Ana içeriğe geç
Sözlük

topla ile cümle

topla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Toplardan bazıları sarı.Some of the balls are yellow.
Onlar toplantıyı ne zaman açacaklar?When will they open the meeting?
Başkan emir vermek için toplantıyı aradı.The chairman called the meeting to order.
Valizimi toplamama yardım eder misin?Will you help me pack my suitcase?
Hayır işin için para toplamana yardımcı olacağım.I'll help you raise money for your charity.
Harika! Eşyalarımı toplayacağım!Great! I'll grab my stuff!
Toplantıdaki herkes dilekçeyi imzaladı.Everyone at the meeting signed the petition.
Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?Are the cherries ripe enough to pick?
Lütfen raporları topla.Please pick up the papers.
Şimdi bir toplantıya gitmeliyim.I have to go to a meeting now.
Hobim, saat toplamaktır.My hobby is collecting watches.
Rosmah klozet toplamayı sever.Rosmah likes to collect toilet bowls.
Onun hobisi eski paraları toplamaktı.Her hobby was to collect ancient coins.
Tom yatağını toplamadan bıraktı.Tom left his bed unmade.
Toplantı gece geç saatlere kadar sürdü.The meeting continued late into the night.
Hepimiz toplantıya katıldık.We were all present at the conference.
Hepimiz toplantıda hazır bulunduk.We were all present at the conference.
Toplantı iyi geçti mi?Did the meeting go well?
Posta pullarını aramayı ve toplamayı seviyorum.I like looking for and collecting postage stamps.
O, pul topladı.She collected stamps.
Toplantı yeniden planlanmayacak.The meeting isn't going to be rescheduled.
Toplantıya gidiyor musun?Are you going to the meeting?
Mary strafor toplarından ve eski bir çoraptan hoş bir kardan adam yaptı.Mary made a cute snowman out of styrofoam balls and an old sock.
Tom 2.30'a kadar bir toplantıda olacağını söyledi.Tom said he'd be in a meeting until 2:30.
Bir toplantının ortasındayım. Sizi daha sonra tekrar arayabilir miyim?I'm in the middle of a meeting. Could I call you back later?
Toplantı başlamak üzere.The meeting's about to start.
Ne cesaretini topladı?What you did took guts.
Erken sabah toplantılardan hoşlanmam.I don't like early morning meetings.
Toplantıya katılmamak için herhangi bir mazereti kabul etmeyeceklerdir.They will not accept any excuses for not joining the meeting.
Onlar bu öğleden sonra saat 2'de bir toplantı düzenleyecekler.They will hold a meeting at 2 o'clock this afternoon.
Bu toplantılar sonsuz ve verimsizdirler.These meetings are infinite and fruitless.
Diğerlerinin toplandığı yere gittik.We went where the others had gathered.
Tom normalde çok güvenilirdi ve onun toplantıya gelmemesinin nedeni açıklanamaz.Tom was normally very reliable and his absence from the meeting was inexplicable.
Bu öğleden sonraki toplantıda olacak mısın?Are you going to be at this afternoon's meeting?
Tom buraya gelir gelmez toplantıya başlayacağız.As soon as Tom gets here, we'll start the meeting.
2.30'da planlanan bir personel toplantımız olduğuna inanıyorum.I believe we have a staff meeting scheduled for 2:30.
Tom'un toplantıda olmasını beklemiyordum.I didn't expect Tom to be at the meeting.
Tom'un toplantıda olmasını ummuyordum.I had not expected Tom to be at the meeting.
Yarın son derece önemli bir toplantım var.I have an extremely important meeting tomorrow.
Bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorundayım.I have to attend a meeting this afternoon.
Toplantıya katılamayacağım konusunda Tom'u bilgilendirdim.I informed Tom that I wouldn't be attending the meeting.
Bu öğleden sonraki toplantıda olamayabilirim.I may not be able to be at this afternoon's meeting.
Tom'un komşusunun çiçeklerini topladığını gördüm.I saw Tom picking his neighbor's flowers.
Toplantıdan önce bu raporu yazmayı bitirmek için zamanım olmayacak.I won't have time to finish writing this report before the meeting.
Tom'un yarın toplantıda olacağından neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will be at the meeting tomorrow.
Bir personel toplantısının ortasındayım.I'm in the middle of a staff meeting.
Gelecek hafta erken bir zamanda bir toplantı planlayalım.Let's schedule a meeting sometime early next week.
Bir toplantı planlayalım.Let's schedule a meeting.
Çocuklar Tom'un oturduğu yerde toplandılar ve onun gitar çalmasını izlediler.The children gathered around where Tom was seated and watched him play his guitar.
Pazartesi günü personel toplantımız var.We have staff meetings on Monday.
Dün toplantıda seni gözden kaçırdık.We missed you at the meeting yesterday.
Dün toplantıda gözlerimiz seni aradı.We missed you at the meeting yesterday.
Dün toplantıda seni aradık.We missed you at the meeting yesterday.
Dün toplantıda seni özledik.We missed you at the meeting yesterday.
2.30'da personel toplantın var.You have a staff meeting at 2:30.
Toplantıya gitmelisin.You have to go to the meeting.
Bilgiyi toplayan sensin.You're the one who gathered the information.
Tom toplantı için zamanında geldi.Tom arrived in time for the meeting.
Tom bana toplantının saat kaçta başlayacağını bilip bilmediğimi sordu.Tom asked me if I knew what time the meeting was going to start.
Tom bana toplantıda kimlerin olacağını düşündüğümü sordu.Tom asked me who I thought would be at the meeting.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod