Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.이 굽 높은 구두는 참 불편해요, 이런건 신지 않아도 되니 참 좋습니다.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Nem todos podem fazer isso.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Questi tacchi sono molto scomodi, quindi è un bene che io non li debba indossare.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Sepatu hak ini sangat tidak nyaman, untunglah saya tidak akan memakainya.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Te szpilki są bardzo niewygodne. Dobrze, że nie będę ich nosiła.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Te visoke pete so zelo neudobne; še dobro, da jih nisem nameravala nositi.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Tieto topánky sú veľmi nepohodlné, ešteže som sa rozhodla, že si ich neobujem.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Tocurile astea sunt foarte incomode, bine că nu trebuie să le port.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Tyhle podpatky jsou strašně nepohodlné, ještě, že jsem neměla v plánu v nich zůstat.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Αυτά τα τακούνια είναι πολύ άβολα, οπότε πάλι καλά που δεν επρόκειτο να τα φορέσω.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Тези токчета са много неудобни, така че всъщност е хубаво, че ще ги махна.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Ці підбори дуже незручні, як добре, що я не збираюся їх носити.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Эти каблуки такие неудобные... Хорошо, что я не собиралась в них ходить.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.עקבים אלה מאוד לא נוחים, אז טוב שאני לא מתכוונת לנעול אותן. החלק הגרוע ביותר
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.هذه الكعوب غير مريحة جداً، لذا من الجيد أنني لن أقوم بارتدائهم.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.このヒールは疲れるので 別の靴を持ってきて良かったわ セーターをかぶる時
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Φοράνε ωραία φορέματα, ψηλοτάκουνα παπούτσια.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Các cô giáo mặc những bộ váy xinh đẹp, mang giày cao gót.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.De hade fina klänningar, högklackade skor.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Elles portaient de jolies robes, des chaussures à talons.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Indossavano bei vestiti, scarpe con i tacchi.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.그들은 좋은 옷를 입고, 하이힐을 신었죠.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Majú pekné šaty a topánky s vysokými podpätkami.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Nosiły ładne sukienki i buty na wysokim obcasie.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Nosily pěkné šaty a boty na podpatku.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Pakaian mereka bagus-bagus, dan mereka mengenakan sepatu hak tinggi.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Siempre usaban lindos vestidos, zapatos con tacón.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Sie tragen schöne Kleider, hohe Schuhe.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Tinham vestidos bonitos, sapatos de salto alto.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Ze hadden mooie jurken en schoenen met hoge hakken.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Вони носили гарні сукні, туфлі на підборах.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Носеха хубави рокли и обувки с високи токчета.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Они носили красивые платья, туфли на высоком каблуке.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.הן לובשות שמלות נאות, נעלי עקב גבוהות.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.أنهم ارتداء فستان لطيفة، أحذية ذات الكعب العالي.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.後になってハイヒールって大変だと気付きましたが でも憧れてました
"Hayır, hayır, hayır. Bu güzel ayakları aldım, tamam, 2 inç topukluya ihtiyacım var.5センチのヒールじゃなきゃ駄目だけど、これは8センチなの
"Hayır, hayır, hayır. Bu güzel ayakları aldım, tamam, 2 inç topukluya ihtiyacım var."아뇨, 아뇨, 저는 특별한 발을 가지고 있는 거에요. 괜찮아요,
"Hayır, hayır, hayır. Bu güzel ayakları aldım, tamam, 2 inç topukluya ihtiyacım var."Non non non non, J'ai ces jambes spéciales, d'accord?
"Hayır, hayır, hayır. Bu güzel ayakları aldım, tamam, 2 inç topukluya ihtiyacım var."לא, לא, לא, לא. יש לי רגליים מיוחדות
"Hayır, hayır, hayır. Bu güzel ayakları aldım, tamam, 2 inç topukluya ihtiyacım var.فقلت ...كلا كلا كلا كلا، لدي هذه القدم الخاصة
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.E vi a Miss Ethel J. Banks que usava pérolas e saltos altos na escola primária todos os dias.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Ho visto la Sig.na Ethel J.Banks che vestiva perle e tacchi alti tutti i giorni in una scuola elementare.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Ik zag juffrouw Ethel J. Banks, die elke dag parels en hoge hakken droeg op de basisschool.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Och jag såg fröken Ethel J. Banks som bar pärlor och högklackat till grundskolan varje dag.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Og jeg så Frøken Ethel J. Banks som havde perler og højhælede sko på hver dag, i grundskolen.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Şi am văzut-o pe dra Ethel J. Banks care purta perle şi tocuri în şcoala primară în fiecare zi.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Und ich sah Frau Ethel J. Banks die jeden Tag in Perlen und Stöckelschuhen in die Grundschule kam.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Veo a la señorita Ethel J. Banks, que siempre iba al colegio con tacones y un collar de perlas.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Widziałem Ethel J. Banks, codzień noszącą perły i szpilki w podstawówce.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Een schoen wordt een chip met hakken en een auto een chip met wielen.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Entonces pensamos en un zapato como un chip con suela, un auto como un chip con ruedas.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,앞으로 신발은 힐이 달린 칩, 자동차는 바퀴 달린 칩이라고 생각하게 될 겁니다.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Quindi iniziate a pensare a una scarpa come un chip con i lacci, e a una macchina come un chip con le ruote.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Så man börjar tänka på en sko som ett chip med hälar, och en bil som ett chip med hjul.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Sitä alkaa ajatella kenkää koroilla varustettuna mikropiirinä ja autoa mikropiirinä pyörien päällä.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Stellen sie sich Schuhe als Chip mit Absätzen und Autos als Chips mit Rädern vor.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Zaczyna się więc myślieć o bucie jako o czipie z obcasem i o samochodzie jako o czipie z kołami.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Мы будем думать о ботинке как о чипе со шнурками, а об автомобиле — как о чипе с колёсами.
Mesela çip olarak kullanılabilen bir topuklu ayakkabı düşünün, veya arabanın tekerlekleri,Така човек започва да си мисли за обувката като чип с токчета, и за колата като чип с колела.