toplayıcı ile cümle

toplayıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu genellikle üretici odaklı bir ürün inceleme toplayıcısı kullanılarak yapılır.This is often done using a business-facing product review aggregator.
Yabani üzümler neolitik toplayıcılar ve ilk çiftçiler tarafından hasat edildi.Wild grapes were harvested by neolithic foragers and early farmers.
Kafkas avcı-toplayıcı soyu ve Hint-HititCaucasus Hunter-Gatherer ancestry and Indo-Hittite
Kafkas avcı-toplayıcı fosillerinden biri Gürcistan'daki Satsurblia Mağara'sında keşfedildi.One of the Caucasus hunters were unearthed at Satsurblia cave in Georgia.
Günümüzde göl "K-2" ve "K-3" toplayıcıları tarafından beslenmektedir.In the present, the lake is fed by "K-2" and "K-3" collectors.
12 Eylül 2007'de Dengiz, Mamak Çöplüğü'nde bir çöp toplayıcıyı vurdu.On September 12, 2007, Dengiz shot a garbage collecter at the Mamak Dump.
Miami, mineral toplayıcılar arasında ünlüdür.Chrysocolla and quartz specimen from the Live Oak mine above Miami.
Film, inceleme toplayıcı Rotten Tomatoes'da a 33% 'Çürük' derecesine sahip. [1]The film has a 33% 'Rotten' rating on review aggregator Rotten Tomatoes.[4]
Keşfedilen ilk Anadolu avcı-toplayıcı kalıntıları.Remains of the first anatolian hunter-gatherer discovered.
Bu dönemde eski insanların ana uğraşı avcılık ve toplayıcılıktı.[1][2]The main occupation of ancient people during this period was hunting and gathering.[1][9]
Chuburna Puerto ve Sissel'de küçük balıkçı köyü ve tuz toplayıcıları vardır.There were small fishing villages and salt collectors in Chuburná Puerto and Sisal.
Posta Toplayıcı daha sonra gelen tüm e-postaları otomatik olarak birincil posta kutusuna iletir.[1]The Mail Collector then automatically forwards all incoming emails into the primary mailbox.[24]
Victoria 3, inceleme toplayıcısı Metacritic'e göre "genel olarak olumlu eleştiriler" aldı.Victoria 3 received "generally favorable reviews" according to review aggregator Metacritic.[14]
Ailesi pamuk ve tütün toplayıcılığı ile geçinmekteydi.Ihre Eltern bauten Tabak und Baumwolle an.
Mükemmel bir toplayıcıydı da, malzemesinin düzeni konusunda zorlukları vardı.Er war ein ausgezeichneter Pferdekenner und hatte viel Einfluss auf das Remontewesen.
Avcılık ve toplayıcılık yaparak kabile hayatı yaşıyorlar.Dort lebten sie von der Jagd und dem Sammeln.
Ekonomileri avcılık, balıkçılık ve toplayıcılığa dayanmaktaydı.Sie lebten von Jagd, Fischfang und Sammeln.
"X Factor" için başvurmadan önce, Abraham bir çöp toplayıcısı idi.Avant de participer à The X Factor, Jesy était barmaid.
Toplayıcı The Phantom (1996) ....Karen The Cottonwood (1996) Le Fan (1996)....
Kuşkusuz burada kast edilen yerleşik düzendeki avcı-toplayıcı bir topluluktur.Des populations de chasseurs-cueilleurs y étaient installées.
Masagetler balıkçı ve toplayıcı iptidai bir toplumdu.Les penseurs et les savants formaient une communauté internationale.
Bu, kullanıcı sadece okuma için kısa bir süreye sahip olduğunda okuması içindir. ^ toplayıcılarEsto debe leerse cuando el usuario solo tiene un corto período de tiempo para leer.
Bu toplayıcılar, yalıtım destekler üzerine monte edilir ve çıkış terminallerine bağlanır.Estos colectores se montan sobre un soporte aislante y conectado a una salida terminal.
Yaşamlarını toplayıcılık, avcılık ve balıkçılıkla karşılamktaydılar.Eran nómadas y vivían de la cacería, la recolección y la pesca.
Toplayıcılar verileri toplayarak elde çıkışını sağlarlar.Los otros llevaron a cabo tareas de recogida de información.
Rooney, o sıralarda Everton'da maskotluk ve top toplayıcılık da yapmaktaydı.Spinetta siempre era rock en esas pasadas de canon.
Toplayıcı The Phantom (1996) ....The Phantom (1936).
"X Factor" için başvurmadan önce, Abraham bir çöp toplayıcısı idi.Prima di partecipare a X Factor, era un autista di furgoni.
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.Tale termine è divenuto col tempo una sorta di sinonimo di società di cacciatori-raccoglitori.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.Почтовые выпуски прежде всего предназначены для продажи коллекционерам.
Ancak bu mağaradaki insanlar avcı-toplayıcıydılar.Эти первые народы были охотниками-собирателями.
Buşman kültürü geleneksel bakımdan toplayıcı-avcı bir kültürdür.Ниакорнат представляет собой традиционную культуру охоты.
Bu zaman insanların temel meşguliyeti avcılık ve toplayıcılık vardı.Люди в то время занимались охотой и собирательством.
Toplayıcılar verileri toplayarak elde çıkışını sağlarlar.Наемников можно посылать на сбор предметов.
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.Eles teriam sido parte da vida cotidiana de sociedades de indivíduos caçadores-coletores.
Toplayıcılar verileri toplayarak elde çıkışını sağlarlar.Eles devem partir para reunir dados qualitativos.
Bu zaman insanların temel meşguliyeti avcılık ve toplayıcılık vardı.Esses homens viviam principalmente da colecta e da caça.
Toplayıcı The Phantom (1996) ....Patholoog De jurk (1996) ...
Her iki seri de pul toplayıcılarını hedefliyordu.Beide spelers proberen om alle fiches van de tegenstander te slaan.
Şamanist inançlı avcı ve toplayıcıdırlar.Są wiernymi i inteligentnymi towarzyszami myśliwych.
İlk toplumlarda, insanlar avcı-toplayıcı gruplar halinde yaşadılar.De första människorna levde som jägare/samlare.
Toplayıcılar verileri toplayarak elde çıkışını sağlarlar.Se till att informationen görs tillgängligt för de som kommer att återsöka.
Avcılık ve toplayıcılık yaparak kabile hayatı yaşıyorlar.De livnärde sig på jakt och insamling.
Sosyal aktiviteler toplayıcı hayvanlar için, beslenmek ve dinlenmekten sonra gelir.Приватна ділянка використовується тваринами задля добування продовольства, води і для відпочинку.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.Tiskovina je primárně určena pro členy ŽOP.
Aquaporin'ler suyun distal kıvrımlı tübül ve toplayıcı tübüllerden hücrelere geçişini sağlayan kanallardır.Aquaporiny jsou membránové vodní kanály, které hrají hlavní roli v kontrole obsahu vody v buňkách.
Her iki seri de pul toplayıcılarını hedefliyordu.Cei doi aveau și sarcina de a recruta o echipă de emisie.
Ailesi pamuk ve tütün toplayıcılığı ile geçinmekteydi.Apja cipész- és kőművesmunkával tartotta el családját.
Tarım toplumu avcı-toplayıcı toplumundan sonra gelmektedir ve yerini sanayi toplumuna bırakmaktadır.Maatalousyhteiskuntaa edelsi metsästäjä-keräilijäyhteiskunta ja sitä seurasi teollisuusyhteiskunta.
Çağdaş antika toplayıcılığı olarak da değerlendirilebilir.Antiikki voi tarkoittaa myös vanhoja keräilyesineitä.
Kül parçacıkları toz toplayıcı ya da elektrostatik filtreler ile ayrıştırılır.Vapautuneet hiukkaset otetaan kiinni sähkösuodattimilla tai muilla suodattimilla.
Ancak bu mağaradaki insanlar avcı-toplayıcıydılar.Capsan ihmiset olivat metsästäjä-keräilijoitä.
Bu çeşitlilik, bölgedeki avcı-toplayıcı toplulukların tarıma geçişlerini ivmelendirmiştir.Heidän tekemiään ovat alueelta tavatut peuranpyyntikuopat.
Ancak bu mağaradaki insanlar avcı-toplayıcıydılar.Αντίθετα, τα μωρά στο σπίτι ήταν γενναίοι κυνηγοί περιπετειών.
Ancak bu mağaradaki insanlar avcı-toplayıcıydılar.Menneskene på den tid var jægere og samlere.
Çatalhöyük'ün ilk yerleşimcilerinin avcı-toplayıcı bir topluluk olduğu anlaşılmaktadır.Så spørgsmålet er, hvorfor jæger-samlere har bosat sig.
Avcılık ve toplayıcılık Aleutların ana geçimleridir.Fiskeri, jagt og indsamling var de eneste måder, hvorpå aleuterne kunne skaffe sig føde.
Şamanist inançlı avcı ve toplayıcıdırlar.De var antagelig jegere og samlere.
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.Konsep ini mungkin juga menjadi bagian sehari-hari di dalam kawanan pemburu.
Şamanist inançlı avcı ve toplayıcıdırlar.Một thợ săn tiền thưởng và lính đánh thuê nổi tiếng.

İlgili Sayfalar