Ana içeriğe geç
Sözlük

topla ile cümle

topla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Toplantı bugün uzundu.The meeting was long today.
Toplantıya hazırlanmak için üç saatimiz var.We have three hours to prepare for the meeting.
Toplantı 14.30'da sona erdi.The meeting adjourned at 2:30 p.m.
Toplantı ertelendi.The meeting has been postponed.
Onların bir toplantısı vardı.They had a meeting.
Bu programı kim topladı?Who put together this schedule?
Yarın bir toplantı var.There is a meeting tomorrow.
Tom Mary'nin neden dünkü toplantıda olmadığnı bilebilir.Tom might know why Mary wasn't at yesterday's meeting.
Onlar toplantıda bir şey söylememe izin vermedi.They wouldn't allow me to say anything at the meeting.
Toplantıdaki diğer insanlar kabul etmedi.Other people at the meeting didn't agree.
Bu rakamlar toplanmaz.Those numbers don't add up.
Birçok Japon Amerikalılar 2.Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi.Many Japanese-Americans were sent off to concentration camps during World War II.
Üzgünüm, sen olmadan toplantıya başlamak istemedik.Sorry, we didn't mean to start the meeting without you.
Aylak aylak dolaşmayı bırak ve bu pisliği toplamama yardım et.Stop fooling around and help me pick this mess up!
Onlar valizlerimi toplamak için bana 3 gün verdiler.They gave me 3 days to pack my bags.
Tom bir AA toplantısındaydı.Tom was at an AA meeting.
Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğan insanlar; lütfen buraya toplanın.People born in January, February, and March, please gather over here.
Sadece bana kafamı toplamam için zaman ver.Just let me get my thoughts in order.
Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.In November, olives are harvested from the trees to make oil.
Bu öğleden sonraki toplantıdan önce yapmamız gereken bir şey var mı?Is there anything we need to do before this afternoon's meeting?
Tom bana toplantının ne hakkında olacağını söylemedi.Tom didn't tell me what the meeting was going to be about.
Tom bu öğleden sonra toplantıda olmak zorunda değil.Tom doesn't have to be at the meeting this afternoon.
Tom'un toplantıyı iptal etmeyeceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom won't cancel the meeting.
Tom'un bugünkü toplantıda olması gerekmiyor.Tom doesn't need to be at today's meeting.
Tom bugünkü toplantıda olmak zorunda değil.Tom doesn't have to be at today's meeting.
Tom'un bu öğleden sonra 2.30'da toplantısı var.Tom has a meeting this afternoon at 2:30.
Toplantı salonunda sıcak olacağını biliyordum.I knew it would be hot in the auditorium.
Neden şimdi toplantıyı iptal etmiyoruz?Why don't we just cancel the meeting?
Tom'a toplantıya katılıp katılmayacağını sor.Ask Tom if he'll attend the meeting.
Tom'a toplantıda olup olmayacağını sor.Ask Tom if he'll be at the meeting.
Tom'un bugünkü toplantıya katılmasını iste.Ask Tom to attend today's meeting.
Tom bugünkü toplantıda olamaz.Tom can't be at today's meeting.
Tom o toplantıya katılmadı.Tom didn't attend that meeting.
Tom pazartesi günkü toplantıya katıldı.Tom attended Monday's meeting.
Nadir paraları toplamak hoşuma gidiyor.I enjoy collecting rare coins.
Tom toplantıyı kaçırmadı.Tom didn't miss the meeting.
Tom toplantıya katıldı.Tom attended the meeting.
Penguenler ısınmak için bir araya toplanırlar.Penguins often huddle together to keep warm.
Eğer hava izin verirse, onlar gidecekler ve ormanda mantar toplayacaklar.If the weather permits, they will go and pick mushrooms in the woods.
Toplantı önümüzdeki pazar yapılacak.The meeting is taking place next Sunday.
Toplantıyı iptal etmemiz gerekiyor.We need to cancel the meeting.
Tom bu öğleden sonraki toplantıyı sabırsızlıkla beklemediğini söyledi.Tom said he wasn't looking forward to this afternoon's meeting.
Tom bugünkü toplantıya katılmadı.Tom didn't attend today's meeting.
Çilek ve Ahududu nun her ikisi de, toplanan meyvelere örnektir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Tom bugünkü toplantıda olmayacağını söylemek için aradı.Tom called to say he wouldn't be at today's meeting.
Tom hasta olduğu için toplantıya katılamadı.Tom couldn't attend the meeting because he was sick.
Tom toplantıda hazırdı.Tom was present at the meeting.
Geçen ay beş litre yağmur suyu topladık.Last month, we collected five liters of rainwater.
Bazı hafif ikramlardan sonra toplantıya devam edeceğiz.We will continue the meeting after some light refreshments.
Tom benim yerimdeki toplantıya katılacak.Tom will attend the meeting in my place.
Toplarıma dokunma.Don't touch my balls.
O ipek kravatlar toplar.He collects silk ties.
Tom toplantıda olmalıydı.Tom should've been at the meeting.
Toplantı uzun sürmedi.The meeting didn't last long.
Onlar ağaçlardan elma topladı.They picked apples from the trees.
Onları senin için toplamadan önce çantalarını toplamaya başlasan iyi olur.You better start packing your bags before I pack them for you.
Toplantıyı ertelemek zorunda kalacağız.We'll have to postpone the meeting.
Güçlükle topladık.We got scraped up.
Toplantıda ne oldu?What happened in the meeting?
Toplantı bir saat sürdü.The meeting lasted one hour.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod