Ana içeriğe geç
Sözlük

torunu ile cümle

torunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Com'è andato l'incontro con la nipote del presidente?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Comment était le rendez-vous avec la petite-fille du directeur ?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Cum a mers intalnirea cu nepoata presedintelui?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Cuộc gặp với cháu gái ngài chủ tịch thế nào ạ?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Hoe ging de ontmoeting met de voorzitters kleindochter?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?HUr gick mötet med ordförandens barnbarn?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Jak przebiegło spotkanie z wnuczką przewodniczącego?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Kako je bilo na srečanju z direktorjevo vnukinjo?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Wie war das Treffen mit der Enkelin d. Vorsitzenden/Präsidenten?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Πώς πήγε η συνάντηση με την εγγονή του προέδρου;
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Но как прошла встреча с внучкой председателя?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?איך הפגישה עם הנכדה של יושב הראש הלכה?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?كيف سار لقائك مع حفيدة الرئيس؟
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?まぁ
Yada torunumun veya her neyse.Hay cháu tôi, hay bất cứ điều gì.
Yada torunumun veya her neyse.혹은 손자나, 그 누군가에게?
Yada torunumun veya her neyse.Oder mein Enkelkind, oder was auch immer es ist.
Yada torunumun veya her neyse.Of mijn kleinkind, of wie dan ook.
Yada torunumun veya her neyse.O mi nieto/a, o lo que sea.
Yada torunumun veya her neyse.Ori a nepotului meu, sau ce-o fi.
Yada torunumun veya her neyse.O sulla vita di mio nipote.
Yada torunumun veya her neyse.Ou do meu neto, ou de quem for.
Yada torunumun veya her neyse.Ou mes petits-enfants, ou qui vous voulez.
Yada torunumun veya her neyse.Vagy az unokáméra, vagy bárkire.
Yada torunumun veya her neyse.Życie mojego wnuka, itd.
Yada torunumun veya her neyse.Ή του εγγονιού μου ή των υπολοίπων.
Yada torunumun veya her neyse.Або наших онуків, тут немає ніякої різниці.
Yada torunumun veya her neyse.Или моят внук, или който и да е.
Yada torunumun veya her neyse.Или наших внуков, тут нет никакой разницы.
Yada torunumun veya her neyse.או הנכד שלי, או מה שלא יהיה.
Yada torunumun veya her neyse.أو حفيدي، أو أي شيء .
Yada torunumun veya her neyse.人間の頭脳と心が一緒になって 世界中の人が結束するのです
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Då sade han till dem: »Kännen I Laban, Nahors son?» De svarade: »Ja.»
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Da spurgte han dem: "Kender I Laban, Nakors Søn?" De svarede: "Ja, ham kender vi godt."
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Disse loro: «Conoscete Làbano, figlio di Nacor?». Risposero: «Lo conosciamo»
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.El le -a zis: ,,Cunoaşteţi pe Laban, fiul lui Nahor?`` ,,Îl cunoaştem,`` i-au răspuns ei.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Él les preguntó: --¿Conocéis a Labán hijo de Nacor? Ellos le respondieron: --Sí, lo conocemos
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Er sprach zu ihnen: Kennt ihr auch Laban, den Sohn Nahors? Sie antworteten: Wir kennen ihn wohl.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.És monda nékik: Ismeritek-é Lábánt, a Nákhor fiát? s azok felelének: Ismerjük.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Hän kysyi heiltä: "Tunnetteko Laabanin, Naahorin pojan?" He vastasivat: "Tunnemme".
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Il leur dit: Connaissez-vous Laban, fils de Nachor? Ils répondirent: Nous le connaissons.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.In jih vpraša: Poznate li Labana, sina Nahorjevega? Oni reko: Poznamo.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.I řekl jim: Znáte-li Lábana, syna Náchorova? A oni řekli: Známe.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.I rzekł do nich Jakób: A znacie Labana, syna Nachorowego? odpowiedzieli: Znamy.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler."Kennen jullie daar iemand die Laban heet, de zoon van Nahor?" "Zeker kennen we die."
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.야곱이 그들에게 이르되 너희가 나홀의 손자 라반을 아느냐 그들이 가로되 아노라
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Người hỏi : Các anh có biết La-ban , con_trai Na-cô , chăng ? Ðáp rằng : Chúng_tôi biết .
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Người hỏi: Các anh có biết La-ban, con trai Na-cô, chăng? Ðáp rằng: Chúng tôi biết.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Perguntou-lhes mais: Conheceis a Labão, filho de Naor; Responderam: Conhecemos.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Så spurte han dem: Kjenner I Laban, sønn til Nakor? De svarte: Ja, vi kjenner ham.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Vtedy im povedal: Či znáte Lábana, syna Náchorovho? A povedali: Známe.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Yakub bertanya lagi, "Kenalkah kalian kepada Laban anak Nahor?" "Kenal," jawab mereka
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Και ειπε προς αυτους, Γνωριζετε Λαβαν τον υιον του Ναχωρ; οι δε ειπον, Γνωριζομεν.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.И рече им: Познавате ли Лавана, Нахоровия син? Отговориха: Познаваме.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Он сказал им: знаете ли вы Лавана, сына Нахорова? Они сказали: знаем.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.ויאמר להם הידעתם את לבן בן נחור ויאמרו ידענו׃
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.فقال لهم هل تعرفون لابان ابن ناحور. فقالوا نعرفه.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.他 問 他 們 說 、 拿 鶴 的 孫 子 拉 班 、 你 們 認 識 麼 . 他 們 說 、 我 們 認 識
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.他 問 他 們說 、 拿鶴 的 孫子 拉班 、 你 們認識麼 . 他 們說 、 我們認識
Yani Lee Seol'un, Dae Han Grup'un torunu... ...Park Hae Yeong'la nişanlandığını mı söylüyorsunuz?Λες ότι ο εγγονός του ομίλου Ντα Χαν Παρκ Χε Γιανκ είναι αρραβωνιασμένος με τη Λι Σεολ;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod