Ana içeriğe geç
Sözlük

tor ile cümle

tor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un cenaze töreni pazartesi günü olacak.Tom's funeral will be on Monday.
Tom komşumun torunu.Tom is my neighbor's grandson.
Tom ve Mary'nin birkaç torunu var.Tom and Mary have several grandchildren.
Tom'un Mary'nin torunu olduğunu bilmiyor muydunuz?Didn't you know Tom was Mary's grandson?
Tom'un üç torunu var.Tom has three granddaughters.
Tom'un Boston'da erkek torunu var.Tom has a grandson in Boston.
Tom'un Mary'nin torunu olduğunu biliyor muydunuz?Did you know Tom was Mary's grandson?
Tom ve ben Mary'nin cenaze törenindeydik.Tom and I were at Mary's funeral.
Tom bıçağını bir tornavida olarak kullandı.Tom used his knife as a screwdriver.
Tom ve Mary'nin üç torunu var.Tom and Mary have three grandsons.
Tom, Mary'nin tek torunu değil.Tom isn't Mary's only grandchild.
Tom bugün bir cenaze törenine gitmeli.Tom has to go to a funeral today.
Yüzlerce kişi Tom'un cenaze törenine katıldı.Hundreds attended Tom's funeral.
Tom, Mary'nin tek torunudur.Tom is Mary's only grandchild.
Sami Toronto'da çok sayıda Müslüman öğrenciyle tanıştı.Sami met many Muslim students in Toronto.
Sami Toronto'da Müslüman bir aileyle tanıştı.Sami met a Muslim family in Toronto.
Tom ve Mary'nin torunlarınız olduklarını bilmiyordum.I didn't know Tom and Mary were your grandchildren.
Üç tane torunumuz var.We have three grandchildren.
Kapanış törenine birçok konuk davet etmeyi planlıyor.He is planning on inviting a lot of guests to the closing ceremony.
Bu torbalar Tom'un mu?Are these bags Tom's?
Boston'da bir torunum var.I have a grandson in Boston.
Onu o kuru incir torbasıyla yalnız bırakma.Don't leave him alone with that bag of dried figs.
Süpermarketten bir torba portakal al.Pick up a bag of oranges at the supermarket.
Dün büyük bir torba kuru incir satın aldım.I bought a huge bag of dried figs yesterday.
Sami torunları ile oynadı.Sami played with his grandchildren.
Kendi alışveriş torbamı getirdim.I brought my own shopping bag.
Sami her zaman torunlarının etrafında olmak istemişti.Sami always wanted to be around his grandchildren.
Sami'nin cesedi bir ceset torbasına konuldu.Sami's body was put inside a body bag.
Sami'nin şirketi plastik torbalar yaptı.Sami's company made plastic bags.
Sami çöp torbaları satın aldı.Sami bought trash bags.
Sami, Toronto'dan Kahire'ye uçtu.Sami flew to Cairo from Toronto.
Sami alışveriş torbasını kilere koydu.Sami put the grocery bag in the pantry.
Sami Mısır'da doğdu ve Toronto, Ontario'da büyüdü.Sami was born in Egypt and grew up in Toronto, Ontario.
Sami tornavidayı çöp kutusuna attı.Sami tossed the screwdriver in the garbage can.
Sami, Toronto'da geniş bir köşkün sahibiydi.Sami owned a sprawling mansion in Toronto.
Sami, Leyla'nın cenaze törenini planlıyordu.Sami was planning Layla's funeral.
Sami cenaze töreninde ağlamadı.Sami didn't cry at the funeral.
Sami, Leyla'nın ilk torunuydu ve onu çok seviyordu.Sami was Layla's first grandchild and she adored him.
Tom senin komşunun torunu, değil mi?Tom is your neighbor's grandson, isn't he?
Tom, Mary'nin erkek torunu, değil mi?Tom is Mary's grandson, isn't he?
Tom, Mary'nin kardeş torunu, değil mi?Tom is Mary's second cousin, isn't he?
Sami ve Leyla Toronto'da Müslüman bir çiftle tanıştı.Sami and Layla met a Muslim couple in Toronto.
Tom torununa bir oyuncak yaptı.Tom made his grandson a toy.
Tom eskiden torbacılık yapıyordu.Tom used to be a drug dealer.
Tom tornistan etti.Tom backpedaled.
Tom Jackson bir Tory.Tom Jackson is a Tory.
Kopernik, Toruń'da doğdu.Copernicus was born in Toruń.
Torunlarına doğum gününde bisiklet aldılar.They bought their grandson a bike for his birthday.
Bıçağı tornavida olarak kullanma.Don't use the knife as a screwdriver.
Torunum yedi yaşında. Onu çok seviyorum.My grandson is seven years old. I love him very much.
Belki torunlarımdan biri Mars'a ilk ayak basan insan olur.Maybe one of my grandchildren will be the first person to set foot on Mars.
Mars'a ilk ayak basacak kişi belki torunlarımdan birisi olur.Maybe one of my grandchildren will be the first person to set foot on Mars.
Töremiz neyi gerektiriyorsa onu yaptık.We did what our tradition required.
Torbalarımı yatağa attım.I threw my bags on the bed.
Bölgede bir tornado uyarısı var.There is a tornado warning in the area.
"Adnan Oktar bana 5 çocuk, 2 torun borçlu"."Adnan Oktar bana 5 çocuk, 2 torun borçlu".
"Torpidoları aldık ama denizaltı yok"."Torpidoları aldık ama denizaltı yok".
"Koç töreninde bir arkeoloğu alkışladık, bir sanatçıyı tanıdık"."Koç töreninde bir arkeoloğu alkışladık, bir sanatçıyı tanıdık".
"U.S. Practiced Torture After 9/11, Nonpartisan Review Concludes" (İngilizce)."U.S. Practiced Torture After 9/11, Nonpartisan Review Concludes".
"Torosyan neden ihanet etti?"."Torosyan neden ihanet etti?".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod