toprağın ile cümle

toprağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Alle deine Bäume und Früchte deines Landes wird das Ungeziefer fressen.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Alle dine Træer og dit Lands Afgrøde skal Insekterne bemægtige sig.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Alle dine trær og din jords frukt skal gresshoppen ta i eie.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Con rầy sẽ ăn hết cây cối và thổ sản của ngươi.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Con rầy sẽ ăn hết cây_cối và thổ_sản của ngươi .
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.De sprinkhanen zullen uw bomen en vruchten vernietigen.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.네 모든 나무와 토지 소산은 메뚜기가 먹을 것이며
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.La langosta tomará posesión de toda tu arboleda y del fruto de tu tierra
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Les insectes prendront possession de tous tes arbres et du fruit de ton sol.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Minden fádat és földednek minden gyümölcsét megemészti a sáska.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Omizile îţi vor mînca toţi pomii şi rodul pămîntului.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Semua pohon dan tanamanmu akan habis dimakan serangga
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Todo o teu arvoredo e o fruto do teu solo consumi-los-á o gafanhoto.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Tuhohyönteiset valtaavat kaikki sinun puusi ja sinun maasi hedelmän.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Tutti i tuoi alberi e il frutto del tuo suolo saranno preda di un esercito d'insetti
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Všecko stromoví tvé i úrody země tvé kobylky zkazí.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Všetky tvoje stromy jako i plod tvojej pôdy zaujme v dedičstvo chrobač.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Vse tvoje drevje in sad tvoje zemlje posedejo kobilice.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Παντα τα δενδρα σου και τον καρπον της γης σου θελει καταφθειρει ο βρουχος.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Все дерева твои и плоды земли твоей погубит ржавчина.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Всичките ти дървета и плода на земята ти, щурецът ще ги пояде.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.כל עצך ופרי אדמתך יירש הצלצל׃
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.جميع اشجارك واثمار ارضك يتولاه الصرصر.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.你 所 有 的 樹 木 、 和 你 地 裡 的 出 產 、 必 被 蝗 蟲 所 喫
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.你 所有 的 樹木 、 和 你 地裡 的 出產 、 必被 蝗蟲 所 喫
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Ciel", il répondit, et a conduit sa bêche en profondeur dans le sol "," Cording à ce Parson dit. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""천국"라고 대답하고, 토양에 깊이 자신의 가래를 몰고, "무엇을 cording 목사는 말합니다. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""El cielo", respondió él, y llevó a su espada profundamente en el suelo "," a lo que cording párroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", antwortete er, und fuhr mit seinem Spaten tief in den Boden "," Cording zu dem, was Pfarrer sagt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", ele respondeu, e levou sua pá profundamente no solo "," cording ao que pároco diz. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", felelte, és vezetett ásóját mélyen a talajba, " Zsinórozó milyen lelkész mondja. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", hän vastasi, ja ajoi lapio syvälle maaperään "," cording mitä parson sanoo. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven," je odgovoril, in odpeljal svojo lopato globoko v zemljo, " vrvice na to, kar Župnik pravi. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", on odpowiedział, i pojechaliśmy jego łopaty w głąb ziemi "," Kordonek tego co proboszcz mówi ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", răspunse el, şi a condus cazma lui adânc în sol, " snururi la ceea ce pastor spune. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", svarade han, och körde sin spade djupt i marken, "'ligt vad prästen säger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Hemel," antwoordde hij, en reed zijn spade diep in de grond, "'gens welke dominee zegt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Himlen," svarede han, og kørte sin spade dybt ned i jorden, "'Cording til hvad Præsten siger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Il cielo", rispose, e guidò la sua vanga in profondità nel terreno, "'condo quello che parroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebe," odpověděl a řídil jeho rýč hluboko do půdy, " opravy odpovídající, co Farář říká. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebo," odpovedal a riadil jeho rýľ hlboko do pôdy, " opravy zodpovedajúce, čo Farár hovorí. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Surga," jawabnya, dan melaju sekop dalam-dalam ke tanah, "'cording untuk apa Parson mengatakan. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Trời", ông trả lời, và lái xe thuổng của mình sâu vào đất, "Theo các những gì viện trưởng nói. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", відповів він і встромив лопату вглиб грунту "," Згідно з тим, що Пастор говорить ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", ответил он и вонзил лопату вглубь почвы "," Согласно тому, что Пастор говорит ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""גן עדן", הוא ענה, ונסע האת עמוק באדמה "," למה cording הכומר אומר ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""السماء" ، فقال : وقاد الأشياء بأسمائها الحقيقية له في عمق التربة "،" ما حبال يقول بارسون ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. "牧師は言う。" "バラに何が起きたのですか?"メアリーは、より興味を持って、再び尋ねた
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Biasanya, benda ini diletakkan di atas tanah.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.De obicei, aceste lucruri se pun în pământ.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.En général, ces choses sont mises en terre.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Ezeket jellemzően a földre rakják.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.일반적으로 이 것들은 땅에 설치됩니다.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Normalerweise werden diese Dinge unterirdisch gelagert.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Normaliter worden deze dingen in de grond gestopt.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Normalmente, estas cosas se ponen en el suelo.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Obvykle jsou tyhle věcičky dávány pod zem.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Solitamente questi affari vengono messi nel terreno.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Typisk bliver disse ting proppet i jorden.
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Vanligen placeras de här i marken.

İlgili Sayfalar