Franklin yurtdışı özellikle trekking gezi severdi.Franklin loved travelling abroad, particularly trekking.
"Mevzular arası trekking"."Mevzular arası trekking".
Curicó'nun çevresindeki nehirler trekking severler tarafından çok tutulur.The rivers around Curicó are excellent for trekking.
Efsane, yıllar boyu çok sayıda dağcı, motokrosçu, yamaç paraşütçüsü ve trekkingciyi cezbetti.The myth has attracted numerous mountaineers, dirt bikers, paragliders and hikers over the years.
Beş donanım seviyesinde sunulmaktadır; Drive, Drive Plus, Trekking, Precision ve HGT. [2]It is offered in five trim levels; Drive, Drive Plus, Trekking, Precision, and HGT.[3]
Piatra Craiului'de en yaygın aktivitelerden biri de trekkingdir.One of the most common activities in Piatra Craiului is trekking.
Yerel yönetimler tarafından trekking güzergahı olarak kullanılmaktadır.Die einheimische Bevölkerung wurde mit Hilfe von lokalen Stammesführern regiert.
Burada tırmanma ve trekking yapılabilir.On peut y pratiquer le rafting et le treck.
Burada tırmanma ve trekking yapılabilir.En los alrededores se puede practicar la escalada y el trekking.
Sultanlar Yolu üzerinden trekking yapan yürüyüşçüler ve bisiklet gezginleri gelmektedir.Hoy en día suelen llevarla ciclistas y excursionistas.
"Mevzular arası trekking".«Equilibrado torneo de Pre Intermedia».
Özellikle trekkingcilerin gözde mekânlarından biri haline geldi.Por eso, especialmente llegó a ser un lugar preferido para personas de la tercera edad.
Trekking, İngilizce trek kelimesi ve -ing ekinden üretilmiş bir kelimedir.O Brithenig é uma língua inventada, ou construída.
Burada tırmanma ve trekking yapılabilir.Możliwy jest trekking i wspinaczka.
Eğer bu aktivite kamplı olacaksa adı 'trekking' olur.Gdy tereny te zostały w pełni zgermanizowane ukształtowała się nazwa Treptow.
Burası doğal ve güzel bir kanyon, doğa fotoğrafçıları için trekking sporcuları için aranan bir mekandır.Detta var och är en populär plats för järnvägsintresserade fotografer.
Özellikle trekkingcilerin gözde mekânlarından biri haline geldi.Yhtyeestä tuli erityisesti raggareiden suosikki.
Franklin yurtdışı özellikle trekking gezi severdi.1人旅好きで特に海外旅行が好き。
Birbirlerine yakın olan yaylalar, doğa yürüyüşü (trekking) yapmaya elverişlidir.실제 아일랜드어에서 Éire는 /ˈeːrʲə/로 발음되므로 실제로는 에려로 발음하는 것이 원음에 가까운 표기가 된다.
Franklin yurtdışı özellikle trekking gezi severdi.Od ostalih prostočasnih aktivnosti je imel zelo rad smučanje.