Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Doch diese Kinder sind die Kinder, die Kürbisbeete auf den Dächer der Züge anlegen.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.그런데 이 아이들이 기차역 옥상에 호박을 심어버렸어요.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Maar die jongeren planten nu pompoenen boven op treinen.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Mais ces jeunes sont des jeunes qui mettent maintenant des carrés de citrouilles sur les toits des trains.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Ma questi ragazzi sono i ragazzi che piantano orti di zucche sui treni.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Mas aqueles miúdos são os miúdos que estão agora a plantar carreiros de abóboras no cimo dos comboios.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Nhưng bọn trẻ kia là những đứa trẻ hiện đang đặt những cánh đòng bí ngô lên nóc của những đoàn tàu.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Te dzieci teraz sadzą dynie na pociągach.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Ti otroci sedaj dajejo zasaditve z bučami na strehe vlakov.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Αλλά εκείνα τα παιδιά είναι τα παιδιά που τώρα τοποθετούν κομμάτια κολοκύθας πάνω σε τρένα.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Но тези децата са деца, които сега слагат тиквени растения върху влакове.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Эти ребята размещают кусочки земли, засаженные тыквами, на крышах поездов.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.אבל אלו הילדים שמתקינים עכשיו ערוגות של דלועים על גגות של רכבות.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.لكن أولئك الأطفال هم أطفال يضعون بقع اليقطين على القطارات.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.パンプキン・パッチをつけたり お金持ちのためには鯉の養殖池を作ったよ
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Apoi criminalii au început să jefuiască trenuri.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Aztán a bűnözők nekiálltak vonatokat rabolni.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Daarna gingen criminelen treinen beroven.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Dann überfielen Räuber Züge.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Et puis les criminels sont passés aux attaques de trains.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.이제 범죄자들은 기차를 탈취하기도 합니다.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Luego los criminales pasaron a robar trenes.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Na altura, os criminosos procuravam roubar comboios.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Pak se zločinci přesunuli k vykrádání vlaků.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Poi i criminali sono passati all'assalto dei treni.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Potem zaczęły się napady na pociągi.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Potom kriminálnici začali prepadávať vlaky.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Sau đó tội phạm lại chuyển sang cướp xe lửa.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Έπειτα οι εγκληματίες στράφηκαν στις ληστείες τρένων.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Вони нападали на поїзди і грабували їх.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Позже преступники принялись за ограбления поездов.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.След това престъпниците започнаха да обират влакове.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.אחר-כך הפושעים עברו לשוד רכבות.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.ثم انتقل المجرمون لسرقة القطارات.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.一度に200人の乗客から強奪可能になりました すごいイノベーションです
Biz İsviçre'liler çikolatamız ve peynirimiz ile meşhuruz. Trenlerimiz zamanında hareket eder.우리 스위스는 초콜릿과 치즈로 아주 유명하죠. 우리 기차들은 시간표대로 움직이고요.
Biz İsviçre'liler çikolatamız ve peynirimiz ile meşhuruz. Trenlerimiz zamanında hareket eder.نحن السويسريون مشهورون بالشوكولاتة والجبن. قطاراتنا منضبطة في مواعيدها
Biz İsviçre'liler çikolatamız ve peynirimiz ile meşhuruz. Trenlerimiz zamanında hareket eder.スイス人は 物事がきちんとしているのが 好きですからね
Dünya savaşı sırasında, Alman trenlerini raydan çıkarmaya çalışırlardı.세계 2차대전때 탈선한 독일 열차도 있었죠
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Als je in India met de trein reist zie je mensen luisteren naar de radio, ook uit hun mobiele telefoons.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Când călătoreşti în trenurile indiene, poţi vedea oameni care ascultă radio chiar de la telefoanele mobile.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.인도에서 기차를 타시면 심심찮게 사람들이 라디오를 듣는 걸 보실 수 있어요. 핸드폰으로 듣기도 하죠.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.látni, ahogy az emberek hallgatják a rádiót, de akár a mobiltelefonon is.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Nếu bạn đi trên tàu ở Ấn Độ, bạn có thể thấy mọi người nghe radio và thậm chí là từ điện thoại của họ.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Podróżując kolejami indyjskimi widzi się ludzi, którzy słuchają radia, niektórzy nawet z telefonów.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Se viaggiate sui treni indiani, potete vedere gente che ascolta la radio anche dai telefonini.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Se viajarem em comboios indianos, veem as pessoas a ouvir rádio mesmo através dos telemóveis.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Wenn Sie nämlich in Indien Zug fahren, sehen Sie Menschen, die Radio hören, sogar auf ihren Handys.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Ако патувате в Индийски влакове, ще видите хора които слушат радио дори и на мобилните си апарати.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.В поездах Индии люди часто слушают радио даже из мобильных телефонов.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.כאשר נוסעים ברכבות בהודו, ניתן לראות אנשים מאזינים לרדיו, אפילו מתוך הניידים שלהם.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.إذا سافرتم في القطارات في الهند, يمكنكم رؤية الناس يستمعون إلى الراديو و تعلمون, حتى من هواتفهم المحمولة.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.車内でラジオを聴く人をよく見かけます 携帯電話で聴く人もいます 当時私は13歳でした
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.Abbiamo libri, buffet e onde radio, future spose e giri sulle montagne russe.
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.Avem cărţi, bufete şi unde radio, mirese la nunți şi curse de carusel.
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.Chúng ta có sách, tiệc buffets, và sóng radio, đám cưới và trò chơi nhào lộn.
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.Kita punya buku, bufet, dan gelombang radio, mempelai wanita dan permainan roller-coaster.
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.우리는 책, 뷔페, 라디오 전파, 결혼하는 신부들과 롤러코스터를 가지고 있습니다.
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.Máme knihy, bufety a rádiové vlny, nevesty a horské dráhy.
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.Máme knihy, bufety, rádiové vlny, nevěsty a horské drány.