toleranslı ile cümle

toleranslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tom toleranslıdır.Tom is tolerant.
Şaşırtıcı bir şekilde toleranslıydın.You've been amazingly tolerant.
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.Travertine is salt tolerant and has a low sunlight reflection.
Kırım Hanı Devlet Giray'ın isyankar tutumunu daha toleranslı karşılamaktaydı.The Khan of Crimea met the rebellious attitude of Devlet I Giray more tolerant.
Ancak aşırı suya toleranslı değildir.It is not tolerant of salty water.
Yengem olabilirsin, ama sana toleranslı olmam !You might be my sister-in-law, but I will give you no leeway.
Sivaş, tuza toleranslı mikro-alg Dunaliella salinası nedeniyle kırmızı renkte görünebilmektedir.[1]The Syvash may appear red in color due to the salt-tolerant micro-alga Dunaliella salina.[4]
Tuza kuvvetle toleranslıdır.It is strongly salt tolerant.
Çakıl ve kil de dahil olmak üzere çok çeşitli toprak koşullarına toleranslıdır.It is tolerant of a wide range of soil conditions, including gravel and clay.
Yeşil şeftali yaprak biti dünya çapında bulunur ancak daha soğuk iklimlere daha az toleranslıdır.The green peach aphid is found worldwide but is less tolerant of colder climates.
Çatlak büyümesinin tahmini, hasar toleranslı mekanik tasarım disiplininin temelinde yer alır.The prediction of crack growth is at the heart of the damage tolerance mechanical design discipline.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Die portugiesische Gesellschaft ist generell tolerant gegenüber LGBT-Personen.
Almanya yasal ve toplumsal olarak eşcinsellere karşı toleranslıdır.Homosexualität ist in Syrien illegal und gesellschaftlich tabuisiert.
Ancak aşırı suya toleranslı değildir.Sembra non tollerare il disturbo ambientale.
Almanya yasal ve toplumsal olarak eşcinsellere karşı toleranslıdır.A homossexualidade na Alemanha é legal e socialmente aceita.
Nihilizme karşı kerhen toleranslı davranmaya çalışsa da, Bazarov’a olan nefretinin önüne geçememektedir.Hoewel hij enigszins tolerant is tegenover het nihilisme, haat hij Bazarov.
Fakat diğer Sultanlar daha toleranslıydı .Sommige steden waren toleranter dan andere.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Duńczycy należą do społeczeństw bardzo tolerancyjnych wobec przedstawicieli LGBT.
Böyle bir paket hata toleranslı bir ağ üzerinden önemli bir bilgi işlem uygulaması verisi taşıyabilir.Ett mer sofistikerat kommunikationssystem kan gå under begreppet feltoleranta nätverk.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Islanda este o țară liberală în raport cu drepturile comunității LGBT.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Az angel islandi emberek békések.
Bu nedenle Protestanlara karşı toleranslı olmamakla suçlandı.Han undgik derfor ikke at blive beskyldt for at være for katolsk.
Açık toplumlarda devlet toleranslı ve bürokrasiden uzaktır, politik sistemler şeffaf ve esnektir.開かれた社会においては、政府は敏感で寛容深く、政治機構は透明で柔軟であるとされる。
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.トラバーチンは耐塩性があり、太陽光反射が少ない。
Açık toplumlarda devlet toleranslı ve bürokrasiden uzaktır, politik sistemler şeffaf ve esnektir.בחברה פתוחה, הממשלה צפויה להיות קשובה וסובלנית לאזרחי המדינה, והמנגנונים הפוליטיים שקופים וגמישים.
PCI- X , PCI ‘ dan hata toleranslı olmak üzere tasarımlanmıştır.PCI-X (PCI Extended) ime je za poboljšanu inačicu sabirnice PCI.
Fakat diğer Sultanlar daha toleranslıydı .Muzikológovia sú oveľa zhovievavejší.
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.Travertin je odporen na sol in ima nizko refleksijo sončne svetlobe.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Vaata Vägivald LGBT-inimeste vastu.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.Az óceán valóban öngyógyító és toleráns egy bizonyos pontig, de jó őreinek kell lennünk.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.Das Meer ist in der Tat sehr widerstandsfähig und bis zu einem Punkt tolerant, aber wir müssen es beschützen.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.De oceaan is inderdaad veerkrachtig en tolerant tot op zekere hoogte, maar we moeten goed op haar passen.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.El océano es, de hecho, resiliente y tolerante hasta un punto, pero debemos ser buenos guardianes.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.Havet kan vara riktigt tåligt till en viss punkt, men vi måste vara bra skötare.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.바다는 참으로 회복능력이 있고, 어느 정도는 관대하지만 우리는 그것을 잘 관리해야만 합니다.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.L'océan est, de fait, résilient et tolérant jusqu'à un certain point, mais nous devons être de bons gardiens.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.L'oceano resiste, ma ci tollera fino a un certo punto, ma noi dobbiamo esserne i custodi.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.Morje je prav gotovo odporno in strpno, a le do določene mere, zato moramo zanj dobro skrbeti.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.Ocean ma odporność i pewną tolerancję, ale musimy dobrze o niego dbać.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.Oceanul este, într-adevăr, rezistent și tolerant până la un punct, dar trebuie să fim paznici buni.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.Океанът е, наистина, издръжлив и търпелив до определена степен, но ние трябва да сме добри пазители.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.האוקיינוס הוא, אכן, עמיד וסובלני עד לנקודה מסוימת, אבל אנחנו חייבים להיות אפוטרופוס טובים.
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.والمحيطات ، في الواقع ، مرن ومتسامح إلى حد ما ، لكن يجب ان نكون اوصياء جيدون
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.私たちはしっかりと管理せねばなりません。 私が海中写真家になったのは

İlgili Sayfalar