Ana içeriğe geç
Sözlük

tozlaşma ile cümle

tozlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen, kenardan çiçekleri deler, bitki tozlaşmadan nektarı alır.It sometimes pierces flowers from the side, taking the nectar without pollinating the plant.
Bu da tozlaşmada önemli rol oynar.This plays a significant role in skiing.
Yediğimiz meyve ve sebzelerin üçte birinden fazlası için tozlaşmaya ihtiyaç duyarız.We depend on pollinators for over a third of the fruits and vegetables we eat.
Güherçile nedeniyle beyaz tozlaşmalar oluşmuştur.The effect of saltpetre is to leave a white efflorescence.
Bitkiler çapraz tozlaşma olmadan meyve verebilir, ancak çiçekler hoş kokuludur ve böcekleri çeker.Plants can set fruit without cross-pollination, but the flowers are fragrant and attract insects.
Bitkilerde döllenme işlemine tozlaşma denir.In plants, the fertilization process is referred to as pollination.
Yemek için nektar toplarlarken aynı zamanda bitkilerin tozlaşmasında da yardımcı olurlar.Mientras recogen el néctar, también ayudan en la polinización de las plantas.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.La polinización es llevada a cabo por insectos.
Bazen, kenardan çiçekleri deler, bitki tozlaşmadan nektarı alır.Algunas veces perfora las flores por un lado, tomando el néctar sin polinizar la planta.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.L'impollinazione avviene tramite insetti.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.Опыление происходит через насекомых.
Bazen, kenardan çiçekleri deler, bitki tozlaşmadan nektarı alır.Ibland penetrerar den blomman från sidan för att ta nektarn utan att pollinera växten.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.Pollinering sker med hjälp av insekter.
Tozlaşmaları genelde rüzgarla olur.Запилення зазвичай викликається вітром.
Bu da el ile tozlaşma yapılmasını gerekli kılabilmektedir.До цього експонату можна і потрібно торкатися руками.
İyi bir tozlaşma olursa çok iyi şekilde meyve verir.Рясно цвіте, якщо надати йому хороше освітлення.
Geceleri çiçeklerini açıp tozlaşmayı sağlar.Ten je na noc přichýlí a odplaší skřety.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.A beporzást rovarok végzik.
Tozlaşmaları genelde rüzgarla olur.Pölytys tapahtuu useimmiten tuulen avulla.
Bu da tozlaşmada önemli rol oynar.Nillä on tärkeä tehtävä myös solunjakautumisessa.
Çiçekler erdişidir, tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.Kukat ovat kaksineuvoisia, ja niitä pölyttävät hyönteiset.
Geceleri çiçeklerini açıp tozlaşmayı sağlar.Kukat aukeavat yöllä ja ovat lepakkopölytteisiä.
Tozlaşma rüzgar vasıtasıyla sağlanır.Kontroll av stabilitet i ro med vind.
Tozlaşmaları genelde rüzgarla olur.Selalu diganggu oleh angin.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.העלים נצרכים כמאכל על ידי חרקים.
Kırmızı ve beyaz çiçeğin tozlaşması sonucu pembe çiçek meydana gelir. ^Кръвопролитната война между Червената и Бялата роза завършва.
Tozlaşma rüzgar vasıtasıyla gerçekleşir.Опрашването се извършва от вятъра.
İyi bir tozlaşma olursa çok iyi şekilde meyve verir.При по-силно натоварване дава добра реколта.
Bu da tozlaşmada önemli rol oynar.Поради тази причина те играят ключова роля в сеитбообращението.
Tozlaşma rüzgar yoluyla olmaktadır.Oprašivanje se vrši putem vjetra.
Arıların yayılıp görünmesinden önce, çiçekler tozlaşmayı kın kanatlı böcekleri teşvik ederek sağlıyordu.Evoluirao je prije pojave pčela, a cvjetovi su se razvili radi poticanja polinacije kukcima.
Tozlaşmaları genelde rüzgarla olur.Oprašujejo se večinoma z vetrom.
Geceleri çiçeklerini açıp tozlaşmayı sağlar.Ponoči se stome odprejo in omogočijo izmenjavo plinov.
İyi bir tozlaşma olursa çok iyi şekilde meyve verir.Jei vaisius kietas, dar kurį laiką jį reikia nokinti.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.As pequenas coisas da vida, de que nos esquecemos às vezes, como a polinização, que tomamos por certa.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.De små sakerna i livet, som vi ibland glömmer bort, som pollinering, som vi bara tar för givet.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Hal-hal kecil dalam hidup, yang terkadang kita lupakan, seperti penyerbukan, yang kita abaikan.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.수분과 같이 우리가 잊고, 당연하게 받아들이는 생명의 작은 부분들이죠.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Las pequeñas cosas de la vida, de las que a veces nos olvidamos, y que damos por sentado como la polinización.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Le piccole cose della vita, di cui a volte ci dimentichiamo, come l'impollinazione, che diamo per scontata.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Lucrurile mărunte din viață, de care uităm uneori, pe care le luăm drept sigure, ca polenizarea.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Někdy zapomínáme na drobnosti v životě, jako je třeba opylování, které bereme jako samozřejmost.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Những điều nhỏ trong cuộc sống, đôi khi ta lãng quên, như sự thụ phấn, mà ta cứ cho là dĩ nhiên phải thế.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Niekedy zabúdame na malé veci v živote, ako napríklad opeľovanie, a považujeme ich za samozrejmosť.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Są w życiu małe rzeczy, o których czasem zapominamy, jak zapylanie - nie doceniamy ich.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Τα μικρά πράγματα στη ζωή, που καμιά φορά ξεχνάμε, όπως η επικονίαση, που θεωρούμε δεδομένη.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Дрібниці, про які ми іноді забуваємо, як-от запилення, яке ми приймаємо як належне.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Малките неща в живота, за които понякога забравяме, като опрашването, които приемаме за даденост.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.Мелочи, о которых мы нередко забываем, как опыление, которое кажется нам само собой разумеющимся.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.הדברים הקטנים בחיים, אלו שאנו לפעמים שוכחים, כמו האבקה, שאנו לוקחים כמובנת מאליה.
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.التي تحدث من حولنا اشياء نتناساها .. وننساها مثل التلقيح
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.果D生命中微小噶野 我地有时会晤记得, 譬如大家都知道噶授粉。
Hayattaki küçük şeyler, bazen unuttuklarımız, mesela tozlaşma, gayet doğal karşıladığımız.気にも留めない些細なこと 例えば受粉は当たり前のように考えがちです ハチ コウモリ ハチドリ 蝶々といった
Örneğin, tozlaşma esnasında.למשל בזמן ההאבקה.
Örneğin, tozlaşma esnasında.على سبيل المثال .. في فترة التلقيح
Örneğin, tozlaşma esnasında.수분(受粉) 작용처럼 말이죠.
Örneğin, tozlaşma esnasında.受粉は植物にとって重要な問題です
Yediğimiz meyve ve sebzelerin üçte birinden fazlası için tozlaşmaya ihtiyaç duyarız.우리는 식용하는 과일과 채소의 1/3 이상을 수분 매개자들에게 의존하고 있습니다.
Yediğimiz meyve ve sebzelerin üçte birinden fazlası için tozlaşmaya ihtiyaç duyarız.A beporzóknak köszönhetjük gyümölcseink és zöldségeink több, mint egyharmadát.
Yediğimiz meyve ve sebzelerin üçte birinden fazlası için tozlaşmaya ihtiyaç duyarız.Chúng ta phụ thuộc vào các tác nhân thụ phấn để có hơn một phần ba số trái cây và rau quả mà chúng ta ăn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod