toplam ile cümle

toplam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çilek toplamak için gittik.We went to gather strawberries.
Toplam nedir?What's the total?
Toplam olarak kaç tane var?How many are there in all?
Toplama doğru ama çıkarmanda bir hata var.The addition is correct, but there is an error in your subtraction.
Hizmetçiye yatakları toplamasını söyle.Tell the maid to make the beds.
Esirler, toplama kampından kaçtı.The prisoners fled from the concentration camp.
Herhangi bir resmi kıyafet toplamadım.I didn't pack any formal clothes.
Çiçekleri toplamayabilirsin.You may not pick the flowers.
Elmalar henüz toplamak için hazır değil.The apples are not ready to pick yet.
O, bağış toplama çabalarından sorumluydu.He was in charge of the fundraising efforts.
Biz şu anda o elmaları toplamalıyız, yoksa çürürler.We have to pick those apples right now, otherwise they'll decay.
Dikkatimi toplamıyordum.I wasn't paying attention.
Toplam 30 dolar.That'll be $30.
Ülkenin toplam nüfusu 300 milyondur.The total population of the country is 300 million.
Ben senin incirini toplamıyorum.I'm not picking your figs.
Küresel bir düzlemde bir üçgenin açılarının toplamı 180'den dereceden daha fazladır.The sum of the angles of a triangle on a spherical plane is more than 180 degrees.
Tom birkaç elma toplamak için merdivene çıktı.Tom went up the ladder to pick some apples.
Yahudiler toplama kamplarına ilk ne zaman yollanmıştı?When were Jews first sent to the concentration camps?
Yahudiler toplama kamplarına ilk ne zaman gönderilmişlerdi?When were Jews first sent to the concentration camps?
Cesaretimi toplamama ve Mary'yi bir sinemaya davet etmeme rağmen, o beni atlattı.Even though I summoned my courage and invited Mary to a movie, she gave me the slip.
Çiçeklikten çiçek toplamaya gitmeyin yoksa yakalanacaksınız.Don't go picking the flowers in the flower bed, or else you'll be caught.
Genel toplam nedir?What is the grand total?
Hipotenüsün karesi diğer iki kenarın kareleri toplamına eşittir.The square of the hypotenuse is equal to the sum of the squares of the other two sides.
Valizimi toplamama yardım eder misin?Will you help me pack my suitcase?
Hayır işin için para toplamana yardımcı olacağım.I'll help you raise money for your charity.
Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?Are the cherries ripe enough to pick?
Hobim, saat toplamaktır.My hobby is collecting watches.
Rosmah klozet toplamayı sever.Rosmah likes to collect toilet bowls.
Onun hobisi eski paraları toplamaktı.Her hobby was to collect ancient coins.
Tom yatağını toplamadan bıraktı.Tom left his bed unmade.
Posta pullarını aramayı ve toplamayı seviyorum.I like looking for and collecting postage stamps.
Tom'un büyükbabası bir toplama kampı kurtulanıydı.Tom's grandfather was a concentration camp survivor.
Şirketimizi toplamak için yeni bir yöneticiye ihtiyacımız var.We need a new director to bring our company together.
Hesabın toplam tutarı nedir?What's the total amount of the bill?
Tom düşüncelerini toplamak için bir an durakladı.Tom paused for a moment to collect his thoughts.
Sekizgen'in iç açılarının toplamı 1080°'dir.The internal angles of an octagon total 1080°.
Toplam gizliliği kabul etmek ve bir gizlilik sözleşmesi imzalamak zorundaydık.We had to agree to total confidentiality and sign a non-disclosure agreement.
Tom, Mary'nin sofrayı toplamasına yardım ediyor.Tom is helping Mary clear the table.
Tom bavulumu toplamama yardım etti.Tom helped me pack my suitcase.
Tom bana eşyalarımı toplamamı ve gitmemi söyledi.Tom told me to pack up and leave.
Onlar taş toplamaya başladılar.They started picking up stones.
O bir toplam zaman kaybıydı.That was a total waste of time.
O benim bir toplam zaman kaybımdı.That was a total waste of my time.
O toplam zaman kaybıydı.That was a complete waste of time.
Daha fazla veri toplamamız gerek.We need to collect more data.
Tom sırt çantasını toplamaya başladı.Tom started packing his backpack.
Ben bağış toplama etkinliğini iptal ettim.I've canceled the fundraiser.
Tom düşüncelerini toplamak için durakladı.Tom paused to collect his thoughts.
Toplamda kaç tane vardı?How many were there altogether?
Toplam sessizlik vardı.There was total silence.
Bavulunu toplamayı bitirdin mi?Have you finished packing your suitcase?
Ben senin bavullarını toplamam.I don't pack your suitcases.
Senin zeytinlerini toplamam.I don't harvest your olives.
Onların zeytinlerini toplamam.I don't harvest their olives.
Tom ve John toplama kampından kaçmak için bir plan kurdular.Tom and John concocted a plan to escape from the detention camp.
Üç tip güneş tutulması vardır: toplam, kısmi ve halka şeklinde.There are three types of a solar eclipse: total, partial, and annular.
Toplam tutulma sırasında ay tamamen güneş görüşümüzü örter.During a total eclipse, the Moon completely covers our view of the Sun.
Dan, Linda'nın, elbiselerini toplamasına bile izin vermedi.Dan didn't even let Linda collect her clothes.
Dan'ın toplama arabalarla dolu bir garajı vardı.Dan had a garage full of collection cars.
Hiç kimse, tüm ilgiyi üzerinde toplamaya çalışan tiplerden hoşlanmaz.Nobody likes attention whores.

İlgili Sayfalar