Ana içeriğe geç
Sözlük

totaliter ile cümle

totaliter kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ebeveynlik totaliterliği içerir.Parenthood involves totalitarianism.
Anne babalık totaliterlik içerir.Parenthood involves totalitarianism.
Romanya Avrupa'da şiddet kullanarak kendi totaliter hükümetini deviren tek komünist devlet olmuştur.Romania became the only communist state in Europe to overthrow its government with violence.
Bu yapıtta hayali bir totaliter yönetim şekli anlatılmaktadır.In this work a utopian form of government is described.
Sadece totaliter görüşlü kişiler yönetime katılabilir.Only those formally nominated can take part in the competition.
Totaliter tek partiler: Kapsayıcı bir ideolojiye dayanırlar.The radical acceptance of everything: living a focusing life.
Bu nedenle totaliter rejimin korunması için her şey yapılabilir.We ought to take every reasonable step possible to protect the American people.
Otoriterlik ya da Totaliteryenlik koyulabilir.Authoritarian or Totalitarian. Let me put Totalitarian.
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.One reviewer for a Roman Catholic newspaper called it "totalitarian."
Okuma, yazma ve aritmetiği zorunlu kılmak totaliterlik mi?Is it totalitarian to require reading, writing and arithmetic?
Totaliter rejimler için inşa edilmiş güzel yapıları sevmiyorum.I don't like beautiful buildings built for totalitarian regimes.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.In the 19th century, it was slavery. In the 20th century, it was totalitarianism.
Enver Hoca'nın Arnavutluk'u totaliter standartlarına göre bile aşırıydı.Even by totalitarian standards, Enver Hoxha's Albania was extreme.
İttihatçılar da onları totaliterlik (istibdat) ve irtica taraftarlığı ile suçlamışlardır.Dadurch gelangten die Witigonen in Gegnerschaft Wenzels und seiner Anhänger.
Orwell bunun yalnızca totaliter rejimlerde değil demokratik toplumlarda da olabileceğini düşünüyordu.Es gab sie nicht nur in totalitären Diktaturen, sondern auch in demokratischen Ländern.
Bu güçler, totaliter bir hükümet gibi harici olabilir.Ein solches UN-Mandat könne ein Schritt zu einer politischen Gesamtlösung sein.
Bu yapıtta hayali bir totaliter yönetim şekli anlatılmaktadır.Die Handlung spielt in einem imaginären faschistischen Staat.
Sadece totaliter görüşlü kişiler yönetime katılabilir.Seules des personnes physiques peuvent être gérants de la société.
Courtois, komünizm ile Nazizm'in çok az farklı totaliter sistemler olduğunu öne sürer.Courtois tacha al comunismo y nazismo de ser sistemas totalitarios algo distintos.
Sözcük sıfat hâlinde totaliter olarak kullanılır.El término técnico exacto es abujardado.
Arendt'in eserleri iktidar, politikanın özneleri, otorite ve totaliterlik ile ilgilidir.I lavori di Hannah Arendt riguardarono la natura del potere, la politica, l'autorità e il totalitarismo.
İttihatçılar da onları totaliterlik (istibdat) ve irtica taraftarlığı ile suçlamışlardır.Буньят поддержал их, и они стали одерживать верх.
(Print) (in English), London: Verso./ Birisi Totalitercilik mi Dedi?Оригинальный текст (англ.) …Do you know how Paranoid has actually got together?
Courtois, komünizm ile Nazizm'in çok az farklı totaliter sistemler olduğunu öne sürer.Courtois considera o comunismo e o nazismo sistemas totalitários ligeiramente diferentes.
(Print) (in English), London: Verso./ Birisi Totalitercilik mi Dedi?2001, Хтось сказав тоталітаризм?, London: Verso.
Totaliter rejim süreci başladı.Розпочався процес тотальної румунізації.
Bütünleşik devletler totaliterdir ve hükûmet veya devlet toplumun bütün yönlerini baskı altında tutar.Інтегральні держави тоталітарні — уряд або держава домінують у більшості або в усіх сферах суспільства.
Böylece tiranlığın ve totaliter bir yönetimin önüne geçilebilir.В такому випадку можна було б говорити про перехід від тоталітарного до авторитарного режиму.
Ruşizm - bir tür totaliter, faşist ideoloji,[1] faşizm ve Stalinizmin temel ilkelerinin bir sembiyozu .Рашизм — це різновид тоталітарної, фашистської ідеології,[1] симбіоз основних засад фашизму і сталінізму.
Courtois, komünizm ile Nazizm'in çok az farklı totaliter sistemler olduğunu öne sürer.Courtois consideră Comunismul și Nazismul nu foarte diferite ca sisteme totalitare.
Sadece totaliter görüşlü kişiler yönetime katılabilir.Az iterációk csak a folyamat résztvevőinek együttműködésével lehetségesek.
Courtois, komünizm ile Nazizm'in çok az farklı totaliter sistemler olduğunu öne sürer.Ο Κουρτουά θεωρεί ότι ο κομμουνισμός και ο ναζισμός είναι διαφορετικά αλλά συγκρίσιμα ολοκληρωτικά συστήματα.
Courtois, komünizm ile Nazizm'in çok az farklı totaliter sistemler olduğunu öne sürer.Courtois anser kommunismen og nazismen som svakt forskjellige totalitære systemer.
Arendt'in eserleri iktidar, politikanın özneleri, otorite ve totaliterlik ile ilgilidir.Arendts arbeider omhandler emner som makt, politikk, autoritet og totalitarisme.
Courtois, komünizm ile Nazizm'in çok az farklı totaliter sistemler olduğunu öne sürer.Courtois xem Đức Quốc xã và chủ nghĩa Cộng sản là 2 hệ thống toàn trị hơi khác nhau một chút.
Romanya Avrupa'da şiddet kullanarak kendi totaliter hükümetini deviren tek komünist devlet olmuştur.Romania là nước Đông Âu duy nhất lật đổ chế độ Xã hội chủ nghĩa của mình bằng bạo lực .
Kapalı ve totaliter bir toplum inşa etmektedir.全面的に道徳的・倫理的な社会の確立。
Courtois, komünizm ile Nazizm'in çok az farklı totaliter sistemler olduğunu öne sürer.Courtois认为共产主义与纳粹主义是略有不同的极权主义体系。
Romanya Avrupa'da şiddet kullanarak kendi totaliter hükümetini deviren tek komünist devlet olmuştur.Rumunjska je jedina istočnoeuropska država koja je nasilno srušila komunizam.
Bu nedenle totaliter rejimin korunması için her şey yapılabilir.Uľahčuje sa tým možnosť rozvoja všadeprítomnej moci totalitného štátu.
Otoriter iktidar biçimleri ve sıklıkla totaliter bir sistem.Majú nepravidelný, často mnohouholníkový tvar.
Sadece totaliter görüşlü kişiler yönetime katılabilir.Įstoti studijuoti gali tik ideologiškai patikimi asmenys.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.성 불평등이라는 것입니다. 19세기에 그것은 노예제도 였습니다. 20세기에 그것은 전체주의 였습니다.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.19世紀は奴隷制 20世紀は全体主義でした 私たちの時代に起因するものは
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.A 19. században ez a rabszolgaság volt. A 20. században a totalitarizmus.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.Au 19ème siècle c'était l'esclavage. Au 20ème siècle c'était le totalitarisme.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.En el siglo XIX fue la esclavitud. En el siglo XX fue el totalitarismo.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.Im 19. Jahrhundert war es die Sklaverei. Im 20. Jahrhundert waren es totalitäre Systeme.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.In de 19de eeuw was het slavernij. In de 20ste eeuw was het totalitarisme.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.În secolul al XIX-lea a fost sclavia. În secolul XX a fost totalitarismul.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.Nel 19esimo secolo è stata la schiavitù. Nel 20esimo secolo è stato il totalitarismo.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.Pada abad ke-19 tantangannya adalah perbudakan. Pada abad ke-20 tantangannya adalah totaliterisme.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.V 19. století to bylo otrokářství. V 20. století totalitarismus.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.W XIX w. było to niewolnictwo. W XX w. był to totalitaryzm.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.Τον 19ο αιώνα ήταν η δουλεία. Τον 20ο αιώνα ήταν ο ολοκληρωτισμός.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.В 19-м веке было рабство. В 20-м — тоталитаризм.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.През 19 век това беше робството. През 20 век беше тоталитаризмът.
Cinsiyet eşitsizliği 19. yüzyılda bu kölelikti, 20. yüzyılda totaliter yönetimler oldu.הוא אפליה מגדרית. במאה ה-19 זו הייתה עבדות. במאה ה--20 זו הייתה טוטאליטריות.
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Eén criticus voor een katholieke krant noemde het "totalitair".
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.Egy római katolikus lap újságírója "totalitáriusnak" nevezte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod