toprakları ile cümle

toprakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.e lhes deste esta terra, que juraste a seus pais que lhes havias de dar, terra que mana leite e mel.
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.Hai dato loro questo paese, che avevi giurato ai loro padri di dare loro, terra in cui scorre latte e miele
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.그들에게 주시기로 그 열조에게 맹세하신바 젖과 꿀이 흐르는 이땅을 그들에게 주셨으므로
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.Negeri yang baik dan subur ini Kauberikan kepada mereka seperti yang telah Kaujanjikan kepada leluhur mereka
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.Ngài ban cho họ đất nầy , là đất đượm sữa và mật , mà Ngài đã thề ban cho tổ_phụ họ xưa kia .
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.Ngài ban cho họ đất nầy, là đất đượm sữa và mật, mà Ngài đã thề ban cho tổ phụ họ xưa kia.
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.Tu le-ai dat ţara aceasta, pe care jurasei părinţilor lor că le -o vei da, ţară în care curge lapte şi miere.
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.Tu leur as donné ce pays, Que tu avais juré à leurs pères de leur donner, Pays où coulent le lait et le miel.
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.Y les diste esta tierra, de la cual juraste a sus padres que se la darías: una tierra que fluye leche y miel
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.и дал им землю сию, которую дать им клятвенно обещал отцам их, землю, текущую молоком и медом.
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.и си им дал тая земя, за която си се клел на бащите им да я дадеш на тях, земя, гдето тече мляко и мед;
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.ותתן להם את הארץ הזאת אשר נשבעת לאבותם לתת להם ארץ זבת חלב ודבש׃
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.واعطيتهم هذه الارض التي حلفت لآبائهم ان تعطيهم اياها ارضا تفيض لبنا وعسلا.
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.將 這 地 賜 給 他 們 、 就 是 你 向 他 們 列 祖 起 誓 應 許 賜 給 他 們 流 奶 與 蜜 之 地
Atalarına vereceğine ant içtiğin bu toprakları, süt ve bal akan ülkeyi onlara verdin.將這 地 賜給 他 們 、 就是 你 向 他 們 列祖 起誓 應許 賜給 他 們流 奶與蜜 之地
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram aber sprach: HERR HERR, woran soll ich merken, daß ich's besitzen werde?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram répondit: Seigneur Éternel, à quoi connaîtrai-je que je le posséderai?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram vroeg: "Maar Oppermachtige HERE, hoe kan ik er zeker van zijn dat U mij dit land zult geven?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ao que lhe perguntou Abrão: Ó Senhor Deus, como saberei que hei de herdá-la?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.A povedal: Ó, Pane, Hospodine, po čom poznám, že ju zdedím trvale?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp - ram thưa rằng : Lạy_Chúa_Giê - hô-va , bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản_nghiệp ?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp-ram thưa rằng: Lạy Chúa Giê-hô-va, bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản nghiệp?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Avram a răspuns: ,,Doamne Dumnezeule, prin ce voi cunoaşte că o voi stăpîni?``
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Da sa han: Herre, Herre, hvorav kan jeg vite at jeg skal eie det?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Él respondió: --Oh Señor Jehovah, ¿cómo sabré que yo la he de poseer
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.És monda: Uram Isten, mirõl tudhatom meg, hogy öröklöm azt?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Han svarade: »Herre, HERRE, varav skall jag veta att jag skall besitta det?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.In ko je rekel Abram: Gospod Jehova, po čem naj spoznam, da jo posedem?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.I řekl: Panovníče Hospodine, po čem poznám, že ji dědičně obdržím?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.그가 가로되 주 여호와여 내가 이 땅으로 업을 삼을 줄을 무엇으로 알리이까
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Men han svarede: "Herre, HERRE, hvorpå kan jeg kende, at jeg skal få det i Eje?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Mutta hän sanoi: "Oi Herra, Herra, mistä minä tiedän, että saan sen omakseni?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Rispose: «Signore mio Dio, come potrò sapere che ne avrò il possesso?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Zatem rzekł Abram: Panie Boże, po czemże poznam, iż ją odziedziczę?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ο δε ειπε, Δεσποτα Κυριε, Ποθεν να γνωρισω οτι θελω κληρονομησει αυτην;
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.А той рече: Господи Иеова, по какво да позная че ще я наследя?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Он сказал: Владыка Господи! по чему мне узнать, что я буду владеть ею?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.ויאמר אדני יהוה במה אדע כי אירשנה׃
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.فقال ايها السيد الرب بماذا اعلم اني ارثها.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 怎 能 知 道 必 得 這 地 為 業 呢
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 怎 能 知道 必得 這 地 為業呢
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Abram bleef in Kanaän en Lot vestigde zich in de steden van de Jordaanstreek tot bij de stad Sodom.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Abram blev boende i Kana'ans land, og Lot bodde i byene på sletten og drog med sine telt like bort til Sodoma.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Abram bydlil v zemi Kananejské, ale Lot přebýval v městech té roviny, podav stanů až k Sodomě.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Abram býval v zemi Kanaána, a Lot býval v mestách toho okolia a posunoval svoje stány až po Sodomu.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Abram mieszkał w ziemi Chananejskiej, a Lot mieszkał w miejscach onej równiny, i rozbił namiot aż do Sodomy.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Abram tetap tinggal di tanah Kanaan, sedangkan Lot berkemah di kota-kota di lembah sampai dekat Sodom
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Áp - ram ở trong xứ Ca-na-an , còn Lót ở trong thành của đồng_bằng và dời trại mình đến Sô-đôm .
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Áp-ram ở trong xứ Ca-na-an, còn Lót ở trong thành của đồng bằng và dời trại mình đến Sô-đôm.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.daß Abram wohnte im Lande Kanaan und Lot in den Städten der Jordangegend und setzte seine Hütte gen Sodom.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.아브람은 가나안 땅에 거하였고 롯은 평지 성읍들에 머무르며 그 장막을 옮겨 소돔까지 이르렀더라
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.Аврам стал жить на земле Ханаанской; а Лот стал жить в городах окрестности и раскинул шатры до Содома.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.אברם ישב בארץ כנען ולוט ישב בערי הככר ויאהל עד סדם׃
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.ابرام سكن في ارض كنعان ولوط سكن في مدن الدائرة ونقل خيامه الى سدوم.
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.亞 伯 蘭 住 在 迦 南 地 、 羅 得 住 在 平 原 的 城 邑 、 漸 漸 挪 移 帳 棚 、 直 到 所 多 瑪
Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin arasına yerleşti, Sodoma yakın bir yere çadır kurdu.亞伯蘭 住在 迦南 地 、 羅 得 住 在 平原 的 城邑 、 漸漸 挪移 帳棚 、 直 到 所 多瑪
Avusturalya topraklarındaki ilk savaşı başlatacakCredendo di non poter essere ucciso dalle armi da fuoco,
Avusturalya topraklarındaki ilk savaşı başlatacakCroyant qu'il ne pouvait pas être tué par les armes à feu,
Avusturalya topraklarındaki ilk savaşı başlatacakRównie poszukiwany będzie Windradyne, przekonany, że broń palna nie może go zabić.
Avusturalya topraklarındaki ilk savaşı başlatacakTin rằng ông ta không thể bị giết bằng súng

İlgili Sayfalar