Toplantı 2.30'da başlayacak.The meeting will start at 2:30.
Toplantı ne kadar sürdü?How long did the meeting last?
Tom bugünkü toplantıya katılmayacak.Tom won't attend today's meeting.
Toplantının uzun süreceğini düşünüyor musun?Do you think the meeting will last long?
Cumartesi gecesi toplantıya gitmeni umuyoruz.We hope that you go to the meeting on Saturday night.
Bu öğleden sonra toplantıda olmam gerekiyor mu?Do I really need to be at the meeting this afternoon?
Bu gece toplantıya gelebilir misin?Can you come to the meeting tonight?
Pul toplar mısın?Do you collect stamps?
Basın toplantısını izlediniz mi?Did you watch the press conference?
Tom bütün öğleden sonra bir toplantıdaydı.Tom was in a meeting all afternoon.
Bugün toplantıya katılmayacak mısın?Aren't you going to attend the meeting today?
Toplantıda olmayacak mısın?Aren't you going to be at the meeting?
Toplantıya gitmiyor musun?Aren't you going to the meeting?
Leyla'nın arkadaşları hastanede toplandı.Layla's friends gathered at the hospital.
Bugünkü toplantı için zamanında Boston'a varmak için Tom bütün gece araba sürdü.Tom drove all night to get to Boston in time for today's meeting.
Toplantıya başlamak için hazırlanıyoruz.We're getting ready to start the meeting.
Tom bugünkü toplantıda kimlerin olacağını hâlâ bilmiyor.Tom still doesn't know who's going to be at today's meeting.
Tom, bu sabahki toplantıda olmalı mıydı?Was Tom supposed to be at this morning's meeting?
Tom toplantı hakkında her şeyi unuttu.Tom forgot all about the meeting.
Tom'un toplantıda olmayacağını umuyordum.I was hoping Tom wouldn't be at the meeting.
Tom hala çantasını toplamak zorunda.Tom still has to pack his suitcase.
Tom'dan toplantıyı terk etmesi istendi.Tom was asked to leave the meeting.
Tom buraya bugünkü toplantıya gelmek için bütün gece araç sürdü.Tom drove all night to get here for today's meeting.
Bu öğleden sonra katılacak önemli bir toplantım var.I have an important meeting to attend this afternoon.
Şöhret bir isim etrafında toplanan tüm yanlış anlamaların toplamıdır.Fame is the sum of all misunderstandings that gather around a name.
Çocuklar çeşitli şekil ve renklerde tohum toplarlar.The children collect seeds of various shapes and colours.
Meyveyi ağaçtan sallayan onu toplamalı.He who shook the fruit from the tree should also gather it up.
O sık sık çiçekler toplar.Often she gathers flowers.
CEO'yla yapılan toplantı yönetim kurulu salonundaydı.The meeting with the CEO was in the boardroom.
Kısa süre içinde kaza yerinde büyük bir kalabalık toplandı.mıştı.A big crowd had soon gathered at the scene of the accident.
Tom da toplantıdaydı.Tom was also at the meeting.
Tom çocuklarını onun etrafında topladı.Tom gathered his children around him.
Sanırımu toplantının ne kadar önemli olduğunu bilseydim Tom'un olmayacağını düşünürdüm.I think Tom wouldn't be absent if he knew how important this meeting was.
Tom'a, toplantıya ne zaman başlayacağını söylemeyi unutma.Don't forget to tell Tom what time the meeting's going to start.
Bugün toplantıda olmayacak tek kişi benim.I'm the only one who won't be at the meeting today.
Toplantıda kimin olacağını bilmiyorum.I didn't know who was going to be at the meeting.
Tom bana bugünkü toplantıya gitmem gerektiğini söyledi.Tom told me that I needed to go to today's meeting.
Tom bana bugünkü toplantıya katılmam gerektiğini söyledi.Tom told me that I need to attend today's meeting.
Toplantının bu kadar uzun süreceğini beklemiyordum.I didn't expect the meeting to last so long.
Tom'un bugünkü toplantıda olacağını sanıyordum.I thought Tom would be at today's meeting.
Toplantı bitene kadar gelmedim.I didn't arrive until the meeting was over.
Neredeyse toplantının başlama zamanı.It's almost time for the meeting to start.
Umarım Tom bugünkü toplantıda değildir.I hope Tom isn't at today's meeting.
Tom'un hobisi eski pulları toplamaktır.Tom's hobby is collecting old stamps.
Tom'un ortalığı toplamasına yardımcı oldum.I helped Tom clean up the mess.
Toplantıda Tom da vardı.Tom was also present at the meeting.
Tom o toplantıda olmalıydı.Tom should've been at that meeting.
Tom'un bugünkü toplantısında olması gerekiyor.Tom needs to be at today's meeting.
Toplantıda olmalıydım.I should've been at the meeting.
Tom, Mary'nin bugünkü toplantıda bulunmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't be present at today's meeting.
Tom toplantıya gelmeliydi.Tom should've come to the meeting.
Tom toplantıyı bilmiyordu.Tom didn't know about the meeting.
Tüm şeftalileri kim topladı?Who picked all the peaches?
Yarın bir toplantı yapacağız.We have a meeting tomorrow.
Tom toplantıyı iptal etmeli.Tom should cancel the meeting.
Bütün üzümleri kim topladı?Who picked all the grapes?
Toplantıyı kaçırmadım.I didn't miss the meeting.
Bir toplantıya gitmek zorunda kaldım.I had to go to a meeting.
Tom’a toplantının ne zaman olduğunu söylemeyi unutacağını düşünmedim.I didn't think you'd forget to tell Tom what time the meeting was.
Tom toplantıda olmayan tek kişi gibi görünüyordu.Tom seemed to be the only one who wasn't at the meeting.