Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Ако се направи от някакъв по-евтин материал, всъщност ще се спука на две.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Если использовать более дешевый материал, каблук разломится надвое.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Якщо виготовити їх з якогось дешевшого матеріалу, то підбори розламаються навпіл.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.אם מייצרים אותו מחומר זול יותר, הוא פשוט נסדק לשניים.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.إذا قمت بصناعته من نوع لمادة أرخص، فإنها فعليا ستنشطر إلى اثنين.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.二つに割れてしまいます 彼に少し工夫をさせたわけです
Bu, bir kapı topuzu oldu.Acesta a fost butonul de o uşă.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Był to pokrętło drzwi.
Bu, bir kapı topuzu oldu.C'était le bouton d'une porte.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Det var grebet af en dør.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Det var ratten av en dörr.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Đó là núm cửa.
Bu, bir kapı topuzu oldu.E 'stato il pomello di una porta.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Es war der Knopf einer Tür.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Ez volt a gombot az ajtó.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Foi a maçaneta de uma porta.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Fue el pomo de una puerta.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Het was de knop van een deur.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Itu adalah kenop pintu.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Jednalo sa o kľučku dverí.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Jednalo se o kliku dveří.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Se oli nuppi oven.
Bu, bir kapı topuzu oldu.To je bil gumb za vrat.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Ήταν το πόμολο της πόρτας.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Було ручку дверей.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Было ручку двери.
Bu, bir kapı topuzu oldu.Това е копчето на вратата.
Bu bölüm, topun üstlendiği sallanan ağırlık görevini görmekte.C\'est la masse sismique équivalente à la bille.
Bu bölüm, topun üstlendiği sallanan ağırlık görevini görmekte.Das ist die seismische Masse, vergleichbar mit der Metallkugel.
Bu bölüm, topun üstlendiği sallanan ağırlık görevini görmekte.Det är den seismiska tyngden som motsvarar bollen.
Bu bölüm, topun üstlendiği sallanan ağırlık görevini görmekte.זוהי המסה הסיסמית המקבילה לכדור.
Bu bölüm, topun üstlendiği sallanan ağırlık görevini görmekte.هو كتلة مهتزة معادلة للكرة.
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.저 얼음은 언젠가는 멈춥니다. 제가 테니스 공을 던져도 언젠가는 멈춥니다
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.הקרח יעצר בסופו של דבר. אפילו באם נזרוק כדור טניס גם הוא יעצר בסופו של דבר.
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.هذا القالب سوف يتوقف فى النهاية أو لو رميت كرة تنس سوف تتوقف أيضاً
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.いつかは止まってしまう。 ボーリングの球でも、何でもだ!
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Ahelyett, hogy felkészülne, a gyerek arra néz, amerre a labda volt.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Anstatt sie vorherzusagen, folgt das Kind der Bewegung des Balls nach.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Anziché anticipare, segue sempre i punti dove la palla è passata.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Au lieu d'anticiper, l'enfant suit toujours l'endroit où la balle est passée.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Em vez de prever, a criança segue sempre onde a bola esteve.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Ennakoimisen sijaan lapsi seuraa aina palloa sen mukaan missä se on jo ollut.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.În loc să anticipeze, copilul urmărește mereu direcția unde a fost mingea.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.In plaats van vooruit te kijken, volgt dit kind steeds waar de bal geweest is.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.게임을 하기보다는, 아이는 항상 볼이 어디에 있는지 따라갑니다.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Namesto pričakovanja otrok vedno sledi točki, kjer je žogica bila.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Namísto předpovídání, dítě stále sleduje, kde míč právě je.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Thay vì phán đoán trước, nó chỉ theo dấu nơi trái banh rơi trúng.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Zamiast przewidywać, dziecko śledzi ruch piłki.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Αντί να προβλέπει, το παιδί πάντα ακολουθεί το πού έχει πάει η μπάλα.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Вместо да очаква, детето винаги следва къде е била топката.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Вместо того, чтобы предугадывать, он постоянно смотрит туда, где находится шарик.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Замість того, щоб передбачати, він постійно дивиться туди, де знаходиться кулька.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.במקום לצפות מראש, הילד תמיד עוקב אחר איפה שהכדור כבר היה.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.بدلا من التوقع, يتابع الطفل بإستمرار المكان الذي "كانت" فيه الكرة.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.この子はいつもボールがどこにあったかを見ています 自閉症の場合には
"Bu çok karanlık." "Evet, çok karanlık," dedim. 'O, onun topuklar üzerinde pivoted oda geçti"Este intuneric, de asemenea." " Da, este foarte întunecat ", am spus.
"Bu çok karanlık." "Evet, çok karanlık," dedim. 'O, onun topuklar üzerinde pivoted oda geçti"Il fait sombre, aussi." " Oui, il est très sombre, "j'ai dit.
"Bu çok karanlık." "Evet, çok karanlık," dedim. 'O, onun topuklar üzerinde pivoted oda geçti"To je temna, preveč." " Ja, je zelo temno, "sem rekel.
Bu da 2. fincan. 3 adet de topum olsun.Här är kopp 2. och sen har jag 3 bollar.