Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Ca-lép bèn đuổi đi ba con_trai của A-nác , là Sê-sai , A-hi-nam , và Tha-mai .
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.E Calebe expulsou dali os três filhos de Anaque: Sesai, Aimã e Talmai, descendentes de Anaque.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.És kiûzé onnan Káleb Anáknak három fiát: Sésait, Ahimánt és Tálmait, Anák gyermekeit.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.In Kaleb je izgnal odondod tri Enakove sinove: Sesaja, Ahimana in Talmaja, Enakove otroke.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.I vyhnal odtud Kálef tři syny Enakovy: Sesai a Achimana a Tolmai, rodinu Enakovu.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.I wypędził stamtąd Kaleb trzech synów Enakowych: Sesaja, i Ahymana, i Talmaja, syny Enakowe.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Ja Kaaleb karkoitti sieltä kolme anakilaista, Anakin jälkeläiset Seesain, Ahimanin ja Talmain,
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Kaleb verdreef de drie zonen van Enak en hun volken: Sesai, Ahiman en Talmai.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Keturunan Enak ialah orang Sesai, Ahiman dan Talmai. Kaleb mengusir mereka semuanya dari Hebron
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.갈렙이 거기서 아낙의 소생 곧 그 세 아들 세새와 아히만과 달매를 쫓아내었고
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Och Kaleb fördrev därifrån Anaks tre söner, Sesai, Ahiman och Talmai, Anaks avkomlingar.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Og Kaleb drev bort derfra de tre anakitter Sesai og Akiman og Talmai, efterkommere av Anak.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.og Kaleb drev de tre Anakiter bort derfra, Sjesjaj, Abiman og Talmaj, der nedstammede fra Anak.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Und Kaleb vertrieb von da die drei Söhne Enaks: Sesai, Ahiman und Thalmai, geboren von Enak,
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Y Caleb echó de allí a los tres hijos de Anac: a Sesai, a Ajimán y a Talmai, descendientes de Anac
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.И выгнал оттуда Халев трех сынов Енаковых: Шешая, Ахимана и Фалмая, детей Енаковых.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.И Халева изпъди от там тримата Енакови сина: Сесая, Ахимана и Талмая, Енакови чада.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.וירש משם כלב את שלושה בני הענק את ששי ואת אחימן ואת תלמי ילידי הענק׃
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.وطرد كالب من هناك بني عناق الثلاثة شيشاي واخيمان وتلماي اولاد عناق.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.迦 勒 就 從 那 裡 趕 出 亞 衲 族 的 三 個 族 長 、 就 是 示 篩 、 亞 希 幔 、 撻 買
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.迦勒 就 從那裡趕 出 亞衲族 的 三 個 族長 、 就是 示篩 、 亞希幔 、 撻買
Kalpsiz oğlum İmparator'un torununu tehdit etti... ...ve onun korkup kaçmasına neden oldu.Car mon fils est un sans cœur quiNa menacé le petit-fils de l'Empereur, et qui l'a fait errer dans la peur.
Kalpsiz oğlum İmparator'un torununu tehdit etti... ...ve onun korkup kaçmasına neden oldu.Mivel a szívtelen fiam megfenyegette a császár unokáját és örök menekülésre kényszerítette.
Kalpsiz oğlum İmparator'un torununu tehdit etti... ...ve onun korkup kaçmasına neden oldu.ابني عديم الجدوى جعل حفيد الامبراطور وجلالتك تفرون طيلة حياتكم
Kendi öz torununa daha ne kadar zulüm edeceksin?A quel point dois-tu te montrer sans cœur envers ton petit-fils ?
Kendi öz torununa daha ne kadar zulüm edeceksin?Mennyire akarsz még kegyetlen lenni az unokáddal?
Kendi öz torununa daha ne kadar zulüm edeceksin?Πόσο ακόμα πιο σκληρός θα γίνεις προς τον εγγονό σου;
Kendi öz torununa daha ne kadar zulüm edeceksin?لماذا يجب ان تكون بهده القسوة مع حفيدك؟
Kese, Kraliçe'nin kız torununa geçen bir yadigârdı.Το πουγκί ήταν ένα κειμήλιο που περνούσε στις γυναίκες απογόνους της Αυτοκρατορίας.
Kese, Kraliçe'nin kız torununa geçen bir yadigârdı.وكان ارثا تتناقله النساء جيلا بعد جيل.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.A minha filha nasceu no Chile, e a minha neta nasceu em Singapura, hoje o país mais saudável à face da Terra.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.A moje dcera, ta se narodila v Chile, a vnučka se narodila v Singapuru, dnes nejzdravějším státě na Zemi.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.그리고 제 딸은 칠레에서 태어났고 제 손녀딸은 싱가폴에서 태어났어요 싱가폴은 지구에서 가장 건강한 나라입니다.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.Mia figlia, invece, é nata in Cile, e la nipote a Singapore, oggi la nazione più sana al mondo.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.Moja córka urodziła się w Chile, a wnuczka w Singapurze - teraz najzdrowszym kraju na Ziemi.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.Moja dcéra, ona sa narodila v Čile, a vnučka v Singapúre, čo je v súčasnosti nazdravšia krajina na svete.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.Y mi hija, ella nació en Chile, y la nieta nació en Singapur, la nación más sana del planeta Tierra.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.А дочь родилась в Чили, а внучка - в Сингапуре, самой здоровой стране на Земле.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.І моя дочка народилася в Чилі, а онучка народилася в Сінгапурі, натепер - найздоровішій країні на Землі.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.והבת שלי, היא נולדה בצ'ילה והנכדה נולדה בסינגפור היום המדינה הכי בריאה בעולם
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.و إبنتي ولدت في مستوى تشيلي, و حفيدتي ولدت في نفس مستوى سنغافورة, و هب الآن أكثر البلدان صحة في العالم.
Kızım Şili'de doğdu, ve torunum Singapur'da doğdu, şimdi bu yerküredeki en sağlıklı ülke.私の孫が生まれたのは、今のシンガポールと同じ程度です、 地球で最も健康的な国です。 2,3年前にスウェーデンを追い抜きました、
Lee Seol... ...İmparatorun torunu Lee Han'ın kızı ve gerçek bir prenses.Lee Seol biztos, hogy Lee Hannak, a császár unokájának a lánya és ő az igazi hercegnő.
Lee Seol... ...İmparatorun torunu Lee Han'ın kızı ve gerçek bir prenses.Lee Seol... est la vraie fille du petit-fils de l'Empereur, Lee Han,Net elle est la vraie princesse.
Lee Seol... ...İmparatorun torunu Lee Han'ın kızı ve gerçek bir prenses.Η Λι Σεολ είναι η κόρη του Λι Χαν. Επίσης, είναι η πραγματική Πριγκίπισσα.
Lee Seol... ...İmparatorun torunu Lee Han'ın kızı ve gerçek bir prenses.لي سول اخت لي هان انها ايضا الاميرة
Merhaba baba. İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.子供2人と来るなんて知らなかったよ
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti. "Aha!"Aha!" a spus Dr.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti."Bueno, eso es cierto", concedió el señor Milliken.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti."Fui, sim," reconheceu o Sr. Milliken.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti."Ja, dat deed ik", beaamde Mr. Miliken.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti.저는 당신이 손주랑 영화를 보러 갔다고 확신해요." "밀리컨씨는 마지못해 "음, 예, 그랬어요."라고 인정했습니다.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti."Nun, ja, das stimmt" gestand Herr Milliken ein.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti."Rzeczywiście", przyznał Milliken.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti."Ами да, вярно е, но се обзалагам, че ти си ходил на киното с внука си." "Да, така е," призна си г-н Миликън.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti."Да, так и есть" - согласился мистер Милликен.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti.לסרט עם נכד." "ובכן, כן, כך עשיתי," הודה מר מיליקן.
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti.لمشاهدة الفيلم مع أحفادك " " حسنا , أجل, فعلت " أعترف السيد ميليكان
Milliken, "Evet, torunumla gittim," diye kabul etti.「ほらな!」とロボチェック博士 「私は独りで観に行ったぞ」(笑)(拍手)
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.A dali Kálefovi Hebron, tak ako hovoril Mojžiš, a vyhnal odtiaľ troch synov Enákových.