Ana içeriğe geç
Sözlük

toy ile cümle

toy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Cách đây vài năm, sử gia Arnold Toynbee nói rằng thế giới trải qua một khủng hoảng tinh thần trầm trọng.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Enkele jaren geleden zei de historicus Arnold Toynbee dat de wereld een enorme spirituele crisis kende.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Historik Arnold Toynbee pred pár rokmi povedal, že svet sa zmieta v obrovskej duchovnej kríze.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Kilka lat temu, historyk Arnold Toynbee powiedział, że świat cierpi na olbrzymi kryzys duchowy.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.몇년전에, 역사가 아놀드 토인비는 말했습니다 세계가 커다란 정신적인 위기를 겪고 있노라고 말입니다.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Néhány éve Arnold Toynbee történész azt mondta, hogy a világ szellemi válságban szenved.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Pochi anni fa lo storico Arnold Toynbee affermava che il mondo fronteggia un'immensa crisi spirituale.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Πριν από λίγα χρονια ο ιστορικός Άρνολντ Τόινμπι είπε πως ο κόσμος έπασχε από μια τεράστια πνευματική κρίση.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Кілька років тому історик Арнольд Тойнбі сказав, що світ переживає глибоку духовну кризу.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Несколько лет назад историк Арнольд Тойнби заметил, что мир переживает глубокий духовный кризис.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Преди няколко години историкът Арнолд Тойнби (Arnold Toynbee), каза че света страда от огромна духовна криза.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.לפני מספר שנים, ההיסטוריון ארנולד טוינבי אמר שהעולם סובל ממשבר רוחני עצום.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.المؤرخ أرنولد توينبي, قبل عدة سنوات ذكر بأن العالم يعيش أزمة روحية شديدة.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.世界が精神的な危機に苦しんでいると言いました 経済的や社会的ではなく、精神的な、です
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,Eine Person geht zum Autohändler. Sie überlegt einen Toyota Yaris zu kaufen.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,En person går in i en bilaffär och funderar på att köpa denna Toyota Yaris.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,Iemand loopt een autozaak binnen, met het idee om deze Toyota Yaris te kopen.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,Jedna osoba przychodzi do salonu samochodowego i myśli nad zakupem tej Toyoty Yaris.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,어떤 사람이 주차장에 들어오면서, 도요타 야리스를 사는 것을 생각하고 있습니다.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,O persoană intră într-un parc de mașini, şi se gândeşte să cumpere o Toyota Yaris.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,Una persona camina hacia un aparcamiento, y están pensando en comprar esta Toyota Yaris.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,Une personne entre chez un concessionnaire, et elle songe à acheter cette Toyota Yaris.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,Един човек влиза в автокъща и мисли да купи тази "Тойота Ярис".
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,Человек заходит на авторынок и думает о том, чтобы купить Toyota Yaris.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,אדם נכנס למגרש מכוניות, והוא חושב על קנייה של טויוטה יאריס.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,شخص يسير في ساحة للسيارات ، وكانوا يفكرون في شراء سيارة تويوتا ياريس.
Bir kişi, Toyota Yaris almak niyetiyle araba galerisine gider,彼らはトヨタのYarisを買おうと考えます 彼らは「これは1ガロンで35マイル走る
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Am zărit printre cei neîncercaţi, am văzut printre tineri pe un băiat fără minte.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.a videl som medzi hlúpymi, rozoznal som medzi synmi mládenca bez rozumu,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Bèn thấy trong bọn kẻ ngu dốt, Giữa vòng người thiếu niên, có một gã trai trẻ không trí hiểu,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Bèn thấy trong bọn kẻ ngu_dốt , Giữa vòng người thiếu_niên , có một gã trai_trẻ không trí hiểu ,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.då såg jag bland de fåkunniga, jag blev varse bland de unga en yngling utan förstånd.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.ecco vidi fra gli inesperti, scorsi fra i giovani un dissennato
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.en zag, terwijl ik mijn ogen langs de onverstandigen liet gaan, een jongen die erg dom bezig was.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.És láték a bolondok között, eszembe vevék a fiak között egy bolond ifjat,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.I widziałem między prostakami, obaczyłem między synami młodzieńca głupiego,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.ja minä näin yksinkertaisten joukossa, havaitsin poikain seassa nuorukaisen, joka oli mieltä vailla.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.J`aperçus parmi les stupides, Je remarquai parmi les jeunes gens un garçon dépourvu de sens.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme."어리석은자 중에, 소년 중에 한 지혜 없는 자를 보았노라"
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Lalu kulihat banyak pemuda yang masih hijau; tetapi khusus kuperhatikan seorang yang bodoh di antaranya
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.og blandt de tankeløse så jeg en Yngling, en uden Vid blev jeg var blandt de unge;
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.og da så jeg blandt de uerfarne, jeg blev var blandt de unge en uforstandig gutt,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.sem videl med abotnimi, zazrl med sinovi brezumnega mladeniča,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.und sah unter den Unverständigen und ward gewahr unter den Kindern eines törichten Jünglings,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Viděl jsem mezi hloupými, spatřil jsem mezi mládeží mládence bláznivého.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.vi entre los ingenuos y observé entre los jóvenes a uno falto de entendimiento
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.vi entre os simples, divisei entre os jovens, um mancebo falto de juízo,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.και ειδον μεταξυ των αφρονων, παρετηρησα μεταξυ των νεανισκων, νεον ενδεη φρενων
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Видях между безумните, Съгледах между младежите, Един млад, безумен човек.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.и увидел среди неопытных, заметил между молодыми людьми неразумного юношу,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.וארא בפתאים אבינה בבנים נער חסר לב׃
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.فرايت بين الجهال لاحظت بين البنين غلاما عديم الفهم
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.見 愚 蒙 人 內 、 少 年 人 中 、 分 明 有 一 個 無 知 的 少 年 人
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.見 愚蒙 人 內 、 少年人 中 、 分明 有 一 個 無知 的 少年人
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.Anda bisa mendapatkan cula, tanduk -- bahkan bila Anda melihat lebih dekat, kuku jari.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.Bạn có sừng, gạc -- thậm chí, nếu nhìn kĩ, có những móng.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.Je kan een hoorn, een gewei krijgen -- als je goed kijkt zelfs gekloven hoeven.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.다양한 뿔을 나타낼 수 있고 자세히 보면 갈라진 발굽도 볼 수 있습니다.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.Możemy uzyskać rogi, poroża -- gdy się przyjrzeć z bliska, nawet racice.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.Môžete mať rohy, parožie, a ak sa pozriete bližšie, dokonca rozštiepené kopytá.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod