Ana içeriğe geç
Sözlük

torunu ile cümle

torunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Konstantin Maniakes'in oğlu ya da torunu olduğu rivayet edilir.Traditionally, he has been regarded as the son or grandson of Constantine Maniakes.
Vefat ettiğinde birçok torunu vardı.By the time of her death, she had many grandchildren.
17 tane de torunu var.She has twenty-seven grandchildren.
Hacı Ömer Sabancı’nın torunudur."Subhadrayuṭe Kumāran" സുഭദ്രയുടെ കുമാരൻ .
II. Katerina'nın torunu I. Aleksandr iktidara 1801 yılında, 24 yaşında gelmişti.Catherine's grandson, Alexander I, came to the throne in 1801 at the age of 24.
İki torununun da padişahlığını gördü.Three of his grandsons did as well.
Üç çocuğu, dokuz torunu ve dört büyük torunu vardı.She had three children, nine grandchildren and four great grandchildren.
Germanicus, Augustus'un torunu ve kendisine dokuz çocuk veren Yaşlı Agrippina ile evlenmiştir.Germanicus subsequently married Augustus' granddaughter Agrippina.
Standard Oil Company'nin kurucusu John D. Rockefeller'ın torunuydu.Her husband was Standard Oil co-founder John D. Rockefeller.
Saygın bir Kürt beyi olan Mir Bedirhan'ın torunu oluyormuş.And she comes from a line of a Kurdish leader, very revere Kurdish leader, called Mir Bedirhan.
Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.led by Kublai Khan, the grandson of Genghis Khan.
"Peki çocuğumun torunu ne olacak?"What if my child has a grand child?
Çünkü torununun büyüdüđüne bile tanýk olamadýn'Cause you ain't even get to witness your grand babies grow
Kendi öz torununa daha ne kadar zulüm edeceksin?How cold hearted do you have to be to your grandson?
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.My grandson was still asleep when we were being evicted.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.For this 102 year old woman, her ikigai was simply her great-great-great-granddaughter.
Torununun torununun torununu kucağında tutmanın nasıl bir his olduğunu sordum ona.And I asked her what it felt like to hold a great-great-great-granddaughter.
Torunu, buradaki Twin Cities'de (Minnesota) yaşıyor.Her grandson actually lives in the Twin Cities here.
Torunu Clinton, adını ABD başkanından almış.Her grandson, Clinton, is named after the president of the United States.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturThere's nothing for the grandkid if you don't save up.
Torunun yakışıklı bir adam tarafından takip ediliyordu.Your granddaughter was being followed by a handsome man.
Bir torunu var.The chairman has a grand-daughter.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.He was saying how it would be a waste to marry off his grand daugther to just anyone.
O senin torunun.He's your grandson.
Artýk sizin de bir erkek torununuz var.You have a grandson now.
Buraya sýrf torununa... ...bakýcýlýk yapmak için gelmedi.She didn't come just to nurse her grandson.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.I heard it was the granddaughter of Windy Media.
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?How did the meeting go with the chairman's granddaughter?
O zaman, Başkan Yoon'un torunuyla görüşmeye devam etmenin sebebi ne?Then, what's the reason to keep seeing President Yoon's granddaughter?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""Why did you name your granddaughter Jihad?
Aşağıda torunu tütün tarlasını bir katırla sürüyor olurdu.Down below, there was her grandson plowing the tobacco field with a mule.
Tabii ki, ben senin tek kız torununum.Of course, I'm your only granddaughter.
Torunum bana içki koymalı.My grandson-in-law should pour me a drink.
Dae Han Grup'un torunu Park Hae Young olarak... ...sesleniyorum.But as Daehan Group Park Dong Jae's grandson Park Hae Young. I am standing here as him today.
Torunum olarak yaşamak... ...senin için zor olmalı.It must have been hard, living as a descendent of my blood.
Kaçımızın çocuğu, torunu, yeğeni veya kuzeni var?How many of us have children or grandchildren, nieces, nephews?
Yada torunumun veya her neyse.Or my grandchild, or whatever it is.
Torununuzla olanlar için üzgünüm...I'm really sorry about what happened with your grand daughter.
Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.I settled the matter with your granddaughter myself.
15 torunumun çocuklarını hiç görmedim.Fifteen great-grandchildren whom I have never seen.
Oğlumun, İmparator'un torununu öldürmediğinden eminim.Upon my word, my son did not assassinate His Highness, the Emperor's grandson.
Kalpsiz oğlum İmparator'un torununu tehdit etti... ...ve onun korkup kaçmasına neden oldu.Because my heartless son threatened the Emperor's grandson, and made him forever roam in fear.
Lee Seol... ...İmparatorun torunu Lee Han'ın kızı ve gerçek bir prenses.Lee Seol... ...is truly the daughter of the Emperor's grandson, Lee Han, and a real princess.
Ama borcunu ödeyemiyorsun, Onun yerine torununu alabileceğimizi söyledin.Since you couldn't pay us, you said it's okay to take your granddaughter instead.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.And in 1759, he described to his grandson various things he was seeing.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Well it is the grandson of the Norden Mark 15 bombsight.
O zaman iki torunumuz vardı,By then we had two grandchildren,
Sizin enerjilerinizi canlandırmak için. Eloisa torununa ve size ihtiyacı var.Eloisa, granddaughter, you also need to reinvigorate your energies.
Bu benim torunum,<br /> Jang Man Ok.This is my grand-daughter, Jang Man Ok.
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?What? Do you know how hard it is for me to walk on eggshells around that grandson of mine?
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.The only survivor was his five year-old grandson.
Yoon Ji Hoo, Başkan Yoon Seok Young'un torunu mu demek istiyorsun?You mean Yoon JiHoo is the grandson of President Yoon SeokYoung?
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.He said to them, "Do you know Laban, the son of Nahor?" They said, "We know him."
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Caleb drove out the three sons of Anak: Sheshai, and Ahiman, and Talmai, the children of Anak.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.They gave Hebron to Caleb, as Moses had spoken: and he drove out there the three sons of Anak.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.He shall have neither son nor grandson among his people, nor any remaining where he lived.
‹‹Ama ey sen, onun torunu Belşassar, bunların hepsini bildiğin halde alçakgönüllülüğü benimsemedin.You, his son, Belshazzar, have not humbled your heart, though you knew all this,
Altybasarova'nın 8 öz çocuğu, 23 torunu ve 13 torun çocuğu vardı.Altybasarova had eight of her own children, 23 grandchildren, and 13 great-grandchildren.
Siz Bu Kitapları Okuyamazsınız Ama Torununuzun Torununun Torunu OkuyabilirYou Can't Read These Books, But Your Great-Great-Grandchildren Can · Global Voices
Torunu, Tito’nun izinden mi gidiyor?Following in Tito's footsteps?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod