toprağın ile cümle
toprağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.너희가 제 팔 년에는 파종하려니와 묵은 곡식을 먹을 것이며 제 구 년 곧 추수하기까지 묵은 곡식을 먹으리라
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.Năm thứ tám , các ngươi sẽ gieo và ăn hoa_lợi của mùa_màng cũ cho_đến mùa_màng mới của năm thứ chín .
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.Năm thứ tám, các ngươi sẽ gieo và ăn hoa lợi của mùa màng cũ cho đến mùa màng mới của năm thứ chín.
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.וזרעתם את השנה השמינת ואכלתם מן התבואה ישן עד השנה התשיעת עד בוא תבואתה תאכלו ישן׃
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.فتزرعون السنة الثامنة وتاكلون من الغلة العتيقة الى السنة التاسعة. الى ان تاتي غلتها تاكلون عتيقا
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.第 八 年 你 們 要 耕 種 、 也 要 喫 陳 糧 、 等 到 第 九 年 出 產 收 來 的 時 候 、 你 們 還 喫 陳 糧
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.第八 年 你 們要 耕種 、 也 要 喫陳糧 、 等到 第九 年 出 產收來 的 時候 、 你們還喫陳糧
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.A vyjde od teba on i jeho synovia s ním a navráti sa ku svojej čeľadi a k državiu svojich otcov sa navráti.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.Da skal han gives fri sammen med sine Børn og vende tilbage til sin Slægt og sine Fædres Ejendom,
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.đoạn người và con cái người thôi ở nhà người, trở về nhà và nhận lấy sản nghiệp của tổ phụ mình.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.đoạn người và con_cái người thôi ở nhà người , trở_về nhà và nhận lấy sản_nghiệp của tổ_phụ mình .
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.então sairá do teu serviço, e com ele seus filhos, e tornará � sua família, � possessao de seus pais.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.Entonces saldrá libre de tu casa, él y sus hijos con él, y volverá a su familia y a la propiedad de sus padres
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.In dat jaar mag hij weggaan met zijn kinderen en teruggaan naar zijn familie en zijn bezittingen.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.그 때에는 그와 그 자녀가 함께 네게서 떠나 그 본족에게로 돌아가서 조상의 기업을 회복하리라
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.Potom vyjde od tebe s dětmi svými, a navrátí se k čeledi své, a v dědictví otců svých navrátí se.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.ויצא מעמך הוא ובניו עמו ושב אל משפחתו ואל אחזת אבתיו ישוב׃
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.ثم يخرج من عندك هو وبنوه معه ويعود الى عشيرته. والى ملك آبائه يرجع.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.到 了 禧 年 、 他 和 他 兒 女 要 離 開 你 、 一 同 出 去 歸 回 本 家 、 到 他 祖 宗 的 地 業 那 裡 去
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.到了 禧年 、 他 和 他 兒女 要 離開 你 、 一同 出去 歸回 本家 、 到 他 祖宗 的 地業 那 裡去
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.네 토지 소산과 네 수고로 얻은 것을 네가 알지 못하는 민족이 먹겠고 너는 항상 압제와 학대를 받을 뿐이리니
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.פרי אדמתך וכל יגיעך יאכל עם אשר לא ידעת והיית רק עשוק ורצוץ כל הימים׃
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.ثمر ارضك وكل تعبك ياكله شعب لا تعرفه فلا تكون الا مظلوما ومسحوقا كل الايام.
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.你 的 土 產 、 和 你 勞 碌 得 來 的 、 必 被 你 所 不 認 識 的 國 民 喫 盡 . 你 時 常 被 欺 負 、 受 壓 制
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.你 的 土產 、 和 你 勞碌 得 來 的 、 必被 你 所不認識 的 國民 喫盡 . 你 時常 被 欺負 、 受壓制
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.A Bôh učinil tak tej noci: sucho bolo len na rune, a všade inde na celej zemi bola rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Da gjorde Gud således om Natten: Skindet alene var ført, men der faldt Dug på Jorden rundt om.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Dio fece così quella notte: il vello soltanto restò asciutto e ci fu rugiada su tutto il terreno
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.E Deus assim fez naquela noite; pois só o velo estava enxuto, e sobre toda a terra havia orvalho.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Et Dieu fit ainsi cette nuit-là. La toison seule resta sèche, et tout le terrain se couvrit de rosée.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.God deed wat Gideon had gevraagd; die nacht bleef alleen de vacht droog, maar de grond was bedekt met dauw!
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.In Bog je storil tako tisto noč: kajti bilo je suho samo na runu, a po vsej zemlji rosno.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.I učinil Bůh té noci tak, a bylo samo rouno suché, a na vší zemi byla rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.I uczynił tak Bóg onej nocy, że było samo runo suche, a na wszystkiej ziemi była rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Ja Jumala teki niin sinä yönä; ainoastaan villat jäivät kuiviksi, ja kastetta tuli kaikkialle muualle maahan.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.이 밤에 하나님이 그대로 행하시니 곧 양털만 마르고 사면 땅에는 다 이슬이 있었더라
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Och Gud gjorde så den natten; allenast ullen var torr, men eljest hade dagg kommit överallt på marken.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Og natten efter gjorde Gud således; ullen alene var tørr, men over hele marken var det dugg.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Şi Dumnezeu a făcut aşa în noaptea aceea. Numai lîna a rămas uscată, şi tot pămîntul s'a acoperit cu rouă.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Und Gott tat also dieselbe Nacht, daß es trocken war allein auf dem Fell und Tau auf der ganzen Erde.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Бог так и сделал в ту ночь: только на шерсти было сухо, а на всей земле была роса.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.И Бог стори така през оная нощ: само руното остана сухо, а по цялата почва падна роса.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.ויעש אלהים כן בלילה ההוא ויהי חרב אל הגזה לבדה ועל כל הארץ היה טל׃
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.ففعل الله كذلك في تلك الليلة. فكان جفاف في الجزّة وحدها وعلى الارض كلها كان طل
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.這 夜 神 也 如 此 行 . 獨 羊 毛 上 是 乾 的 、 別 的 地 方 都 有 露 水
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.這夜 神 也 如此 行 . 獨 羊毛 上 是 乾的 、 別 的 地方 都 有 露水
Tek istisna, Somali tüysüz çöl köstebeği. Bu hayvan da asla burnunu toprağın üzerine çıkarmıyor.Den eneste undtagelse er den somaliske nøgenrotte, som aldrig stikker næsen over jordens overflade.
Tek istisna, Somali tüysüz çöl köstebeği. Bu hayvan da asla burnunu toprağın üzerine çıkarmıyor.Die einzige Ausnahme ist der nackte, in Somalia lebende Maulwurf, der nie an die Erdoberfläche kommt.
Tek istisna, Somali tüysüz çöl köstebeği. Bu hayvan da asla burnunu toprağın üzerine çıkarmıyor.La seule exception est le rat-taupe nu de Somalie qui ne met jamais le museau hors de terre.
Tek istisna, Somali tüysüz çöl köstebeği. Bu hayvan da asla burnunu toprağın üzerine çıkarmıyor.L'unica eccezione è la talpa somala, che non emerge mai dal sottosuolo.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Abyste změnili společnost, musíte změnit složení půdy.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.By zmienić społeczność, trzeba zmienić skład gleby.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Để thay đổi cộng đồng, bạn phải thay đổi thành phần của đất.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.För att ändra ett samhälle så måste du ändra på sammansättningen i myllan.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Hogy megváltoztassuk a közösséget, meg kell változtatni a talaj összetételét.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.공동체를 바꾸기 위해서는 토양의 구성 성분을 바꾸어야합니다.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Na zmenu komunity musíte zmeniť zloženie pôdy.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Om de gemeenschap te veranderen, moet je de samenstelling van de aarde veranderen.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Para cambiar la comunidad, tienes que cambiar la composición de la tierra.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Para mudar a comunidade, tem de se mudar a composição do solo.