spend.
Bugün, 7 trilyona yakınızToday, we're nearing 7 billion people.
Bu rakam, 2050 ile birlikte bir trilyon doların hayli üzerinde olacak.It will be well over a trillion dollars by 2050.
10 trilyonla 70 trilyon arasında bir şey.Somewhere between 10 trillion to 70 trillion cells in his body.
Bir trilyonun nasıl göründüğünü biliyor musunuz?Do you even know how a trillion looks?
Ve bizim bütçe açığımızı neredeyse 4 trilyon Dolar azaltabilecek gerçekçi bir vergi artışı yoktur.And there's no realistic tax increase that could lower our deficits by almost $4 trillion.
İnternet yaklaşık 100 trilyon linke sahiptir, ama bir yetişkinin beyni 300 trilyon linke sahiptir.Well, the Internet has over a 100 trillion links, and an adult's brain has 300 trillion links.
Onlar için yapılan reklamlara trilyonlarca dolar harcanıyor. Bu, büyün bir iş.Ads are up to trillion dollars every year that's a big business
Dedi ki, "Bir trilyonda kaç tane sıfır vardır?He says, "How many zeros in a trillion?
İnsan beyni 100 trilyon sinir hücresi ile bu hücreler arasında 100 trilyon bağlantı içerirEach neuron is relatively simple compared to the whole brain, and again there's no central control.
Duyabileceğiniz en yüksek ses bundan bir trilyon kat daha güçlü.The loudest sound you can hear is a trillion times more powerful than that.
Biz yaklaşık 100 trilyon ya da biraz daha vermek veya almak.We have about 100 trillion or a little bit more, give or take.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Trillions are born here, but only a few make it to adulthood.
Bu neredeyse bir trilyon dolar.That's an eyelash under a trillion dollars.
Şu an güvenle söyleyebilirim ki, bu odadaki tek trilyoner benim.I think I can safely say that I'm the only trillionaire in this room.
Ve bu fatura 10 trilyon dolar.And it's 10 triliion dollars.
İnsana dilini ısırttıran bir rakam: 1.5 trilyon dolar.And it is a staggering 1.5 trillion dollars.
Milyar dolar değil, trilyon dolar.It is trillions, it's not billions.
Sonra öldüler... ...ve trilyonlarcası bu uçurumların diplerine yığıldı.They died, and fell, in their trillions, to the bottom of the rifts.
Raporlara göre, yalnızca bir hükümetin 32 trilyon kağıt varlık bastığı ortaya çıkmıştır.It has been reported that 32 trillion of paper assets were printed by one government alone.
1989'da ulusun borç,... ...3 trilyon dolardan az olduğunda tekrar yükseldi.It went up back in 1989 when the nation's debt was less than 3 trillion dollars.
Sadece hücrelerden oluşuyoruz, yaklaşık 100 trilyon tanesinden.We're just made of cells, about 100 trillion of them.
206-2007 bütçesi 2.5 trilyon şilinlik bir gelir öngörüyor.In the 2006-2007 budget, expected revenue: 2.5 trillion shillings.
1.9 trilyon.1.9 trillion.
Elden-boğaza-- 2.6 trilyon.Hand-to-mouth is 2.6 trillion.
Ve dünyadaki tüm web sayfaları arasında 55 trilyon bağlantı var.And there's 55 trillion links between all the Web pages of the world.