Ana içeriğe geç
Sözlük

top ile cümle

top kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom odasında bir bavul topluyor.Tom is in his room, packing a suitcase.
Bu toprakta ne yetişecek?What'll grow in this soil?
Yarım saat içinde seni toplantı odasında göreceğim.I'll see you at the meeting room in half an hour.
Bu gece toplantıda kim konuşuyor?Who's speaking at the meeting tonight?
Tom yükseğe sıçradı ve topu yakaladı.Tom jumped high and caught the ball.
Hesabın toplam tutarı nedir?What's the total amount of the bill?
Tom eşyalarını topladı ve kapıya doğru yöneldi.Tom gathered his things and headed toward the door.
Hastalık yüzünden toplantıya katılamadım.I wasn't able to attend the meeting due to illness.
Ben toplantıya gitmiyorum.I'm not going to the meeting.
Toplantıya katılmasını iste.Ask him to attend the meeting.
Tom toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to community service.
Hoşlansak ta hoşlanmasak ta o toplantıya katılmak zorundayız.We have to attend that meeting whether we like it or not.
Toptan fiyatlarda bir artış oldu.There's been a an increase in wholesale prices.
Tom bir aile anma toplantısı için Boston'a gitti.Tom went to Boston for a family reunion.
Boston'da sadece bunlardan üçünü topladım.I just picked three of these up in Boston.
Tüm toplumlar kapitalist haline geldi.All societies have become capitalist.
Eşit bir toplumda şovenizm için yer yoktur.There is no place for chauvinism in an equal society.
Tom, Mary'nin sofrayı toplamasına yardım ediyor.Tom is helping Mary clear the table.
Tom bavulumu toplamama yardım etti.Tom helped me pack my suitcase.
Bugünkü toplantıda söylediklerin çok ilham vericiydi.What you said at the meeting today was very inspiring.
Toplantıda söylediklerin çok insanı kızdırdı.What you said at the meeting made a lot of people angry.
Bu sabahki toplantıda söylediğin şeyi takdir ettim.I really appreciated what you said at this morning's meeting.
Tom topu tuttu.Tom held the ball.
Tom'un bir stres topu var.Tom has a stress ball.
Masamda bir stres topu tutuyorum.I keep a stress ball on my desk.
Stresli olduğumda, topu sıkarım.When I'm stressed, I squeeze the ball.
Stres topları çok etkilidir.Stress balls are very effective.
Tom Mary'nin toparlamasına yardım etmek için kaldı.Tom stayed to help Mary clean up.
Toplantılardan bıktım.I'm sick of meetings.
Tom geçen hafta sonu bir aile toplantısına gitti.Tom went to a family reunion last weekend.
Tom'a toplantının ne kadar önemli olduğunu söyle.Tell Tom how important the meeting is.
Bana toplantıda olmayacağın söylendi.I was told you wouldn't be at the meeting.
Tom'a bugünkü toplantının iptal edildiğini söyledim.I told Tom that today's meeting was canceled.
Bana neden bu öğleden sonraki toplantıda olmadığını söyle.Tell me why you weren't at this afternoon's meeting.
Toplantının iptal edildiğini biri Tom'a söylemeli.Someone should tell Tom that the meeting was canceled.
Bugünkü toplantıya katılmaması gerektiğini Tom'a söyleyen kişi benim.I'm the one who told Tom he didn't need to attend today's meeting.
Biz Tom'a başka bir şey söylemedikçe, o yarınki toplantıda olmayı planlıyor.Unless we tell Tom otherwise, he plans to be at tomorrow's meeting.
Tom sana bunun dışında söylemedikçe, yarınki toplantıda olmalısın.Unless Tom tells you otherwise, you should be at tomorrow's meeting.
Sana daha önce söylediğim gibi, bu öğleden sonraki toplantıda olmayı planlamıyorum.As I told you before, I don't plan to be at this afternoon's meeting.
Bir toplantı için buradayım.I'm here for a meeting.
Avukat toplantıda önemli bir kağıt verdi.The lawyer gave an important paper at the conference.
Avrupa Topluluğu fikrinden nefret eden bazı insanlar var.There are some people who hate the idea of the European Community.
Topu pencerelerin yakınına atma.Don't throw the ball near the windows.
Onun bir top sakalı var.He has a goatee.
Topu ona geri ver!Give him back the ball!
O bir toplam zaman kaybıydı.That was a total waste of time.
O benim bir toplam zaman kaybımdı.That was a total waste of my time.
O toplam zaman kaybıydı.That was a complete waste of time.
Böyle toplanmayı durdurmak zorundayız.We've got to stop meeting like this.
Yakında toplanacağız.We'll get together soon.
Bir toplantı düzenleyeceğiz.We'll set up a meeting.
O bir futbol topundan daha büyük değildi.It wasn't any bigger than a soccer ball.
Bu bir futbol topundan daha büyük değil.It was no bigger than a soccer ball.
Bu, golf topundan daha büyük değil.It's no bigger than a golf ball.
Bunu toplantıya kadar yapamayacağıma dair zayıf bir ihtimal var.There's a slim chance I won't be able to make it to the meeting.
Toplantıdan önce bunu okumak için zaman bulabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can find the time to read this before the meeting?
Bu karışıklığı toparlayabilir misin?Can you clean up this mess?
Toplantılardan nefret ettiğimi biliyorsun.You know I hate meetings.
Sabırla, o gerçekleri tek tek topladı.Patiently, he collected the facts, one by one.
Gençler genellikle anne babaları ile topluluk önünde görülmekten utanırlar.Teenagers are often embarrassed to be seen in public with their parents.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod