top ile cümle
top kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom topraklarını kaybetti.Tom lost his land.
Toplantı bugün uzundu.The meeting was long today.
Toplantıya hazırlanmak için üç saatimiz var.We have three hours to prepare for the meeting.
Toplantı 14.30'da sona erdi.The meeting adjourned at 2:30 p.m.
Toplantı ertelendi.The meeting has been postponed.
Onların bir toplantısı vardı.They had a meeting.
Bu programı kim topladı?Who put together this schedule?
Buralarda hiç toplu taşıma yoktur.There is no public transportation around here.
Top ıslaktı.The ball was wet.
Yarın bir toplantı var.There is a meeting tomorrow.
Küçük bir topluluk ortaya çıktı.A small community emerged.
Biz hoşgörüsüz, içe dönük bir toplum olduk.We have become an intolerant, inward-looking society.
Tom toplum dilbiliminde ihtisas yaptı.Tom majored in sociolinguistics.
Tom Mary'nin neden dünkü toplantıda olmadığnı bilebilir.Tom might know why Mary wasn't at yesterday's meeting.
Onlar toplantıda bir şey söylememe izin vermedi.They wouldn't allow me to say anything at the meeting.
Toplantıdaki diğer insanlar kabul etmedi.Other people at the meeting didn't agree.
Her topluluk etkilenmedi.Not every community was affected.
Bu rakamlar toplanmaz.Those numbers don't add up.
Birçok Japon Amerikalılar 2.Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi.Many Japanese-Americans were sent off to concentration camps during World War II.
Mary ormanda çiçek topluyor.Mary is gathering flowers in the forest.
Mary'nin ofisinde bir yoga topu var.Mary has a yoga ball in her office.
Üzgünüm, sen olmadan toplantıya başlamak istemedik.Sorry, we didn't mean to start the meeting without you.
Aylak aylak dolaşmayı bırak ve bu pisliği toplamama yardım et.Stop fooling around and help me pick this mess up!
Onlar valizlerimi toplamak için bana 3 gün verdiler.They gave me 3 days to pack my bags.
Ateizm eski cumhuriyetin yeni toplumunun felsefesi olmuştur.Atheism has become the philosophy of the new society of the old republic.
Tom bir AA toplantısındaydı.Tom was at an AA meeting.
Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğan insanlar; lütfen buraya toplanın.People born in January, February, and March, please gather over here.
Bu bizim toplumumuzun bir yansıması.It's a reflection of our society.
Sadece bana kafamı toplamam için zaman ver.Just let me get my thoughts in order.
İş ahlakı her toplumda farklıdır.Work ethics are different in each culture.
Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.In November, olives are harvested from the trees to make oil.
Senin penisinden daha büyük topuklar giyiyorum.I wear heels bigger than your dick.
Bu öğleden sonraki toplantıdan önce yapmamız gereken bir şey var mı?Is there anything we need to do before this afternoon's meeting?
Tom bana toplantının ne hakkında olacağını söylemedi.Tom didn't tell me what the meeting was going to be about.
Tom bu öğleden sonra toplantıda olmak zorunda değil.Tom doesn't have to be at the meeting this afternoon.
Tom'un toplantıyı iptal etmeyeceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom won't cancel the meeting.
Tom topu tek elle yakalayamadı.Tom wasn't able to catch the ball with one hand.
Tom'un bugünkü toplantıda olması gerekmiyor.Tom doesn't need to be at today's meeting.
Tom bugünkü toplantıda olmak zorunda değil.Tom doesn't have to be at today's meeting.
Tom'un bu öğleden sonra 2.30'da toplantısı var.Tom has a meeting this afternoon at 2:30.
Toplantı salonunda sıcak olacağını biliyordum.I knew it would be hot in the auditorium.
Tom sopayı salladı ama topu kaçırdı.Tom swung the bat, but missed the ball.
Neden şimdi toplantıyı iptal etmiyoruz?Why don't we just cancel the meeting?
Tom'a toplantıya katılıp katılmayacağını sor.Ask Tom if he'll attend the meeting.
Tom'a toplantıda olup olmayacağını sor.Ask Tom if he'll be at the meeting.
Tom'un bugünkü toplantıya katılmasını iste.Ask Tom to attend today's meeting.
Tom bugünkü toplantıda olamaz.Tom can't be at today's meeting.
Topu yakalayamadım.I wasn't able to catch the ball.
Tom o toplantıya katılmadı.Tom didn't attend that meeting.
Tom pazartesi günkü toplantıya katıldı.Tom attended Monday's meeting.
Nadir paraları toplamak hoşuma gidiyor.I enjoy collecting rare coins.
Tom toplantıyı kaçırmadı.Tom didn't miss the meeting.
Tom topu yakalamadı.Tom didn't catch the ball.
Tom toplantıya katıldı.Tom attended the meeting.
Neredeyse topu yakaladım.I almost caught the ball.
Bu yaşa kadar, toplum on çocuk sahibi olmanı söylüyor.By this age, society tells you to have ten children.
Penguenler ısınmak için bir araya toplanırlar.Penguins often huddle together to keep warm.
Onların yaşadığı şehrin İspanyolca konuşan büyük bir topluluğu yok.The city in which they live doesn't have a large Spanish-speaking community.
Onların yaşadığı şehrin büyük bir İspanyolca konuşan topluluğu var.The city in which they live has a large Spanish-speaking community.
Eğer hava izin verirse, onlar gidecekler ve ormanda mantar toplayacaklar.If the weather permits, they will go and pick mushrooms in the woods.