Toprak kayması ve sel, göçlerin temel nedenidir.Vehicle collisions and falls are common causes.
Maglaj'da, toprak kayması sonucunda 41 aile evlerini boşaltmak zorunda kaldı.In Maglaj, 41 families were forced to evacuate their homes after a landslide.
Şiddeti kar yağışının ardından sel ve toprak kayması tehlikesi geliyorDangerous floods and landslides after heavy snow
Sellerin dışında, eriyen karların yol açabileceği en ciddi sonuçlardan biri de toprak kayması.Apart from the floods, the large consequences of the snow melting would be landslides.
18 Mayıs'ta toprak kayması hâlâ günde 2 m hızla hareket ediyordu.On 18 May, the slide was still moving at 2 m per day.
1979 Abbotsford toprak kayması, Dunedin, Yeni Zelanda, 8 Ağustos 1979.The 1979 Abbotsford landslip, Dunedin, New Zealand on August 8, 1979.
Yaklaşık 200 yıl öncesi toprak kayması görülmesi üzerine Suğla Gölü yakınına taşındığı bilinmektedir.Er war vor rund 200 Jahren zum Holzschwemmen errichtet worden.
29 Temmuz 1929 yılında yağan şiddetli yağmurlar neticesinde Ulu cami Köyü'nde toprak kayması olmuştur.Am 9. Juni 1972 gab es am frühen Abend schwere Regenfälle in den Black Hills.
11 Ağustos - Ordu'nun Perşembe ilçesinde toprak kaymasında 40 kişi öldü.Do 11 lipca w walkach plemiennych zginęło 30 osób.
Bunun yanında nehirdeki barajın toprak kaymasına neden olabilecek bir unsur olduğu anlaşılmıştır.Невідомо також і той час, потрібний річці на подолання цього бар'єру.
Büyük sayıda hayvan telef oldu, bunlardan biri toprak kaymasınca öldü.多くの動物が(そして人も)この砂漠を越えるときに死んだ。
Büyük sayıda hayvan telef oldu, bunlardan biri toprak kaymasınca öldü.החיות מנצחות, כבשה אחת נהרגת.
Bu sarsıntılar ayrıca toprak kayması ve volkanik aktiviteleri de tetikleyebilir.Lahko jih čutimo skozi tektonsko dejavnost in vulkansko aktivnost.
1962 - Peru'da toprak kayması oldu; 3 bin kişi öldü.1962 – Peruu Andides jäi laviini alla küla, õnnetuses hukkus umbes 3000 inimest.
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.Jeden z naszych satelitów pokazuje osuwisko, podobne do tych, które spotykamy na Ziemi.
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.최근 우리 위성에서, 지구처럼, 진행 중인 산사태를 촬영했죠.
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.Nemrég földcsuszamlást is észleltünk, ebből is látszik, mennyire Föld-szerű.
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.Recent unul din sateliţi, ca să vedeţi asemănarea cu Terra -- a captat producerea unei alunecări de teren.
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.Наскоро с един от сателитите ни, както на Земята -- заснехме свлачище, докато се случваше.
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.זה הגיע לאחרונה מלווין שלנו, וממחיש את הדמיון לארץ צילמנו רעידת אדמה בעיצומה.
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.و حديثاً، و عن طريق أحد أقمارنا الصناعية، تظهر الصور و كما يحدث على الأرض صوراً لانزلاق أرضي فيما كان يحدث
Kısa bir süre önce, uydularımızdan, Dünya'dakine benzyen bir toprak kaymasını olurken yakaladık.地滑りが発生する様子を観測しました 活動的な惑星なのです