Ve A treni, B trenini geçmiş.A가 B를 지났습니다.
Ve A treni, B trenini geçmiş.И след това влак А е задминал влак В.
Ve şu trenin hızı, saniyede 80 metre.다른 이 남자는 초당 80미터로 움직입니다.
Ve şu trenin hızı, saniyede 80 metre.E esse cara está indo a 80 metros por segundo.
Ve şu trenin hızı, saniyede 80 metre.E questo tizio sta andando a 80 metri al secondo.
Ve şu trenin hızı, saniyede 80 metre.Ham her bevæger sig med 80 meter i sekundet.
Ve şu trenin hızı, saniyede 80 metre.А този човек се движи с 80 метра в секунда.
Ve şu trenin hızı, saniyede 80 metre.この状況では、この人は 80 メートル/秒です。
Yani biz sadece bu 4 trenin, bu süreler içinde ne kadar yol katettiklerine göre hızlarını bulmalıyız.우리는 이 시간동안 얼만큼 이동했는지에 근거해서 네 기차의 속도를 구해야 합니다
Yani biz sadece bu 4 trenin, bu süreler içinde ne kadar yol katettiklerine göre hızlarını bulmalıyız.Takže máme spočítat jaká byla rychlost všech těchto 4 vlaků na základě vzdálenosti, kterou ujeli za tuto dobu.
Yani, bu anlayışın treninde olduğun zaman, rahatlayabilirsin, her şeyinle. Hımm. S:Así que, cuando estás en el tren de este entendimiento, puedes relajarte del todo.
Yani, bu anlayışın treninde olduğun zaman, rahatlayabilirsin, her şeyinle. Hımm. S:Dus als je in de trein bent en dit begrijpt, dan kan je ontspannen.
Yani, bu anlayışın treninde olduğun zaman, rahatlayabilirsin, her şeyinle. Hımm. S:Так что, когда ты находишься в поезде этого Понимания, ты можешь расслабиться полностью.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Akan kuletakkan seekor mockingbird di sebuah kereta malam untuk dapatkan dengkur seorang lelaki tua.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Ich setze eine Spottdrossel in einen Spätzug, nur um einen alten Mann beim Schnarchen zu kriegen.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Ik zet een spotvogel in de nachttrein voor een oude snurker.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Je mettrais un oiseau moqueur dans un train de nuit juste pour prendre un vieil homme ronfler.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.밤 기차에도 흉내지빠귀를 보내서 나이든 아저씨의 코 고는 소리도 모을겁니다.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Metterò un tordo su un treno della notte per sentire un vecchio che russa.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Oponašalca bom dal na pozni vlak, samo da bom dobil starca, ki smrči.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.O să pun o pasăre cântătoare într-un tren târziu de noapte doar ca să prind sforăitul unui bătrân.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Pondré un sinsonte en un tren nocturno para pillar a un viejo roncando.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Posadím drozda na noční vlak, jenom abych zachytil chrapot staršího pána.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Tôi sẽ đặt một con chim nhại trên chuyến tàu đêm chỉ để thu âm tiếng ngáy của một ông già.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Wsadzę przedrzeźniacza do pociągu nocnego po to, żeby zdobyć dźwięk chrapiącego starca.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Чтобы записать храп старика, я бы пересмешника на ночной поезд посадил.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.Ще сложа един присмехулник в късния влак, само за да хвана хъркането на един старец.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.אני אשים ציפור חקיינית על רכבת לילה מאוחרת רק כדי לתפוס זקן נוחר.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.سأضع طير محاكي في قطار منتصف الليل لأسمع رجل مسن يشخر.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.別れた恋人が他の人に言う「おはよう」も
Yine, bu trenin hareketsiz olduğunu varsayarsak, sanıyorum bu varsayım çözüm için çok önemli. -Bem, de novo, se admitimos que esse trem está parado, e essa, eu acho, é o pressuposto que temos que fazer.
Yine, bu trenin hareketsiz olduğunu varsayarsak, sanıyorum bu varsayım çözüm için çok önemli. -Igen kan vi lege, at det her tog er stationært. Det kan hjælpe os lidt.
Yine, bu trenin hareketsiz olduğunu varsayarsak, sanıyorum bu varsayım çözüm için çok önemli. -음, 다시한번, 이 기차가 움직이지 않는다고 가정해봅시다. 이것은 우리가 만든 가장 중요한 가정입니다.
Yine, bu trenin hareketsiz olduğunu varsayarsak, sanıyorum bu varsayım çözüm için çok önemli. -相対速度を 求めます。