Şimdi Tokyo, Londra,الآن حاولوا تخيل حصر ..
Şimdi Tokyo, Londra,大きな経済圏のあらゆる製品とサービスを
Sizi Tokyo'da görmeyi beklemiyordum.Ça fait longtemps qu'on ne s'est pas vus.
Siz olup olmadığınızı merak etmiştim. Tokyo'da mı yaşıyorsunuz?Je me disais bien que ce devait être vous, mais je n'imaginais pas que vous étiez à Tokyo.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.Idee라 불리는 가구 회사의 Teruo Kurosaki는 나에게 두개의 트레일러를 도쿄로 보낼것을 요청했어요.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.Teruo Kurosaki, care deţine o companie de mobilă numită Idee, m-a rugat să-i trimit două rulote în Tokyo.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.Teruo Kurosaki, dueño de la compañía de muebles Idee, me pidió enviarle dos remolques a Tokio.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.Teuruo Kurosaki sở hữu 1 công ty nội thất có tên Idee, anh nhờ tôi giao 2 toa xe đến Tokyo.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.Теруо Куросаки, владелец мебельной компании Айдии, попросил прислать ему пару трейлеров в Токио.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.Теруо Куросаки, собственик на мебелната компания "Идее", ме помоли да му изпратя две каравани в Токио.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.טארו קורוסקי, בעלים של חברת רהיטים בשם Idee, הוא ביקש ממני לשלוח לו שני קרוונים לטוקיו.
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.تيرو كوروساكي، الذي يملك شركة تدعى إديي طلب مني إرسال مقطورتين إلى طوكيو
Teruo Kurosaki, Idee denen bir mobilya şirketinin sahibi, benden Tokyo'ya iki tane römork yollamamı istedi.東京にトレーラーを二台搬送するよう頼まれました 一台は きちんと機能する実物を
TokyoCity in JapanTokioCity in Japan
TokyoCity in JapanTokioCity in Japan
TokyoCity in JapanTokioCity in Japan
TokyoCity in JapanTokioCity in Japan
TokyoCity in JapanTokióCity name (optional, probably does not need a translation)
TokyoCity in JapanTokioCity name (optional, probably does not need a translation)
TokyoCity in JapanTokyoCity in Japan
TokyoCity in JapanTokyoCity in Japan
TokyoCity in JapanTokyoCity in Japan
TokyoCity in JapanTokyoCity in Japan
TokyoCity in JapanTokyoCity in Japan
TokyoCity in JapanTokyoCity in Japan
TokyoCity in JapanTokyoCity in Japan
TokyoCity in JapanTokyoCity name (optional, probably does not need a translation)
TokyoCity in JapanTokyoCity name (optional, probably does not need a translation)
TokyoCity in JapanTóquioCity in Japan
TokyoCity in JapanΤόκιοCity name (optional, probably does not need a translation)
TokyoCity in JapanТокиоCity in Japan
TokyoCity in JapanТокиоCity name (optional, probably does not need a translation)
TokyoCity in JapanТокіоCity in Japan
TokyoCity in JapanطوكيوCity name (optional, probably does not need a translation)
TokyoCity in Japan東京City in Japan
Tokyo'da bir iş bulabilirim.Je suis sûr de pouvoir y trouver un travail.
Tokyo'da birkaç... ...eski okul arkadaşımız var.- Non, pas du tout. On est 12 ou 13 anciens du collège venus à Tokyo.
Tokyo'da bir öğrenciyken, çalışmalarım Alman Felsefesi ve Marksist Ekonomi üzerineydi.도쿄에서 대학생활을 할 때, 나는 독일 철학과 맑스 경제학,
Tokyo'da bir öğrenciyken, çalışmalarım Alman Felsefesi ve Marksist Ekonomi üzerineydi.כשהייתי סטודנט בטוקיו, למדתי פילוסופיה גרמנית וכלכלה מרקסיסטית,
Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.도쿄에서 색다른 오브젝트들을 만들었습니다.
Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.ויצרתי חפצים שונים מהם מטוקיו.
Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.و صنعت أشياء مختلفة منهم في طوكيو.
Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.私はコンピューターそのものに興味がなくなり
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.Cântă la un instrument pe nume violoncel, în Tokyo.
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.Hij bespeelt een cello in Tokyo!
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.Il joue d'un instrument qui s'appelle un violoncelle, à Tokyo!
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.Suona il violoncello a Tokyo!
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.¡Toca el chelo en Tokio!
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.Toca um instrumento chamado violoncelo em Tokyo.
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.Παίζει ένα όργανο που το λένε τσέλο στο Τόκυο!
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.Играет в Токио на инструменте под названием виолончель.
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.إنه يعزف على آلة تدعى كمنجة في طوكيو
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.그것은 10월 주말, 도쿄에서 열리는 가구 디자인 이벤트죠.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.C'est un événement d'une semaine sur le design mobilier à Tokyo, en Octobre.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Dat is een week van meubelontwerpactiviteiten in Tokyo, in oktober.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Dies ist eine Möbel-Design Veranstaltung in Tokyo während einer Woche im Oktober.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Đó là tuần sự kiện thiết kế đồ đạc ở Tokyo vào tháng 10.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.E o săptămână de evenimente de proiectare de mobilă în Tokyo, în octombrie.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Es una semana de eventos de diseño de muebles en Tokio, en Octubre.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.E' una settimana di eventi di design di mobili a Tokyo in ottobre.